Tecavüzcüleri döve döve öldürdüler
Orfoz balığıyla öpüşen adam
Kurt adamın ağzına yaptı

BU MİNİ ETEKLİ KIZLAR HANGİ ÜLKEDEN?

Hepinizin yakından tanıdığı bu müslüman ülke, başörtüsünü yasaklayan ilk ülke olarak tarihe geçti.

Çoğunuzun tahmin bile edemediği bu ülke İran.İran 1930'lı yıllarda kadınların başörtüsü takmasını yasakladı.Bu bir islam ülkesinde görülen ilk karardı.Bugünün tersine o günlerde sokaklarda başörtülü olanlar taplanıp karakola götürülüyordu.
Rıza Pehlevi'nin Kurduğu Pehlavi rejimi Laik, Milliyetçi, Asker ruhlu ve anti-komünist bir rejimdi.1920’nin sonlarında Sovyetler Birliği'nin desteği ile Gilan’da oluşan ve çoğunluğu Gilanlı, Alı, Kürt ve Ermenilerden oluşan, kendilerine Jangali (Orman adamı) adı verdikleri gerillalar, Mirza Kuçik Han’ın komutasındaki gerillalar, Tahranı ele geçirme çabasına girdiler. Bunlara karşı çıkan Rıza Pehlevi, İngilizlerin yardımıyla İran'ın başına geçmiş 1926'da taç giydikten sonra 1941 yılına kadar da İran Şahı olarak işbaşında kaldı.
Rıza Şah 1400 yıldan sonra, Musevilere saygı gösteren İran'ın ilk şahıydı ve bu jestin karşılığında Museviler onu Kuroş (Cyrus)’tan sonra en çok saygı duydukları ikinci şah olarak ilan ettiler.
1936–1941 dönemi Kadınların dirilişi dönemiydi. Rıza Şah ülkenin kadınlarını islamın getirdiği örtünmekten kurtarmak istiyordu ama gücünün yerleşmesini beklemek zorundaydı. Destekçileri örtünmenin kadınların sosyalleşmesi ve çalışmasına fiziki olarak engel olduğunu söylüyorlardı. Rıza Şah'ın kara çarşafı yasaklayan ve kadın ve erkeklere yeni kıyafetlerin getirildiği yasa, (Atatürk devrimlerinden Şapka ve Kıyafet yasasının karşılığı)’ya ciddi muhalefet yapanlar çıktı. Din adamları ve İslami görüşleri olan insanlar yasaya karşı çıktılar. Birçok kadın Rıza Şah istifa edip oğlunun yerine geçmesi ve Kara çarşafı serbest bıraktığı güne kadar evden dışarı çıkmadı. Yasa sıkı bir şekilde denetlendi.
Rıza Şah ülkedeki medrese eğitimine son verdi. Artık modern okullar açılmıştı. Çocukların okula gitmesi gerekiyordu. Rıza Şah, İran'ın ancak bilinçli bir halka sahip olursa ayakta kalabileceğine inanıyordu. Eğitim reformu da din adamlarınca eleştirildi, din adamları insanlara “Okullar oğullarınızı kâfir, kızlarınızı fahişe olmak için eğitiyor” sloganıyla camilerde boy göstermeye başladılar. Birçok aile çocuklarını okuldan almaya başladı, ama Rıza Şah'ın gücüne karşılık, birçok din adamı, Irak topraklarına, Kerbela ve Necef’e kaçıyorlardı bazıları ise kum’da gizlendiler. Onlardan biri Rıza Şah'ın yaptığını gelecekte yıkacak olan Ayetullah Humeyni idi.
İngilizler hala Rıza Şah'tan korkuyorlardı. Onun tekrardan onlara karşı girişimde bulunacağını düşünerek gözaltında Bandar Abbas’dan gemiyle yurtdışına çıkardılar. İran'ın babası ve büyük önderi ülkeyi yanına aldığı bir avuç İran toprağıyla terk etmek zorunda kaldı. İngilizler ilk önce onu Mauritius adasına götürdüler. Rıza Şah alışkın olmadığı tropikal havadan dolayı hastalandı. Uzun uğraşlar sonucu İngilizler onu Güney afrikadaki Johannesburg’a götürmeyi kabul ettiler. Rıza Şah 26 Temmuz 1944’te Johannesburg’da öldü. Ölümü pek çok entelektüel kimselerce İngilizler tarafından tezgâhlanmıştı, ama hiçbir zaman doğrulanmadı.
