Gündem
  • 29.9.2008 13:29

ERGENEKON, SORUŞTURMAYI YÜRÜTEN SAVCILARI DA FİŞLEMİŞ!

Ergenekon terör örgütünün, soruşturmayı yürüten savcıları da fişlediği ortaya çıktı. Son dalgada tutuklanarak cezaevine gönderilen Doğu Perinçek'in eski avukatı, Aydınlık Dergisi yazarı avukat Emcet Olcaytu'nun evinde soruşturmayı yürüten savcılar hakkında bilgi ve belgeler içeren bir dosya ele geçirildi. Olcaytu, sorgusunda, söz konusu belge ve dokümanları 'haber amaçlı' arşivlediğini ileri sürdü. Sorgu hakiminin yasalara aykırı bir şekilde kişisel bilgi toplamayla suçladığı avukat Olcaytu, "Hakkımda üç klasörlük suçlamalardan birincisi telefon kayıtlarına aittir. Bu konuşmalar suç teşkil etmiyor. Diğer klasörlerde dijital verilerden aktarılan yazılar ile evimde el konulan evraklar mevcuttur. Hatta soruşturma yapan cumhuriyet savcısı ile ilgili bilgiler vardır. Bu belgeler Aydınlık dergisinde ileride yayınlanması düşünülen belgelerdir. Ben aynı zamanda derginin yazarlığı yanında hukuk danışmanı olduğumdan yayınlanmadan hukuken değerlendirilmek üzere bana tevdi edilmektedir. Bu nedenle evimde ele geçmişlerdir. Bu tür örgütle mensubiyet ilişkim mümkün değildir." dedi. Ergenekon soruşturması kapsamında son olarak aralarında gazeteci Tuncay Özkan, eski polis şefi Adil Serdar Saçan ve eski Esenyurt Belediye Başkanı Gürbüz Çapan'ın da aralarında bulunduğu 6 kişi önceki gün Metris Cezaevi'ne gönderilmişti. İstanbul, Zaman

Uyandırılınca tansiyonu fırlıyor

Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Nazım Mutlu, emekli Orgeneral Şener Eruygur'un yüksek tansiyon sorununun devam ettiğini belirtti. 17 Eylül'den beri hastanede tedavi gören Şener Eruygur'un yoğun bakımda sürekli kontrol altında tutulduğunu bildiren Mutlu, "Hastamızın tansiyonu hâlâ çok yüksek. 180 civarında. Gözleri yarı açık durumda. Bir gündür de uyutmuyoruz. Sakinleştirici ilaçlar veriyoruz. Uyuyup uyandığında tansiyonu artıyor. Ancak tansiyonu çok inatçı, düşürmeye çalışıyoruz.'' dedi. Kocaeli, aa

Ergenekon zanlıları polisleri çok sevdi

 

 

Ergenekon terör örgütü soruşturması kapsamında gözaltına alınan sanıkların emniyet teşkilatıyla ilgili yaptığı açıklamalar dikkat çekiyor. Serbest bırakıldıktan sonra konuşan sanıkların hemen hemen tamamı, polislerin kendilerine çok kibar ve anlayışlı davrandıkları üzerinde duruyor. Son olarak oyuncu Nurseli İdiz, sorgulama sırasında 'inanılmaz medeni' davranıldığını ve bunun kendisi gibi diğer sanıkları da çok mutlu ettiğini söyledi.

İstanbul Terörle Mücadele ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü, Ergenekon soruşturmasını İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi'nin gözetiminde 300 kişilik bir ekiple yürütüyor. Emekli general, gazeteci, işadamı, akademisyen ve yeraltı dünyasının ünlü isimlerinden oluşan yüzlerce kişi gözaltına alındı, birçoğu tutuklandı. Süreç başladıktan sonra bazı basın yayın organları operasyonun şeklini, uygulama biçimini ve emniyeti suçladı. Hatta 12 Mart döneminin Ziverbey Köşkü'nü hatırlatanlar bile oldu. Fakat emniyete götürülen bütün zanlılar, salıverildikten sonra yaptıkları açıklamalarda emniyet teşkilatının son derece sistemli çalıştığını, tavır ve davranışlarının insancıl olduğunu söyleyerek polislere övgüler yağdırdı.

Son olarak Nurseli İdiz ve 'Sisi' lakaplı Seyhan Soylu serbest bırakıldıktan sonra yaptıkları açıklamalarda polisi övdü. Ergenekon zanlılarından Nurseli İdiz, hem emniyette hem de cumhuriyet savcılığında 'inanılmaz medeni bir yaklaşımla' karşılandığını ve bunun kendilerini çok mutlu ettiğini söyledi. İdiz, "Çok değişmiş her şey. Bunu görmekten de mutluluk duyduk." dedi.

Nurseli İdiz'in gözaltında olduğu sürece kızı Elif İdiz'le de görüşmesine izin verildi. Elif, annesinin gözaltına alınma anını şöyle anlattı: "Polisler gelince beni annem uyandırdı. Önce çok korktum. Biri bayan 6 kişiydiler. Çok da şeker insanlardı. Onlara poğaça ve kahve ikram ettik. Öyle iyi davrandılar ki neredeyse telefonlarını alıp sonra da kahve içelim diyecektim. Evde bir şeye dokunmadılar. Gazetelerde Cumhuriyet Kadınları projesiyle ilgili CD'lerin alındığı yazılmış. Asla böyle bir şey olmadı. Annem içeri gidip üzerini değiştirdi, çantasını aldı. Çıkmadan önce bana 'Bilgisayarın klavyesini ben gelene kadar yaptır. Gelince röportajları yazacağım.' dedi. Ben de ona '1 saat sonra dönersin değil mi?' deyince 'Dönerim tabii.' dedi. Kelepçe filan da takmadılar." Size 'abi' diyebilir miyim? Gözaltına alınıp daha sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan Cumhuriyet Gazetesi Başyazarı İlhan Selçuk da emniyet teşkilatında, övgüyle bahsetmişti. Selçuk, "(Polisler) Size ağabey dersek kızar mısınız, diye sorduklarında güldüm. Emniyette çok şeyin değiştiği anlaşılıyor. Etrafta genç, yakışıklı, uzun saçlı ve küpeli memurlar vardı. Bilgisayar kullanıyorlar. Aralarında uzman polisler vardı. Polisliğe galiba rağbet var." ifadelerini kullanmıştı.

Emniyet, bayağı değişmiş

Eski İstanbul Üniversitesi Rektörü Kemal Alemdaroğlu da tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldıktan sonra yaptığı açıklamada, "Polisler bize iyi davrandı hiçbir sıkıntı çekmedik. Zaten emniyet de bayağı değişmiş." diyordu. Yine aynı soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve sorgusunun ardından serbest bırakılan Prof. Dr. Ercüment Ovalı, şunları söylüyordu: "Gerek Trabzon Emniyeti gerekse İstanbul Emniyeti benim kafamdaki emniyet değil. Son derece genç, çok kaliteli polislerin hizmet ettiği bir ortamdan geliyorum. İnsanlar bizim için yoruldular."

Emniyetteki gözaltı süresince iki kitap okuyan Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay, polislerin kendisine çok iyi davrandığını anlatıyordu: "Tez çalışması yapan başkomiser ve emniyet amirlerinin kitaplarını inceleyip 400 sayfa kitap okudum." Ayrıca Balbay, 'Gurmanc ve Kürtlerin Kökeni' isimli kitapta anlamadığı noktaları kitabın yazarı emniyet amiri Ömer Özüyılmaz ile bizatihi tartıştığını aktarmıştı.

(ZAMAN)

İLGİLİ HABERLER