Medya
  • 7.5.2004 12:17

DOST TARİKATI CİNAYETİNDE MEDYANIN BÜYÜK İHMALİ...

KRONİK MEDYA/ YENİ ŞAFAK ''Dost'' adlı bir tarikatın lideri olduğu öne sürülen İhsan Güven ve eşi Sibel Güven'in öldürüldüğünü duyuran 4 Mayıs tarihli gazetelerin tümünü okuyup da içlerinden yalnızca bir tanesinin (Vatan) ''Cinayetleri İBDA-C üstlendi'' bilgisine yer verdiğini gördüğümüzde, doğrusu gazetenin bir tür dezenformasyona uğratıldığını düşündük. Neden mi öyle düşündük? İsterseniz önce gazetenin haberinin ''İBDA-C'den e-mail'' ara başlığıyla giren bölümünü aktaralım, neden öyle düşündüğümüzü siz de görün: SEKİZ SAAT ÖNCE ''İBDA-C'DEN E-MAIL... Polis çifte cinayetin kim tarafından ve niçin gerçekleştirildiğini araştırmaya başladı. Ancak, olayın ortaya çıkmasından saatler önce gazetelere gönderilen bir e-mail kafaları karıştırdı. Bu e-mail'de, Güven'in Atatürkçü olduğu gerekçesiyle 'infaz' edildiği belirtiliyordu. Mail şöyleydi: 'Kumandan Salih Mirzabeyoğlu'na uygulanan telegram işkencesinin baş sorumlusu, Çelik Erişçi'nin akıl hocası, emekli binbaşı İhsan Güven, 30 Nisan Cuma günü saat 14.00 civarında İBDA-C savaşçıları tarafından, kafasına sıkılan tek kurşunla gebertilmiştir. Refakatçisi kadın da karnından yediği tek kurşunla öldürülmüştür. Kumandanımız Salih Mirzabeyoğlu'na uygulanan telegram işkencesinin tüm kadrosu bilgimiz dahilindedir. Köpekler sıralarını beklesin. Ya şeriat, ya ölüm.'' Şimdi anladınız mı neden ''Vatan'ı dolduruşa getirmişler'' diye düşündüğümüzü? Kafamızı karıştıran, Vatan'ın haberindeki ''gazetelere gönderilen bir e-mail mesajı kafaları karıştırdı'' cümlesi olmuştu... Yani şöyle: Aynı mesaj bütün gazetelere gönderiliyor, fakat biri hariç hiçbiri itibar etmiyor... Bu durumda, ''Demek öteki gazeteler araştırdı, ciddiye almayıp yayımlamadı, Vatan'cılar bu işi yapmadıkları için dolduruşa geldiler'' diye düşünmez misiniz? Fakat ertesi gün Hürriyet'in ve birkaç başka gazetenin haberinden, o mesajın sadece Vatan'a gittiğini öğrenince, bu akıl yürütmenin doğru olmadığını anladık... Peki Vatan neden ''gazetelere gönderilen e-mail mesajı''ndan söz etmişti? Muhtemelen, ''Bize gönderdiklerine göre öbür gazetelere de göndermişlerdir'' diye düşündükleri için... Buraya kadar olan bölümü, bundan sonra yazacaklarımız için bir ''dolgu'' malzemesi sayın, dikkatinizi çekmek istediğimiz şey başka... ''Dost tarikatı cinayeti'' haberlerinin ikinci gün faslında (5 Mayıs), Sabah'ın bir sayfaya yayılan uzun haberinin içinde, dipte altı satırlık minik bir ''çerçeve''de aynen şöyle deniyordu: DÖRT GÜN ÖNCE ''İBDA-C ÜSTLENDİ... İBDA-C cinayetleri gazetelere telefon ederek ve mail geçerek üstlendi. Dört gün önce de telefon ederek üstlenen örgütün açıklaması, İhsan Güven ve eşinin cesetlerinin çıkmaması nedeniyle haber olarak yayınlanmayınca, bu kez mail yoluyla gazetelere ulaştırıldı. Cinayetleri soruşturan polis de çalışmalarını bu yönde de yoğunlaştırdı.'' Yani şöyle: Cinayetleri işleyenler (İBDA-C'ciler ya da her kimseler onlar), cinayetin hemen sonrasında gazetelere telefon ederek durumu ihbar etmişlerdir... Fakat artık meraksızlığa mı yorarsınız, tembelliğe mi yoksa başka bir şeye mi, hiçbir gazetenin aklına Güven çiftinin kapısını tıklatmak ya da bir telefon etmek gelmemiş... Bunu akledecek bir gazetenin, öbürlerine nasıl bir habercilik farkı atacağını düşünün... Çok tuhaf, açıklanması çok zor, çok kaygı verici bir habercilik refleksi zaafı değil mi bu? (A.G.)

İLGİLİ HABERLER