Gündem
  • 28.11.2019 23:53

Erdoğan : Dinde ekleme çıkarma yapmak bidattir, bu olmaz

"Müslüman olarak günün 24 saati, yılın 365 günü, ömrümüzün sonuna kadar Müslümanca yaşamakla emrolunduk." diyen Erdoğan, Kuran-ı Kerim'in, inananlar için dünya ve ahiret sadetinin anahtarı, Hazreti Muhammed'in ise bekarlığı, gençliği, evliği, aile reisliği, dostuluğu, savaşçılığı ve idareciliği ile rehber olduğunu vurguladı.

Erdoğan Din Şurası'nda konuştu: Dinde ekleme çıkarma olmaz..

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 6. Din Şûrası”nın kapanış programında konuştu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 6. Din Şurası Kapanış Programı'nda konuştu.Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkanlar şu şekilde:

"Birikimleriyle şuraya katkı sunan tüm ilim adamlarımıza teşekkür ederim. İstişare kültürünün terk edildiği dönemlerde geriye düştük. Bugün yaşanan problemlerin kökünde de bu var. Son 2 asırdaki sıkıntıların gerisinde şuraya gerekli önemin verilmemesi vardır."

"Din şurası çağımızın meselelerine İslami ve insani bakış açısıyla çözüm bulması açısından önemlidir. Din şurasında alınan kararların önümüzdeki dönemde hayata geçirileceğine inanıyorum."

"Müslüman olarak günün 24 saati, yılın 365 günü, ömrümüzün sonuna kadar Müslümanca yaşamakla emrolunduk." diyen Erdoğan, Kuran-ı Kerim'in, inananlar için dünya ve ahiret sadetinin anahtarı, Hazreti Muhammed'in ise bekarlığı, gençliği, evliği, aile reisliği, dostuluğu, savaşçılığı ve idareciliği ile rehber olduğunu vurguladı.

"Faiz, yalan, zulüm, kibir iftira, hırsızlık yasak olamaya devam edecektir."

"Dinde ekleme, çıkarma olmaz. Bir Müslüman hayatını inancının esaslarına göre düzenlemekle mükelleftir."

"Zaman ve şartlar değişse de İslam'ın nasları değişmeyecektir. Nerede ve hangi zamanda yaşarsak yaşayalım, kelime-i şehadet, namaz, oruç hac, zekat bizler için farzdır ve öyle kalacaktır. Faiz, yalan, zulüm, kibir, iftira, tecessüs, zan, hırsızlık, masumu öldürmek ise yasak olmaya devam edecektir. Hangi sebeple olursa olsun Kur'an'ın emirlerini yok saymak, hafife almak veya hükümsüz kılmak bir Müslümana yakışmaz. Dolayısıyla dinde ekleme çıkarma, yani bid'at olmaz. 'Bana uymuyor, zamana uymuyor, hoşuma gitmiyor, aklım almıyor' bahanesiyle kimse nasları inkar edemez. Çünkü bir Müslüman dinini hayatın şartlarına göre değil, hayatını inancının esaslarına göre uyarlamakla mükelleftir.

Şayet insan inandığı gibi yaşamazsa bir süre sonra yaşadığı gibi inanmaya başlar. Din kişinin hayatına nüfuz etmezse, kişi zamanla yapıp ettiklerini dinleştirme yanlışına düşer. Bunun için İslam bize göre değil, biz İslam'a göre hareket edeceğiz. Nefsimize ağır gelse de hayatımızın merkezine dönemin koşullarını değil, dinimizin hükümlerini yerleştireceğiz. Elbette bu süreçte aşırılığa, ifrata ve tefrite de kaçmayacağız. Özellikle dini, hayattan tecrit eden, belli kalıplara, şekillere, davranışlara hapseden dogmatik bir anlayışa itibar etmeyeceğiz."

İLGİLİ HABERLER