Gündem
  • 5.12.2019 16:21

Erdoğan'dan Fransa ve Yunanistan'a tarihi fırça!

NATO Liderler Zirvesi'nin ardından medya temsilcileriyle bir araya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fransa ve Yunanistan'ı rahatsız eden Akdeniz'deki tarihi anlaşma ile ilgili konuştu. Erdoğan, bu konuyla ilgili iki ülke liderleriyle yapılan görüşmedeki çarpıcı detayları aktardı.

İngiltere'nin başkenti Londra'da düzenlenen NATO toplantısının ardından gündemde yer alan birçok konu ile ilgili liderler bir araya geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirvenin ardından Londra'da medya temsilcileriyle bir araya geldi. Gazetecilerin sorduğu cevapları yanıtlayan Erdoğan, özellikle Türkiye-Libya ve Yunanistan üçgeninde neler yaşandığı hakkındaki soruya çarpıcı cevaplar verdi.

Yunanistan ve Fransa ile görüşmede net tavır

SORU: Libya’da Nisan ayından bu yana devam eden bir süreç var. Gelinen noktada Libya’daki meşru yönetimle, ulusal mutabakat yönetiminin başkanıyla bir anlaşma gerçekleştirildi. Türkiye’nin hamlesiyle harita olması gereken haline getirildi. NATO zirvesinde bu mesele gündeme geldi mi? Bundan sonraki süreçte Doğu Akdeniz politikasında neler olacak?

Her şeyden önce Libya mutabakat muhtırasıyla alakalı olarak biz meşru yönetimle bu işi imzalamış bulunuyoruz. Şu anda arkadaşlarımız Meclis’e aktardılar ve Meclis’te bu süreç devam ediyor. Meclis’ten bunun geçmesiyle, süratle bu adımı atarak, iş artık adeta yürürlüğe de girmiş olacak. Ama karşı taraf da tabi bundan rahatsız. Hakları olmayan şeyleri hak edinme durumuna geçenler böyle bir durum olunca tabi sıkıntıya girdiler.

Tabi başta Yunanistan olmak üzere Mısır, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, İsrail rahatsız olduğu gibi Avrupa Birliği’ni de tahrik ediyorlar. Şimdi Dörtlü Zirve’de de Fransa ve Almanya da bu konunun üzerinde durdu. Biz gerekli açıklamaları yapınca da gene tabi Fransa maalesef bu işte hala rahatsızlığını devam ettiriyor. Ondan sonra dedim ki “Sen niye bunun üzerinde bu kadar duruyorsun? Burada senin bir hakkın var mı? Buranın garantör ülkesi Türkiye’dir, garantör ülkesi Yunanistan’dır, İngiltere’dir. Peki sen nereden buraya giriyorsun?" Biz garantör ülke olma hakkımızı burada kullanıyoruz. Orada bizim soydaşlarımız var ve soydaşlarımızdan tarafız. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti. Dolayısıyla onların haklarını da korumak için sonuna kadar çalışacağız. Bizim bundan feragat etmemiz söz konusu değildir. Tabi şu anda özellikle de hak yerini bulma yolunda yürüyor. Bu onları rahatsız ediyor. Ama bütün mesele burada. Şimdi bakıyorsunuz birileri “oradan çekilin, burada daha durmayın, aksi takdirde sizi memleketinize göndeririz” gibi yaklaşımlar içerisine giriyorlar.

Biz buradaki hukuku ve hukukumuzu soydaşlarımız başta olmak üzere koruyacağız.

Bu atılan adımla ilgili şimdi bazıları yalan yanlış şeyler de uyduruyor. İşte bu uluslararası hukuka, uluslararası deniz hukukuna uygun değildir gibi saçmalamalar da yapıyorlar. Az önce de söyledim; Türkiye kabile devleti değil. Bizim yıllara sari, ta Osmanlı’ya dayanan bir birikimimiz var. Deniz hukuku nedir, uluslararası hukuk nerede neşet eder, bunların hepsini bu millet biliyor. Yani Dışişlerinin bu noktadaki hafızası çok çok güçlü. Dolayısıyla buradan bizim herhangi bir taviz vermemiz mümkün değil. Bu yapılanlar uluslararası deniz hukukuna da kesinlikle uygundur. Dolayısıyla bundan da taviz vermek söz konusu değil. Adımlarımız buna göre atılıyor. Şu anda da Libya’daki meşru hükümet yeter ki ayakları üzerinde dik durduktan, sağlam durduktan sonra bu atılan adım yerini bulacaktır.

