TAMER KARADAĞLI'NIN YUVASINI YIKTIĞI SÖYLENEN O KADIN KONUŞTU

8.4.2007 - 00:22

Tamer Karadağlı ile sabaha karşı çorbacıda yakalanan Deniz Uğur, aşk iddialarına yanıt verdi.

Ünlü oyuncu, "Özel hayatım beni ilgilendirir. Bu yüzden aşk var ya da yok diye bir şey dile getirmek durumunda değilim.

Üzerimden buldozerle geçtiler ama ben hayata tutunmayı başardım. Bundan sonra beni yıkabilecek bir şeyin olabileceğini düşünmüyorum. O yüzden aşk da dahil hiçbir şeyden kaçmam. Tamer'e (Karadağlı) her zaman müteşekkir olacağım.

Çünkü ciddi anlamda elimden tutup beni kaldırdığı anlar oldu. Tamer, altın kalpli bir adam. Herkes istediği pencereden bakabilir. Özel hayatım beni ilgilendirir. Aşk var ya da yok, diye bir şey dile getirmek durumunda değilim. İnsanlar bizim yan yana gelmemizden çok mutlu. Çünkü bizi birbirimize yakıştırıyorlar ve bizi bir arada görmek istiyorlar. Arzu Hanım, benim için reklam mı yapıyor demiş, aslına bakarsanız söylediğinde haklı bir taraf var. Bütün bu çıkan haberlerin içinde, 'Baba Oluyorum' dizi bahsedilince, dizinin reklamı oldu. Ama bu haberleri ben çıkarmadım. Zaten o sözün hedefinin ben olmadığını da iyi biliyorum. Set çıkışında oturup çorba içtik, bunda ne var? Bunun nesi yadırganıyor anlamıyorum. Ben kimsenin bu fotoğraf karesine kötü bir gözle baktığına inanmıyorum. Bir şey varsa da yoksa da bu kimi ilgilendirir ki. Ayrıca da yakışıklı erkeklerle güzel kadınlar birbirlerine yakıştırılırlar'' dedi.

SORULAR-CEVAPLAR
Üç yıl önce eşinizi kaybettiniz. Sizi ayakta tutan etkenler arasında aşk da var mıydı, yoksa ondan uzunca bir süre kaçtınız mı?

- Ben, hiçbir şey için çok erken ya da geç diye düşünmüyorum. Herkes kendi yaşadığını kendi bilir. Ateş düştüğü yeri yakar. Ve kadere çok inanan birisiyim. Duygusal anlamda ne zaman ne olacağına biz kendimiz karar vermiyoruz. Her şey olması gerektiği zamanda oluyor. Ben bu hayatta hiçbir şeyden kaçmam. "Hangi çılgın bana zincir vuracakmış ki". Üzerimden buldozerle geçtiler ama ben hayata tutunmayı başardım. Bundan sonra beni yıkabilecek bir şeyin olabileceğini düşünmüyorum. O yüzden hiçbir şeyden kaçmam. Ama bunlar şu anki duygularım. Üç yıl az bir zaman değil. Üç yılda çok fazla şey olup bitti. Eşim için her gece dua ediyorum. Bana güzel bir evlat bıraktığı için... Artık bunu soğukkanlılıkla karşılıyorum, çünkü küllendi.

O zaman direkt konuya girmek istiyorum. Tamer Karadağlı her zaman yanınızda olan bir dost mu, yoksa aşkınız mı?

- Bakın ben her zaman Tamer’e müteşekkir olacağım. Çünkü ciddi anlamda elimden tutup beni kaldırdığı anlar oldu. Manevi desteği için ona her zaman şükran duyacağım. Tamer altın kalpli bir adam. Onu yakından tanıyanlar nasıl iyi bir insan olduğunu bilir. Tanıdığım en iyi insanlardan biridir Tamer.

Yani...

- Yani herkes istediği pencereden bakabilir. Özel hayatım beni ilgilendirir. Aşk var ya da yok diye bir şey dile getirmek durumunda değilim. Bu haberlerin çıkmasını doğal karşılıyorum. Peş peşe dört dizide başrol oynadım. Dolayısıyla şöhretten kaçamazsınız. Bundan rahatsızlık duymak vefasızlık olur. Çünkü basının ilgisini çekebilmek için ağzıyla kuş tutmaya çalışan insanlar var. Eğer basın benimle ilgileniyorsa, hakkımda çıkan haberlerin kimisi doğru, kimisi yanlış olabilir. Bunları doğal karşılamak durumundayım. Suya giren ıslanır. Dolayısıyla çıkan bu haberlerden rahatsız olmadım.

