Gündem
  • 31.10.2002 12:39

DEVLET ŞEHİT ANASINI MAHKEMEYE VERDİ

KAYNAK : Haber Vitrini İsyanlarını duyurmak için daha önce Boğaz Köprüsü'nü trafiğe kapatan 30 şehit anasına, 'izinsiz gösteri yapmak'tan dava açıldı. İstanbul 11. Asliye Ceza'da yargılanacak olan analar, 'Mahkemeye gitmeyeceğiz. Çocuğumuz şehit edilirken devlet bizden izin mi aldı? Yine eylem yapacağız' dediler... GEÇTİĞİMİZ ağustosta kendilerine sırt çeviren partileri protesto etmek ve seslerini duyurabilmek için Boğaziçi Köprüsü'nü trafiğe kapatan şehit annelerine 'izinsiz gösteri yapmak' suçundan dava açıldı... 30 şehit annesine açılan dava, tüm anneleri öfkelendirdi. Şehit Anneleri Derneği Başkanı Pakize Akbaba, yüreklerine ikinci bir ateşin düştüğünü belirterek, içini star'a döktü... İşte okuyunca yüreğinizin burkulacağı, gözlerinizin yaşaracağı bir röportaj... BÖYLE Mİ OLACAKTI? YALNIZCA sesimizi duyurabilmek için Boğaz Köprüsü'nü kesmiştik, 2.5 saate yakın eylem yaptık. Peki köprüyü neden kestik? Çocuklarımız şehit olurken, kimse bizden izin almadı. Oğullarımızı şehit verince de, 'Vatan sağolsun' dedik. Millete, devlete, milletvekillerine güvendik. Fakat hiç tahmin etmediğimiz üzücü sürprizlerle karşılaştık... 7 KURŞUNLA ŞEHİT DÜŞTÜ OĞLUM özel timdeydi. Nişanlı, ev, ana , baba düşünmedi. Vatanını ve kutsal bayrağı düşündü, 7 kurşunla şehit oldu. Hakkımızı arayacağız, ama sahibimiz yok. Bu ülkeyi, bu Meclis'i sattılar. Biz bu acıları yaşadığımız zaman, içimiz yandı. Tek çocuğunu vermiş analar, eli ayağı protezli gaziler, 'Köprü trafiğini keselim' dedik. Biz milletin camını çerçevesini kırmadık, polis dövmedik. Biz yola çıktık. Ey Türk milleti, biz sizin rahatınız için şehit verdik. 30 bin kişinin kanı kurumuş, şehitlerimizin kemikleri sızlıyor. En azından 'Sesimizi duyun' dedik. İşte suçumuz budur. Şimdi bir dilekçe geldi. 'Siz suçlusunuz. 11. Asliye Ceza Mahkemesi'nde yargılanacaksınız' deniyor... MESUT YILMAZ SUÇSUZ MU? OĞLUM Mesut Yılmaz iktidarı döneminde şehit düştü. Suçlu bensem, suçsuz Yılmaz mı? 30 kişiydik, hepimize dava açıldı. Gazimiz, yaşlı babamız, şehit eşi, şehit babası, anası var. Biz yasa tanımıyoruz. Mesut Yılmaz'a sesleniyorum, ya çocuğumu geri versin ya da çocuğumun kanını döktüğü vatana, bayrağa sahip çıksınlar. AB'nin yolu Türkiye'den geçer. Duruşmaya gitmeyeceğiz, o gün de toplanacağız. Savcı isterse bizi kelepçelesin, götürsün... APO BAYRAM EDİYOR APO'YA göz aydınlığı veriliyor. Kardeşi, bacısı kurban kesip, zılgıt çekiyor, düğün yapıyorlar. Mesut Yılmaz, sen Öcalan'ı affediyorsun. Diyetini nasıl vereceksin, çocuğunu mu, yoksa kendini mi vereceksin? Kendisinin çocuğunun gözüne çöp kaçıyor, uçak kaldırıyor. Sen benim çocuğumun katilini nasıl affedersin? Sen saçını süpürge mi ettin, ben çocuğumu büyütürken? Seni kim affedecek? Yılmaz, her zaman Apocular, Avrupa köleleri yönetmeyecek bu ülkeyi? NASIL AFFEDERSİNİZ? TERÖR affedildi. 5 bin kişi sokağa döküldü. 3 günlük bebeğe kurşun sıkan bile sokağa çıktı. Başta Mesut Yılmaz, Ecevit, İsmail Cem, Kemal Derviş, Hüsamettin Özkan buna imza attı. Niçin onlarla birlikte oldunuz? Sizin onları affetmeye gücünüz var mı Yılmaz, Bahçeli, Çiller ve Ecevit... Şimdi otomobillerinden inemiyorlar korkularından?.. TAYYİP MAĞDURMUŞ AKP Lideri Recep Tayyip Erdoğan üç çocuğunu ABD'de okutuyor. Bir de kendini mağdur gösteriyor. Kim mağdur, sen mi? Oğlu şehit düşen, üstüne üstlük hakkında dava açılan ve parasızlıktan telefonları kapatılan ben mi? Benim şu an yine aslan gibi çocuğum asker oldu. Şehit analarını ben bağrıma basarım merak etme. Ben çocuğumu şehit vermişim, Türkiye'nin geleceği için ben çırpınıyorum. Tüm çabam Türkiye'nin bölünmemesi... ÇİLLER YALANCI ÇIKTI ÇİLLER iktidardayken Şehit Anaları Koruma Vakfı kurdu. Sonra şehit ailelerine ve gazilere yapılan tüm yardımlar durduruldu. Çiller yalancı çıktı. Hani bize arsa verecekti, Avrupa'daki evlerini satacaktı. Biz dilenci değiliz. Sen gözünün önünde oğluna askerlik yaptırdın. Elimi sıkınca da, 'gözüm dolu dolu' diyordun. Yalan söylüyordun. EYLEMLERE DEVAM İSTANBUL'DA 2 bine yakın, Türkiye'de ise 30 bin şehit ailesi ve gazi var. Beni Türkiye değil, dünya tanıyor. Ben broşür bastıramadım, benim arabam yok, param yok. Şehidimin parasıyla broşür bastıramam. Parasızlıktan telefonlarım kapandı. Ben yasak tanımıyorum. Beni kelepçeleyip, İmralı'ya götürsünler. Bundan sonra da iki eylemimiz var. Belki yine köprüyü kapatacağız...(Star)

İLGİLİ HABERLER