CHP'nin Libya ile yapılan anlaşmaya olan tepkisine cevap

SORU: Libya ile yapılan anlaşma Doğu Akdeniz’de atılan en önemli adım olarak değerlendiriliyor. Aynı zamanda sizin dediğiniz gibi bu bizim egemenlik hakkımız. Yani kimseyle tartışmayız bile. Fakat CHP aynı düşünmüyor. Bugün CHP Genel Başkan Yardımcısı Ünal Çeviköz bir açıklama yaptı ve “Libya’yla yapılan bu mutabakat yeni tartışmaları da beraberinde getirir” dedi. Siz nasıl değerlendiriyorsunuz?

Çok doğru söylemiş. Tabi ki yeni tartışmaları beraberinde getirecek. Zaman su gibi akıyor. Bütün bu tartışmaların veya mutabakat metinlerinin adı anlaşma mı olsun mutabakat metni mi olsun; bunların hepsinin güncellemesi lazım. Bunlar Akdeniz’de en uzun kıyı şeridine kim sahiptir, bunu bile bilmezler. Dolayısıyla bu attığımız adımlarla öğrenecekler. Hakkımız hukukumuz nedir, bunu bilmezler. Bunu da öğrenecekler. Yani o gelip geçen -kusura bakmasınlar- monşerler var ya onlardan bu ülke çok çekti. Ama biz o monşerlere bu işi bırakmayacağız. Kusura bakmasınlar. Adam gibi adam olup bu ülkenin hukukunu savunanlar, başımız gözümüz üstüne. Ama savunmayanlar kusura bakmasınlar. Onlar da yerini bulmuşlar zaten. Biz onlarla beraber hareket etmedik etmeyeceğiz. Kuzey Kıbrıs’taki soydaşlarımızın hakkını koruduğumuz gibi bir garantör ülke olarak da Türkiye orada kendi hakkını, hukukunu koruyacaktır. Buradan taviz vermek söz konusu değil. Tartışmaları getirirmiş götürürmüş, onlar bizi hiç ilgilendirmiyor. Biz ne tartışmalardan geldik geçtik. Onlar izliyor tribünde, biz sahada futbol oynuyoruz.

'Yunanistan destek verirse göç konusunda olumlu davranırız'

Yakalanan DHKP-C, PKK/YPG, FETÖ'cü teröristler ve yabancı uyruklu göçmenler hakkında gelen bir soruya Erdoğan, "Dün akşam Sayın Miçotakis ile de görüşürken dedik ki “Bakın bu DHKP-C, PKK/YPG, FETÖ mensupları devamlı size geliyorlar ve aldığımız istihbaratta da Syriza bunların sığınma odağı yeri. Dolayısıyla bunlara karşı biz sizden tavır almanızı bekliyoruz, destek bekliyoruz. Ki bu destek bilesiniz ki bizim de size karşı olan desteğimizi arttıracaktır. Göç konusunda daha olumlu davranmamızın önünü açacaktır. Bakın biz size karşı şu ana kadar öyle bir şey yapmadık. 2 bin kadar mülteciyi geri gönderdiniz. Biz de aldık. Tekrar size göndermedik. Dolayısıyla bu dayanışmayla olacak bir iştir. Sizin bir avantajınız da şu an AB’desiniz. Dolayısıyla bundan sonraki süreçte de bu dayanışma içerisinde arkadaşlarımız bu çalışmaları yürütsünler.” Bunun için Sayın Miçotakis’le de bu görüşmemiz verimli geçti diyebiliriz." sözleriyle karşılık verdi.

İLGİLİ HABERLER