Gündem
  • 29.4.2010 20:26

EMİNE ERDOĞAN, BATI'YA KADINLARIN DRAMINI HATIRLATTI

BRÜKSEL - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, Avrupa Parlamentosu'nda (AP) düzenlenen "AB Yolunda Türk Kadını" panelinde yaptığı konuşmada, kadın hakları konusunda hassas olan Batı'ya Afganistanlı, Iraklı ve Filistinli kadınların yaşadığı dramı da görmesi çağrısında bulundu.
AP Türkiye'de Kadın Hakları Raportörü Emine Bozkurt'un Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu'yla (TUSKON) ortaklaşa düzenlediği panelde, Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış ve AB Komisyonu'nun genişleme ve komşuluk politikasından sorumlu üyesi Stefan Füle'yle birlikte açılış konuşması yapan Erdoğan, "doğunun en batısındaki ve batının en doğusundaki Türkiye'nin yönünün her zaman Avrupa olduğunu" vurguladı.
Erdoğan, AB üyelik sürecine bakışını şu ifadelerle anlattı:
"Türk kadınının geleneksel rolü, Avrupa Birliği sürecinde hiç kuşkusuz Türkiye'ye çok büyük avantajlar sağlamaktadır. Ancak, Avrupa Birliği'nin, özellikle Avrupa kadın hareketinin Türk kadınlarının değişimci ruhuyla daha da zenginleşeceğini, güç kazanacağını burada özellikle hatırlatmakta yarar görüyorum.
Açıkçası, bizler Avrupa Birliği'ni her zaman büyük bir aile olarak gördük. Farklı dillere, farklı renklere, farklı inançlara rağmen Avrupa, evrensel değerleri bir üst çatı olarak inşa etmek açısından önemli bir mesafe kat etti ve bu çatı altında paylaşmayı, dayanışmayı yücelten bir aile tesis etti.
Türkiye, büyük Avrupa ailesinin tabii bir üyesi olarak askeri, siyasi, kültürel ve sosyal açıdan onlarca yıldır önemli katkılar yaptığı gibi, katılım müzakerelerini yürüttüğü AB'ye tam üye olduğunda Birliğin paylaşma ve dayanışmasına eşsiz katkılar sağlayacaktır.
Türkiye'siz bir Avrupa'nın eksik kalacağını hepimiz biliyoruz. Ama asıl önemlisi, Türkiye'nin kadınları olmadan Avrupa ailesinin, Avrupa kadın hareketinin eksik kalacağına inanıyorum."
Emine Erdoğan, tarih boyunca her türlü olumsuzluk karşısında en ağır bedeli hep kadınların ödediğini belirterek, "Ekonomik sıkıntılarda önce kadınlar bedel ödedi. Sosyal sorunlar en çok kadınları etkiledi. Savaşlar, çatışmalar, terör en fazla ve doğrudan doğruya kadınları hedef aldı. Üzülerek ifade etmeliyim ki, bugün bile birçok ülkede, birçok bölgede kadınlar çok ağır şartlar altında yaşıyor, ağır bedeller ödemek zorunda kalıyorlar. Kurşunlar, bombalar, kitle imha silahları, yuvalarının ve çocuklarının üzerine adeta bir kartal gibi şefkatle kapanan kadınları buluyor. Eğer onları bulamazsa eşlerini buluyor, çocuklarını, babalarını buluyor. Kadınlar, belki de kendilerinden çok daha fazla sevdikleri yavrularını yitirmek suretiyle canlarından can kaybediyorlar" dedi.
AB'yi Orta Doğu'da kadınların acılarına daha fazla kulak vermeye davet eden Erdoğan, "Burada bir noktayı özellikle dikkatlerinize sunmak istiyorum: Türkiye'nin, yani Avrupa'nın hemen yanı başında, Orta Doğu'da kadınların birçok olumsuzluğun yanında çok ağır baskı ve şiddete maruz kaldığına da şahit oluyoruz. Orta Doğu'da töre, inanç ve gelenek adı altında yürütülen kadına yönelik baskı, şiddet ve ayrımcılık modern dünyanın dikkatini çekerken, savaş, çatışma ve terör yoluyla kadınları hedef alan şiddet ne yazık ki ilgi ve alaka görmüyor" şeklinde konuştu.
Emine Erdoğan, "Afganistan'da, Irak'ta, Filistin'de, Sudan'da tarihin en büyük acılarına maruz kalan kadınların çığlıkları, feryatları, ağıtları sağır duvarları aşıp modern dünyada yankı bulamıyor. Sadece Irak'ta son dönemde dul kalan kadınların sayısı milyonları aşmış durumda. Bu kadınlar, her alanda ayrımcılığın kurbanı oldukları kadar, her alanda seslerini duyuramadıkları kadar, modern dünyanın da ayrımcı ve ihmalkar tutumunun kurbanı oluyorlar" ifadelerini kullandı.
"Her türlü ayrımcılık karşısında dayanışma sergilemek zorundayız" diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Kadının ve kadın emeğinin istismarı karşısında ortak mücadele vermek zorundayız. Irkçılığa, cinsiyet ayrımcılığına, hoşgörüsüzlüğe, ön yargılara karşı hoşgörüyü, birbirine saygıyı ve bir arada yaşama kültürünü hep birlikte öne çıkarmak zorundayız. Bizler Avrupalı kadınlar olarak, küresel tehdit ve tehlikelere karşı daha yaşanabilir bir dünyayı inşa etme gücüne, potansiyeline ve birikimine ziyadesiyle sahibiz."
Emine Erdoğan, "Türk kadınları olarak bu mücadelede üzerlerine düşeni yapmaya hazır olduklarını" bildirerek, AB katılım sürecinin birçok alanda olduğu gibi Türkiye'de kadınların sosyal statülerinde önemli kazanımlara neden olduğunu vurguladı.

-BAĞIŞ: EN BÜYÜK SORUN ÖN YARGILAR-

Devlet Bakanı Egemen Bağış, "Türkiye'nin Başmüzakerecisi olarak (AB üyelik yolunda) hissettiğim en büyük sorunun ne olduğu hep sorulur. Benim de cevabım her zaman aynıdır. En büyük sorunumuz ön yargılardır. Biz zihinleri ve gönülleri kazanmadan istediğimiz kadar fasıl açalım, AB sürecinde çok önemli başarı kaydedemeyiz." dedi.
Bağış, "İnsanlar tanımadıklarından endişe duyabilirler, şüphe duyabilirler ve hatta korkabilirler. Ama birbirini tanıdıkça, aslında aralarındaki farklılıkların bir zenginlik olduğunu anlarlar. İşte bugün Türkiye'nin çok farklı kadınları, Türkiye'nin gerçek kadın imajını ortaya koymak için AB'nin başkentindeler. Hepsinin ortak paydası, bu sürece inanmaları" diye konuştu.

İLGİLİ HABERLER