Gündem
  • 30.8.2011 13:05

DEV ŞİRKETLERE MİT KALKANI

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), savunma, enerji, telekom, bankaılık ve ulaştırma sektöründeki özel şirketlerle temasa geçti. Üst düzey MİT görevlileri bu stratejik sektörlerde faaliyet gösteren şirketleri ziyaret ederek ‘sanayi casusluğuna karşı koyma’ ve ‘rekabet istihbaratı’ eğitimleri verdi.

Dünya piyasalarının yerle bir olduğu bir dönemde Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) bir ilke imza attı ve stratejik öneme sahip Türk şirketleriyle yakın işbirliğine gitti. Savunma, enerji, telekom, bankacılık ve ulaştırma sektörlerini ‘hayati sektörler’ ilan eden gizli servis bu işkollarında faaliyet gösteren özel şirketlerle temasa geçti. Bu kapsamda bu yıldan itibaren üst düzey MİT görevlileri stratejik sektörlerde faaliyet gösteren şirketleri yerinde ziyaret ederek ‘sanayi casusluğuna karşı koyma’ ve ‘rekabet istihbaratı’ konularında eğitimler verdi. Etkileşim bununla da sınırlı kalmadı. Bazı şirketlerin üst düzey yöneticileri Yenimahalle’deki MİT karargâhına davet edilerek burada ağırlandı. Görüşmelerde hem sektörlerdeki hem de küresel ekonomideki son gelişmeler masaya yatırıldı. MİT’in son dönemde odaklandığı bir diğer önemli konu da ihracat yapılan ülkelerdeki siyasi ve ekonomik gelişmelerin yakından izlenmesi oldu. Özellikle Orta Asya ve Ortadoğu gibi riskli coğrafyalardaki gelişmeleri yakın izlemeye alan Türk gizli servisi bu konuda hem hükümete ve hem de özel sektöre ciddi bir bilgi akışı sağladı. Küresel kriz milat oldu Vatan’ın bilgisine başvurduğu MİT kaynakları temasları doğrularken, “Küresel ekonomik kriz devletlerin güvenliğinin ekonomik güvenliklerinden geçtiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Ekonomik güvenlik olmaksızın milli güvenliğin sağlanamayacağının farkında olan gizli servis de bu alandaki çalışmalarına daha fazla ağırlık vermeye başladı” bilgisini verdi.


Edinilen bilgilere göre, MİT’te 2006’da başlayan yeniden yapılanma çalışmaları kapsamında ‘ekonomik istihbarat’ konusuna özel önem verilmeye başlandı. Bu çerçevede gizli servis dünyadaki ekonomik gelişmelerin takip edilmesi, ekonomiye yönelik tehditlerin tespit ve bertaraf edilmesi, sanayi casusluğuna ve yurtiçindeki manipülatif faaliyetlere karşı konulması, terörizmin finansmanıyla mücadele gibi konularda daha etkin mücadele edecek şekilde yeniden yapılandırıldı. Buna uygun personel yapılanmasına gidildi ve bu konudaki kapalı ve açık faaliyetlere ağırlık verildi. İhracat pazarları mercek altında Yeni yapılanma kapsamında Milli İstihbarat Teşkilatı’nın yurtdışındaki yasal temsilcilerinden bulundukları ülkenin siyasi ve politik durumuna ilaveten ekonomik durumu hakkında da kapsamlı bilgiler istenmeye başlandı.

Adının açıklanmasını istemeyen, teşkilata yakın bir kaynak, “Günümüzde ülkeler için ihracatlarını artırmak ekonomik güçlerini korumanın en önemli unsuru haline gelmiştir. Bu çerçevede Türk ihracat pazarlarının korunması ve geliştirilmesi MİT’in de başlıca hedeflerindendir” dedi ve ekledi: “Ayrıca MİT, Türk şirketlerinin rekabet gücünü azaltmayı, iç ve dış pazarlarımızı manipüle ederek ekonomik çıkarlarımıza aykırı kararlar alınmasını hedefleyen ekonomik yıkıcılık faaliyetleri ve bunları yürüten istihbaratçıların çalışmalarının engellenmesinde de kilit rol oynamaktadır.”

Hangi şirketlere eğitim verildi?

MİT Müsteşarlığı hangi şirketlere eğitim ve danışmanlık verildiğini açıklamıyor ancak, servise yakın kaynaklar savunma sanayi alanında faaliyet gösteren Aselsan, Havelsan ve Roketsan’ın bu eğitimi aldığını belirtiyor. Adının açıklanmasını istemeyen bir başka kaynak da, “GSM sektöründeki bazı şirketler ile bazı bankalarla veri güvenliğinin sağlanması ve rakip firmaların sızmasının önlenmesi konusunda bilgi alışverişi yapılıyor” demekle yetindi.

TÜSİAD 13 yıl önce gündeme getirmişti

Milli İstihbarat Teşkilatı’nın iş dünyası ile yakın ilişki içinde olmasına yönelik ilk talep Eylül 1998’de TÜSİAD’dan gelmişti. Kurum tarafından yayınlanan “Türkiye’de Yeni Bir Ekonomik ve Ticari Diplomasi Stratejisine Doğru” başlıklı çalışmada Soğuk Savaş sonrası dönemde gelişmiş ülkelerin gizli servislerinin ekonomik istihbarat, sanayi casusluğu ve endüstriyel casusluk konularına odaklandığı hatırlatılmış ve Türk gizli servisinin de bu konulara eğilmesi istenmişti.

TÜSİAD’ın bu konudaki taleplerine karşın gizli servis uzun yıllar boyunca bu konuyu ihmal etti. 2005’te MİT Müsteşarlığına Emre Taner’in getirilmesinin ardından başlayan yeniden yapılanma sürecinde uzun yıllardır ihmal edilen ‘ekonomik istihbarat’ konusuna önem verilmeye başlandı. 2006’dan itibaren bu alandaki çalışmalara ağırlık verildi. Özellikle terörizmin finansmanıyla mücadele konusunda önemli adımlar kaydedildi. PKK’nın Avrupa’daki para kaynakları deşifre edildi ve Avrupa ülkelerinin bu konuda harekete geçmesi sağlandı. 2009’dan itibaren küresel krizin etkisiyle bu alandaki çalışmalar hız kazandı.

 

Ufuk ŞANLI / VATAN

İLGİLİ HABERLER