Rıza Şah'tan sonra yönetimi oğlu Muhammed Rıza Şah Pehlevi aldı.Tam bir batı yanlısı olan Muhammed Rıza Şah Pehlevi, Eğitimini İsviçre'de yaptı.1956'da CIA destekli gizli polis örgütü SAVAK'ı kurdurdu. 1959'de evlendiği üçüncü karısı Farah Diba'nın 1960'ta Rıza Pehlevi'yi doğurması ile Pehlevi Hanedanı bir erkek varis kazandı.
Karısıyla birlikte Avrupa ve Amerika'nın jet sosyetesine giren Pehlevi, sarayında verdiği görkemli partilerle tanındı. Hollywood ve sahnelerin ünlü yıldızlarını uçaklarla sarayına getirten Pehlevi, içkinin su gibi aktığı sosyetik partilerin en önemli isimlerinden birisi oldu.
Karısı Farah Pehlevi o yılların magazin dergilerinin kapağından inmez oldu. 
1970 yıllarda bütün dünyada başlayan mini etek modası aynı anda İran'a da girdi. Özellikle İran Üniversitesi'nde okuyan kızların tamamına yakını mini etek giyip sokaklara çıktı. İranlı şarkıcılar mini etekten başka kıyafet giymez oldu.İslam toplumunun bu yozlaşması halkın içten içe kinlenmesine neden oldu. Bu tepkiler 1978'de sokaklara indi.1978'de İran'ın büyük kentlerinde başlayan muhalefet hareketleri ayaklanma ve karışıklıklara dönüştü. Art arda 4 hükümetin düşmesinden sonra 16 Ocak 1979'da Şah ülkeyi terk etti. Muhalefetin çevresinde toplandığı Ayetullah Humeyni'nin sürgün yaşadığı Fransa'dan dönüşünden sonra 1 Nisan 1979'da yapılan halk oylamasıyla İran İslam Cumhuriyeti ilan edildi 1 Şubat 1979’da Iran’a dönen Humeyni'yi milyonlar karşıladı.
Kısaca tarihi seyrini anlattığımız İran'da bu kez laikler daha çok hak için sokağa döküldü.Çarşafa karşı çıkan kızlar 1970'li yıllardaki özgürlüklerini arıyorlar.HABERVİTRİNİ
İŞTE O YILLARDA İRAN'DAN GÖZLERİNİZE İNANAMAYACAĞINIZ MİNİLİ KIZLAR..

Çok Okunanlar

Karakuzulu’nun iddiasına göre, suikast girişimlerinden biri, Başbakan ...
Şüphelilerden ikisi ağır yaralanırken, biri daha sonra yaşamını yitirdi.
Erdoğan'a bir liste verdiğini ve bu listenin başında, şimdi gözaltında ...
Paralel yapıya bir operasyon düzenlendi bunun hukuksuz olduğuna ilişin ...
Hasan Şaş, 14 Şubat’ta 11 yıllık eşi Sibel Şaş’tan tek celsede boşanmıştı. ...
Bağımsız Milletvekili Hakan Şükür, paralel yapıya yönelik yapılan ...
Uzaydan çekilen Gazze görüntülerinde bombalamalar açıkça görüldü
SİVAS’ta 46 yaşındaki H.S.’nin koruyucu aile olarak yanına aldığı 3 ...
T.C. Başbakanlık Kamu Diplomasisi Koordinatörlüğü, Türkiye-İsrail ...
Ünlü şarkıcı, Twitter hesabından Fethullah Gülen'in bedduasını aratmayan ...
Haber Vitrini’nde yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz.
Görüş ve önerileriniz için info@habervitrini.com adresine e-posta gönderebilirsiniz.