Medya
  • 30.3.2002 23:35

EMİN ÇÖLAŞAN'IN DEMİREL'E ÖFKESİ GEÇMEDİ...

KAYNAK : Haber Vitrini Hürriyet yazarı Emin Çölaşan, gönderdiği açıklamayı kısaltarak yayınladığı için 10 sayfalık mektupla kendisini Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök'e şikayet eden 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'i dün fena bindirdi. Ancak Çölaşan'ın öfkesi geçmemiş olacak ki, bugün yine aynı konuda yazdı... İşte Çölaşan'ın yazısı: Köşe yazarı hata yapar mı? ELBETTE yapar. Köşe yazarı da insandır. Yanılır, ya da bilerek veya bilmeyerek yanıltılır. Gazetecilik zamana karşı bir yarıştır. Bazı konular bazen aceleye gelebilir. Ama bunun çözümü kendi içindedir. Yanıt verme hakkı. İlgili kişi veya kurum, size yanıt gönderir. Türkiye'de bu hakka en büyük saygıyı gösteren köşe yazarlarından biriyim. Zaman zaman burada hatalarım için özür dilemişimdir. Fakat size öyle açıklamalar, öyle yanıtlar gelir ki, resmen bu hakkın kötüye kullanılmasıdır. Bu açıklamalarda yalan, yanlış, ya da sizin yazdıklarınızla ilgisi olmayan hususlar yer alır ve bunları yayınlamanız istenir. Yazdığınız tümüyle doğrudur, yine de palavralarla dolu yalanlama gönderilir. Ben sadece bu gibi düzmece açıklamaları köşemde kullanmam; çünkü okuyucularımın aldatılmasına neden olmak istemem. Bazen de bu gibi yanıtları ‘‘açıklama hakkının kötüye kullanılması’’ başlığı altında sizlere iletirim ki, bizim nelerle karşılaştığımızı görün! Basın Konseyi önceki gün bana bir ‘‘uyarı’’ verdi. Kamuoyuna hiç yansımayan bu karardan doğal olarak sizin haberiniz yok. Basın Konseyi ciddiye aldığım, kararlarına önem verdiğim bir kuruluş değil. Ancak bu karar haklıydı. 10 Ekim 2001 günü, bir Alman kuruluşu olan Friedrich Ebert vakfıyla ilgili yazı yazmış ve raporlarından bazı alıntılar yapmıştım. Bana bu notları aktaran, çok güvendiğim bir kaynaktı. Ama yanıltıldığım ortaya çıktı. Alman vakfının raporlarında, yazdığım hususlar yer almıyordu. En azından, ben yazdığımın doğru olduğunu kanıtlayamadım ve ‘‘uyarı’’ aldım. Doğru ve haklı bir karardı. Ben çuvaldızı başkalarına batırdığım gibi, eğer haklı nedenler varsa iğnenin de kendisine batmasına razı olan, hatalarını ve bilmediklerini itiraf etmekten kaçınmayan, bundan gocunmayan bir gazeteciyim. Onun için bir kez daha söylüyorum: Gazeteci hata yapabilir, yanılır, yanıltılır. Önemli olan bunu düzeltmeyi bilmektir. Yeter ki karşı taraf gazeteciyi kullanmaya, ona yalan, yanlış ve palavra dolu açıklama göndermeye kalkışmasın.

İLGİLİ HABERLER