Gündem
  • 30.10.2020 22:43

Erdoğan 'Türk Konseyi Sağlık Bilim Kurulu Toplantısı’nda konuşuyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da 'Türk Konseyi Sağlık Bilim Kurulu Toplantısı’nda konuşuyor.

Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle;

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İzmir depremiyle ilgili son rakamları kamuoyu ile paylaştı. Erdoğan, İzmir'deki depremde vefat edenlerin sayısının 12'ye yükseldiğini duyurdu.

Son olarak buraya gelirken, vefat sayımız 12 idi. Yaralı sayımız 438 idi. Ve bunlar içerisinde 5 vatandaşımız ameliyatta, 8 vatandaşımız yoğun bakımdaydı.
Şu an itibariyle 17 binada arama çalışmalarımız devam ediyor. Devletimiz, bakan arkadaşlarımızla tüm kurumlarıyla deprem anından itibaren, yıkıntı altında kalan vatandaşlarımızı kurtarmak ve sarsıntıdan etkilenen herkese yardımcı olmak için harekete geçmiştir.

AFAD, emniyet teşkilatımız, diğer ilgili kamu personeli canla başla işlerini yapıyor. Bakanlarımız süratle olay yerine ulaşmışlardır.

Sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakfımıza bunun için gereken kaynak hemen aktarılmıştır. Hedefimiz yaralı bir an önce sarmaktır.
Katar Devlet Başkanı aramış, kendisiyle görüşmeleri yaptık. Ve herhangi bir destek talebi gerekirse bütün imkanlarımızla yanınızdayız dediler. Kendilerine teşekkür ettik.
Yunanistan Başbakanı sayın Miçotakis yine aynı şekilde aradılar, zira bu depremden Yunanistan da etkilendi. Fakat görüşmeyi yaptığımız anda onlarda herhangi bir ölüm söz konusu değildi. Fakat etkilendiklerini onlar da söylediler. Yardıma ihtiyaç varsa biz hazırız dediler. Biz de kendilerine şu an böyle bir şey söz konusu değil, fakat bize düşen bir şey varsa Yunanistan'ın yanındayız dedik.

"İzmir'den gelen haber bizleri üzmüştür"

Aliyev kardeşimiz de aradılar, onlar da her türlü imkanımızla yanınızdayız dediler, onlar da şükranlarımızı bildirdik. Ocak ayında meydana gelen Elazığ ve Malatya depreminin acıları hala yüreğimizdeyken, İzmir'den gelen haber bizleri üzmüştür.

Bu acılı günümüzde yardım teklifinde bulunan tüm dost ülkelere tekrar teşekkür ediyorum. Değerli dostlar, kardeşlerim sağlık altyapımızın gücü depremde olduğu gibi koronavirüs salgınında da en büyük avantajlarımızdan biridir.

Dünyanın son dönemde karşılaştığı en büyük sağlık krizi olan koronavirüs salgını sürecinde canla başla çalışan sağlık ordumuza buradan bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Ölenlere Allah'tan rahmet diliyorum. Yaralı sağlık ordumuz mensuplarına tekrar şifalar diliyorum.

Ülkemizi de olumsuz etkileyen bu salgın yeni dalgalarla hala yoluna devam ediyor Vaka sayısının 45 milyonu geçtiği, can kaybı sayısının 1 milyon 200 bine ulaştığı salgına karşı hala kesin ve etkili bir çare bulunamamıştır. Artık fiilen kullanım aşamasına gelen aşı çalışmaları bu konudaki en büyük ümidimizdir.

Aşı çalışmaları

Türkiye bir yandan Çin, Rusya, Amerika gibi ülkelerdeki aşı çalışmalarını yakından takip ederken, diğer taraftan da kendi aşısını geliştirmek için yoğun çaba içindedir. İnşallah önümüzdeki bahar aylarında kendi aşımızı vatandaşımızın hizmetine sunacağız. Amacımız ilk etapta yüksek risk gruplarından başlayarak bu hizmeti tüm vatandaşlarımıza ulaştırmaktır.