DÜZELTMELERLE UĞRAŞAMAM


Ama adınızın aşk dedikodularına karıştığı insan evli. Dolayısıyla ’yuva yıkan kadın’ pozisyonuna düşüyorsunuz. Bence gerçekleri anlatmalısınız.

- Herkesin kendi görüşüdür. Ben, kendime ve aileme karşı sorumluyum. İçim çok rahat. Çünkü kendime güveniyorum, ne yaptığımı biliyorum. Kendinize güvenirseniz, başkalarının söylediklerinden etkilenmezsiniz. Ayrıca sokağa çıktığım zaman kimseden negatif bir şey almadım. Çünkü alacağım bir veri yok. Dolayısıyla kimseye benim özel hayatım hakkında yorum yapma hakkını vermiyorum.

n Ama ortada herkesin yorum yapacağı bir tablo var.

- Ne diyeceğim, neyi düzeltmeye çalışacağım? Ortada düzeltilecek bir şey yok ki! Benim işim gücüm var ayrıca. Böyle düzeltmelerle uğraşamam.

n Siz bütün bunları şöhretin getirisi olarak değerlendiriyorsunuz. Ama Tamer Bey’in eşi Arzu Balkan sizin reklam yaptığınızı söyledi.

- Aslına bakarsanız söylediğinde haklı bir taraf var. Bütün bu çıkan haberlerin içinde, "Baba Oluyorum" dizisinden bahsedilince, dizinin reklamı oldu. Ama bu haberleri ben çıkarmadım. Kimin çıkardığını da bilmiyorum. Zaten o sözün hedefinin ben olmadığımı da iyi biliyorum. Biz bilgili, görgülü insanlarız. Böyle polemiklere girmeyiz.

Arzu Hanım’ın hedefi kimdi?

- Hedefinin ben olmadığımı biliyorum, o kadar.

Kendisiyle arkadaşlığınız var mı?

- Kim, Arzu Hanım’la mı? Hayır. Kendisini yakından tanımam.

Peki, Tamer Bey çok eski arkadaşınız mı?

- "Yağmur Zamanı" dizisinde tanıştık.

"Yağmur Zamanı"ndan sonra "Hayatım Sana Feda" dizisinde de birlikte oynadınız. Daha sonra Tamer Bey sizin rol aldığınız "Baba Oluyorum" dizinizde misafir oyuncu olarak yer aldı. Bu tablo kafalarda soru işaretleri oluşturdu.

- İnsanlar bizim yan yana gelmemizden çok mutlu. Çünkü partner olarak Tamer’le beni, birbirimize yakıştırıyorlar ve bizi bir arada görmek istiyorlar. "Hayatım Sana Feda" dizisinde oynama sebebim budur. Tamer hayranlarına, "Benim yanımda kimi görmek istiyorsunuz?" diye sormuş. Bütün hayranları da Deniz Uğur demiş. O iyi bir oyuncu, ben de öyleyim. Bir arada olduğumuz zaman ciddi anlamda iyi bir performans gösteriyoruz. İnşallah başka projelerde yine oynarız.


Yani, "Bir ilişki yaşasak şüpheye yol açar diye bu kadar bir arada bulunmayız" mı diyorsunuz?

- Öyle bir şey demiyorum. Hiçbir şey demiyorum.

Deniz Hanım, bir ilişki varsa vardır, yoksa yoktur. Sürekli "Hiçbir şey demiyorum" diyorsunuz. Açıkçası bu bana samimi gelmiyor.

- Bu benim tarzım. Hiçbir şey söylemem. Asalet de bunu gerektirir.

Peki sabaha karşı 03.00’te Tamer Bey’le işkembecide çekilmiş bir fotoğrafınız yayınlandı. Yoruma açık bir kare. Sizce?

