Ekonomi
  • 31.10.2002 11:57

DEVLET KAĞIDINA YATTI İKİ BANKASINI KAYBETTİ

KAYNAK : Haber Vitrini 2000 Kasım'ında kriz patladı, faizler yükseldi. Elinde yüklü miktarda düşük faizli devlet kağıdı kalan Demirbank, sıkıntıya girdi. Cıngıllıoğlu önce Demirbank'ı, ardından Ulusalbank'ı kaybetti. Demirbank, Türkiye'nin en büyük beş bankasından biri haline geldikten sonra 2000 yılı Kasım ayında yaşanan likidite krizi ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) devredildi. Demirbank'ın eski sahibi Halit Cıngıllıoğlu, Demirbank'ın TMSF'ye devrinden yaklaşık 3 ay sonra 27 Şubat 2001'de ikinci bankası olan Ulusalbank'ı da yitirdi. Bankanın TMSF'ye devri ile ilgili dönem, Hürriyet'in 9 Ekim 2002 tarihinde yaptığı ‘‘Batan bankalar her Türk'ün cebinden 246 dolar götürdü’’ haberinde Demirbank için verilen bilgilerden sonra Halit Cıngıllıoğlu adına yapılan açıklamayla gün ışığına çıktı. 2000 yılı Kasım ayına kadar devlet iç borçlanma senetlerinde en büyük resmi piyasa yapıcı banka konumunda olan Demirbank, aynı ayda Standard and Poor's'un yaptığı derecelendirmede ‘B artı’ ile bankacılık sektöründeki en yüksek notu aldı. DURUM İYİYDİ Demirbank, aynı dönemde 110 milyon dolarlık yurt dışı sendikasyon kredisi de aldı. Alınan bu kredi, daha sonraki günlerde, piyasalardaki dalgalanma başlayana kadar Demirbank'ın mali bünyesindeki güçlülüğün bir ispatı olarak gösterildi. Yine 2000 yılı Kasım ayında 76.7 trilyon lira brüt kárı olan Demirbank, Halit Cıngıllıoğlu adına yapılan açıklamaya göre bazı yerli ve yabancı bankaların manipülatif girişimleri sonucunda yükselen faizleri, Merkez Bankası indirmekte geç kaldığı için tüm bankacılık sistemi gibi sıkıntıya girdi. Kasım ayında Merkez Bankası'nın düşürmek için müdahale etmediği faizler, Kasım'dan yaklaşık dört ay kadar sonra faizlere yapılan müdahale ile düşürülmeye başlandı. Aslında, 2000 yılında uygulanan kur çıpasına dayalı proğramın terk edilmesiyle birlikte başlayan faiz müdahalesi halen devam ediyor. DEMİRBANK NASIL BATTI? Demirbank, taşıdığı ve teminat olarak verdiği bono portföyünün fonlamasını Merkez Bankası'ndan gerçekleştiriyordu. Demirbank'ın portföyünün fonlamasını Merkez Bankası aniden kestiği için yükümlülüklerini yerine getiremez duruma düştü ve TMSF'na devredildi. Cıngıllıoğlu adına yapılan açıklamada bu gelişme şöyle özetlendi: ‘‘Özetle Hazine'nin borç senetlerini Merkez Bankası artık fonlamayacağını belirterek arada özel bir bankayı sıkıştırmış ve adeta manipülatif girişim yapan bankaların amaçlarına hizmet etmiştir. Daha sonra Merkez Bankası bu tutumunu da değiştirmiş ve halen Hazine bonosu karşılığı sınırsız fonlama sağlamaya başlamıştır.’’ ZARAR ÇOK DÜŞÜK Resmi raporlara göre TMSF'ye devir tarihi itibariyle Demirbank'ın zararının iki ayrı yöntemle hesap edildiğinin yer aldığı açıklamada, bunlardan birinin eldeki Hazine bonolarının biriken faizleriyle hesap edilmesine dayandığı, bu yöntemle yapılan hesap sonucunda zararın 290 trilyon lira olduğu belirtiliyordu. Bankanın özkaynaklerinin devir tarihinde 208 trilyon lirayı bulması nedeniyle de bu yöntemle yapılan hesaba göre bankada sermaye açığı oluşmuyordu. İkinci yöntemde ise biriken faiz yerine piyasa şartları dikkate alınarak, realize edilmemiş rakam hesaplanmıştı ve o rakama göre de bankanın zararı 440 trilyon liraydı. Tamamı piyasadaki faiz yükselişi sonucunda Hazine bonosundan kaynaklanan bu zarar 22 Kasım ile 5 Aralık arasındaki iki haftada gündeme gelmişti. Bunlara ilave olarak her iki zarar rakamının belirlenmesinde vadeli geçen kredilere ilave 80 milyon dolar gider ayrılmış, ancak bunların da büyük bölümü daha sonra tahsil edilebilmiş ve bu nedenle Demirbank'ta oluşan zarar daha da küçülmüş. Demirbank'ın TMSF'ye devrinde zarar rakamının özkaynaktan düşük olması, piyasadaki manüpilatif girişim nedeniyle tamamen Hazine bonosundan kaynaklanması, bankanın kendi grubuna kredilerinin yüzde 1'in altında kalması nedeniyle aktif kalitesinin çok yüksek olması dikkate alınarak, BDDK'nın gerçekleştirdiği genel kurul, 2000 yılında görev yapan tüm eski yöneticiler ve Halit Cıngıllıoğlu'nun ibra edilmesiyle sonuçlandı. ‘Hortum’dan değil ‘yönetim zaafı’ndan Demirbank, TMSF'ye Bankalar Kanunu'nun 14'üncü maddesinin 3'üncü bölümü nedeniyle devredildi. Bu madde, bankaların gelir-gider dengelerinin bozulması halinde Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK) devreye girerek, ilgili bankayı TMSF'ye devretme dahil bütün tedbirleri alıp, uygulamaya yetkili kılıyor. Egebank, Etibank, Yurtbank, BankKapital gibi bankalara el konulurken ise Bankalar Kanunu'nun 14'üncü maddesinin 3'üncü fıkrasının yanısıra 4'üncü fıkrası da uygulandı. Bu fıkra, kamuoyunda ‘‘hortumculuk’’ olarak tanımlanan, ‘‘banka kaynaklarının patron şirketlerinin lehine sınırları aşarak kullanılması’’ anlamına geliyor. 350 milyon dolara HSBC aldı Demirbank, TMSF tarafından 350 milyon dolara HSBC'ye satıldı. Halit Cıngıllıoğlu adına yapılan açıklamada bu bedelin 200 milyon dolarının defter değeri üzerine ilave edilen kár olması itibariyle şerefiye olarak açıklandığı hatırlatıldı. Açıklamada ayrıca, Demirbank'ın iştiraklerinin 100 milyon dolara satıldığı, hissedar ailenin 50 yılda biriken ve defter değeri düşük olan ancak piyasa değeri 100-150 milyon dolar olan gayrimenkullerinin de TMSF'ye kaldığı belirtildi. Açıklamada, bu durumda devletin Demirbank'ın satışından en az 200 milyon dolar kár ettiği de yer aldı. HSBC: Türkiye'ye armağanız Demirbank'ın HSBC'ye satışı sonrasında HSBC Grubu'nun CEO'su Keit R. Whitson, Türkiye'ye gelmiş ve bir açıklama yapmıştı. Whitson o açıklamasında, ‘‘Türkiye, iş yapmak için heyecan veren bir ülke. Doğru bir karar verip, Türkiye'ye geldik. Ancak, HSBC de Türkiye için bir armağandır. Bizim gibi armağanlar çoğaldıkça Türkiye düze çıkacak’’ demişti. Demirbank'ı ucuz satın aldıkları görüşlerine katılmayan Whitson, ‘‘Bize göre Demirbank'ı doğru bir fiyattan satın aldık. Hükümetle görüşmeler yaptıktan sonra o dönem için makul ve doğru bir fiyat verdik’ dedi. Bir gecede 4 katrilyon liralık bankaya döndü Bir gecede gerçekleştirilen operasyon sonucunda Demirbank'ın 176 şubesindeki toplam 39 bin mevduat hesabı dosyası, Bayındırbank'a aktarılmıştıı. Bunun sonucunda 230 trilyon liralık hacme sahip Bayındırbank, bir anda 4 katrilyon liralık bankaya dönüştü. (Hürriyet)

İLGİLİ HABERLER