Dünya salgın karşısında mazlum ve mağdurlar adeta kaderlerine terk edildi. Türkiye olarak bu noktada gerçekten örnek bir tavır ortaya koyduk. Salgın döneminde 155 ülkenin ve 8 uluslararası kuruluşun tıbbi malzeme desteği talebine olumlu cevap vererek elimizdeki imkanları paylaştık. Her konuda kendimiz ve tüm dostlarımız için en iyisini yapmanın gayreti içinde olduk.

Rabbimden tüm insanlığı bu salgından bir an önce kurtarmasını diliyorum. Türkiye artık 84 milyonu bulmak üzre olan nüfusu içindeki 15 milyona yaklaşan ilk, orta, lise öğrencisi ve 8 milyon üniversite öğrencisiyle gerçekten imrenilecek genç bir insan kaynağına sahiptir.

30 yaş altı nüfusumuzun toplam nüfusa oranı yüzde 40'a yaklaşıyor. En az üç çocuk temennisi öyle rastgele söylenmiş bir ifade değil, ülkemizin geleceği bakımından hayati öneme sahip bir tespittir.

Dikkat ederseniz sadece genç demiyorum, aynı zamanda yetişmiş vurgusunu da yapıyorum. İnsani ve milli değerlerle güçlü şekilde donanmamış, çağın teknolojisine hakim şekilde yetiştirilmemiş bir genç nüfus avantaj olmaktan çıkıp başlı başına bir sorun haline dönüşür.

Geçtiğimiz asra gelişmiş, bu sıfatla damga vuran ülkelerin nüfus konusundaki kayıpları sebebiyle ciddi bir gelecek kaygısı içine girdiklerini görüyoruz.

Hatta bu endişenin batıda yükselen islam düşmanlığı ve yabancı düşmanlığının ana sebeplerinden biri olduğunu da biliyoruz.

KORONAVİRÜS GÜNDEMİ

Dünyanın son dönemde karşılaştığı en büyük sağlık krizi olan koronavirüssalgını sürecinde canla başla fedakârca çalışan sağlık ordumuza şükranlarımı sunuyor, ölenlere Allah'tan rahmet diliyorum, yaralılara şifalar diliyorum.

Dünyanın tamamıyla birlikte ülkemizi de olumsuz etkileyen bu salgın malesef yeni dalgalarla hala yoluna devam ediyor. Vaka sayısının 45 milyonu geçtiği, can kaybı sayısının 1 milyon 200 bine ulaştığı salgına karşı hala kesin ve etkili çare bulunamamıştır.

En az üç çocuk temennisi rastgele söylenmiş bir ifade değil. Ülkemizin geleceği bakımından hayati öneme sahiptir. Genç nüfusumuzu korumak mecburiyetindeyiz. Genç demiyorum aynı zamanda yetişmiş vurgusunu da yapıyoruz.

İnsani ve milli değerlerle donanmammış, çağın teknolojine hakim yetiştirilmemiş genç nüfus bir sorun haline dönüşür. Bunun için eğitim, kültür, bilim alanındaki hassasiyetimizi sürekli daha ileriye taşıyoruz.

Geçtiğimiz asra gelişmiş bu sıfatla damga vuran ülkelerin nüfus konusundaki kayıpları sebebiyle kaygı içine girdiklerini görüyoruz.

TÜRKİYE GELECEĞİN YILDIZLARI ARASINDA GÖSTERİLİYOR

Bu endişenin batıda yükselen İslam düşmanlığı ve yabancı karşıtlığının ana sebeplerinden biri olduğunu biliyoruz. Türkiye geleceğin yıldızları arasında gösteriliyor. Bilim toplantılarında ve ödül törenlerindeki gerçeği sizlere paylaşmak istiyorum.

Türkiye'nin tarihi atılımı bilim ve araştırma faaliyetlerinde önümüzü açmıştır. Her projeye ve başbakanlık ve cumhurbaşkanlığım döneminde şahsi destek verdim.

Türkiye'nin sağlıktan savunma sanayine kadar dünya çapında başarılar ortaya koymasının gerisinde güçlü işbirliği ve yoğun çalışma iklimi vardır. Gençlerimize ve çocukluğumuza bilim ve araştırma şevki kazandırmak için Türkiye çapında pek çok proje yürütüyoruz.

İLGİLİ HABERLER