- O fotoğraftaki ben değilim, Angelina Jolie... Şaka bir yana yediğimiz paça çok lezzetliydi. Biz, o işkembeciye "Hayatım Sana Feda" dizisinin çekimleri bittikten sonra gittik ve üç kişiydik. Çeken sadece Tamer’le beni çekmiş. Oturup çorba içtik, bunda ne var? Ben kimsenin bu fotoğraf karesine kötü bir gözle baktığına inanmıyorum. Bir şey varsa da yoksa da bu kimi ilgilendirir ki? Ayrıca da yakışıklı erkeklerle güzel kadınlar birbirlerine yakıştırılırlar. Bunların hepsi doğal.

Peki, Tamer Bey’le duygusal yakınlaşmanız olsa, bunu söyler misiniz?

- Bu konularda konuşmak zorunda değilim. Özel hayatım sadece beni ilgilendirir.

Peki, bir sevgiliniz var mı?

- Bunu söylemem ki. Özel hayatımdan bahsetmeyeceğim ama sadece şunu söyleyebilirim; benim sevmeyi seven çok güçlü bir kalbim var ve o kalp her zaman insan sevgisiyle doludur.

Hep politik cevaplar veriyorsunuz. Röportajın başında hayatın devam ettiğini ve aşık olabileceğini anlatan kadın, neden şimdi kaçamak yanıtlar veriyor? O zaman da reklam yaptığınız yönünde yorumlar yapılıyor.

- Hayır... Bakın bu konuda yan yollara falan sapmıyorum, çok açık söylüyorum. Eğer bana sempati duyuyorsanız, dileyin ki kalbim dolu olsun. Benim için bunu dileyin, lütfen...

Dilememe gerek yok. Bence siz aşıksınız ve korkmadan da bunu açıklamalısınız.

- Bakın, benim şu anda hiçbir şeye ihtiyacım yok. Çok mutluyum, sağlıklıyım, gencim, güzelim ve hiçbir şeyin eksikliğini de hissetmiyorum.

Ben de Tamer gibi tepki verirdim

Neyse... Bildiğiniz gibi geçtiğimiz hafta Tamer Bey ile sizin aranızda çıkan aşk iddialarından dolayı, Tamer Bey bir programı bastı. O an ne hissettiniz?

- Bugüne kadar Tamer’in bir olay karşısında haksız yere tepki gösterdiğine şahit olmadım. Erkek olsaydım ben de aynı tepkiyi gösterirdim. Tamer, özel hayatı konusunda saygı beklemekte sonuna kadar haklı. Kimin cesaret sahibi ve haklı olduğu da ortada. Ben, beni hiç tanımadan, kişiliğim hakkında ahkam kesen, özel hayatımı ağızlarına sakız eden insanlara saygı duymak zorunda değilim.

Tamer Bey’le yaşadıklarınız ’özel hayata’ mı giriyor?

- Siz bana birlikte oynadığımız diziyle, rollerle ilgili şeyler sormuyorsunuz. Ben de o şekilde size cevap veriyorum.

Son soru: Tamer Bey’le çıkan bu haberler üzerine hiç konuştunuz mu?

- Konuştuk tabii. Kimsenin bunu fazla umursadığı yok. Bu anlamda kimsenin teselliye ya da desteğe de ihtiyacı yok. Beni anlıyor musunuz? Bir kadının gözlerine baktığınız zaman, onun ruhunu görebilirsiniz. Size son olarak bir şey söylemek istiyorum. Oğlum akşam dokuzda uyuyor. Dokuzdan sonraki zamanlar beni çok zorluyor. O yüzden ben de kendimi yazmaya verdim. Bu notlarımı kitap olarak bir kitap yapacağım.

Yorumları Oku
Yorum Yaz
Gönderilen yorumlardan sadece yorum sahibi sorumludur. Yasal yaptırımlar nedeniyle yorum sahiplerinin IP adresleri kaydedilmektedir. Lütfen gönderdiğiniz yorumların içeriklerine dikkat ediniz.
    Daha Fazlasını Görmek için Tıklayınız
      Hakkımızda/Künye
      • Sahibi : İntervizyon Prodüksüyon Organizasyon San.Tic.Ltd.Şti.
      • Kuruluş : 21 Mart 2001
      • Genel Yayın Yönetmeni :Metin ÖZER
      • Editörler
      • Necmi Kurucu
      • Melek Baritoğlu
      2002’den Gümüze Kesintisiz Yayın.
      Haber Vitrini’nde yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz.