Gündem
  • 29.9.2010 15:54

ERDOĞAN ''BAŞÖRTÜSÜ''NDE SAMİMİYET İSTEDİ

İSTANBUL - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Başörtüsü meselesinin mucitleri olanların, 30 yıl boyunca bu meseleyle Türkiye'yi meşgul edenlerin, sorunun çözümünün önünde duranların bugün çözüm istediklerini ifade ettiklerini'' belirterek, ''İnanın, söylediklerinde samimi olmalarını diliyoruz ve buna inanmak istiyoruz'' dedi.
Marmara Üniversitesi 2010-2011 akademik yıl açılış töreninde konuşan Erdoğan, 12 Eylül öncesindeki kaos ortamını da, 12 Eylül sonrasının baskılarını da özellikle genç bir üniversite öğrencisi olarak tüm boyutlarıyla yaşadığını anlattı.
Kanlı çatışmaların içinde olmadıklarını, kardeş kavgası hatasına düşmediklerini, sorumluluğunda olan gençleri bu işlerin içine sokmamak için de mücadele ettiğini, kirli ellerin, kirli odakların tuzağına gelmediklerini ifade eden Erdoğan, ''Ancak bu kirli tuzaklara aldırış etmemiş olmamıza rağmen, şahsımıza yönelik, arkadaşlarımıza yönelik çirkin saldırılara maruz kaldık'' dedi.
Yeni bir eğitim öğretim yılının heyecanını yaşarken 30 yıl öncesinin karanlık tablosunu hatırlatmasının bir nedeni olduğunu belirten Erdoğan, şöyle devam etti:
''Yeni nesil, 1970 ve sonrasında doğmuş olanlar 12 Eylül'ün ne anlama geldiğini hatırlamayabilir, anlamayabilir. O günlerde ve sonrasında yaşananlara bir anlam veremeyebilir. Bugün sahip olduğumuz demokratik standartları ve ortamı anlayabilmek, değerini bilmek açısından o günlerin mutlaka hatırda bulundurulması gerektiğini, acıların tekrar yaşanmaması, ders alınması ve geleceğe güvenle bakabilmek için 12 Eylüllerin mutlaka iyi analiz edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Türkiye'de, 1960 ve sonrasında her 10 yılda bir demokrasiye müdahale yaşandı. Bu kadar çok müdahale yaşanması, açık söylüyorum bu müdahalelerin, bunların yeterince sorgulanmaması, yüzleşilmemesinin, bunların hesabının sorulmamasının bir neticesidir.
27 Mayıs unutturulduğu için 12 Mart yaşandı. 12 Mart unutturulduğu için 12 Eylül yaşandı. Aynı şekilde, 12 Eylül unutturulduğu için 28 Şubat yaşandı. Çok ilginçtir, biz 12 Eylül'ü hatırlattığımız için, 12 Eylül'de yaşanan acıları hatırlattığımız için, 12 Eylül'ün işkencelerini yaşamış, baskısını görmüş bazı kesimler tarafından kıyasıya eleştirildik. Oysa o gün yaşananlara nasıl samimiyetle karşı çıktıysak öncesinde ve sonrasında yaşanan müdahalelere de aynı samimiyetle karşı çıktık.''

-ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ-

Başbakan Erdoğan, artık bir halk oylaması ve kampanya sürecinde olmadıklarını ifade ederek, şöyle konuştu:
''Ben şunları tüm samimiyetimle söylemek istiyorum. Bunları söylemeyi bu safhada bir borç olarak görüyorum. 12 Eylül öncesi ve sonrasında, hangi taraftan olursa olsun, gençlerin vefatı bizim yüreğimizi sızlattı. 12 Eylül'ün etkisi gerek Anayasa marifetiyle gerek birtakım kurumlar marifetiyle 30 yıldır ülkemizin üzerinde kısmen de olsa devam ediyor. Biliyorsunuz, 2 hafta kadar önce, 12 Eylülde bir halk oylaması yapıldı ve Anayasa'nın 26 maddesi değiştirildi. 1982 Anayasası bugüne kadar defalarca değişikliğe uğradı ama 12 Eylül 2010'daki değişiklik, 1982 Anayasası'nın ruhuna ve özüne bu ölçüde dokunan ilk değişiklik olma özelliğini taşıyor. Ancak bu Anayasa değişikliğinin asıl önemi, bundan sonra yapılacak reformlar için sağlıklı bir zemini teşkil etmiş olması, yoldaki engelleri büyük oranda kaldırmış olmasıdır.''

-BAŞÖRTÜSÜ MESELESİ-

Başbakan Erdoğan, şimdi muhalefetin çıkarak ''12 Eylül ile yüzleşecekseniz hadi o zaman YÖK'ü kaldırın'' dediğini ifade ederek, bunu söyleyenlerin, 12 Eylül sonrası dönemde bu ülkede zaman zaman iktidar ortağı da olduklarını, onların iktidar oldukları dönemlerin, YÖK'ün bilim ve bilim insanları üzerindeki baskısının en ağır şekilde hissedildiği dönemler olduğunu söyledi.
O gün YÖK'ü kaldırmak için adım atmayanların, bugün de 12 Eylül ile yüzleşmek için adım atmadıklarını belirten Erdoğan, ''Başörtüsü meselesinin mucitleri olanların, 30 yıl boyunca bu meseleyle Türkiye'yi meşgul edenlerin, sorunun çözümünün önünde duranların, bugün çözüm istediklerini ifade ettiklerini'' anlattı.
Başbakan Erdoğan, ''İnanın, söylediklerinde samimi olmalarını diliyoruz ve buna inanmak istiyoruz. Biz, dün olduğu gibi bugün de Türkiye'yi aydınlığa taşıyacak, demokrasinin standartlarını daha ileri noktalara götürecek her türlü projenin içinde olacağımızı, destek vereceğimizi, işbirliği yapacağımızı bütün samimiyetimizle ifade ediyoruz'' dedi.

İLGİLİ HABERLER