Medya
  • 30.4.2003 11:43

ERTUĞRUL ÖZKÖK; ''CÜNEYT ZAPSU İLE GÖRÜŞMEMİZİ YAKALAYAN 'MUHBİR' AYNI SİTEDE OTURAN DİNÇ BİLGİN!''

Dinç Bilgin'in sitesine gizlice nasıl girdim GEÇEN pazar günü Cüneyd Zapsu aradı. ''Bu hafta Ankara'ya gelecek misin?'' diye sordu. Benimle sohbet etmek istiyormuş. ''Salı günü yurtdışına gidiyorum. O nedenle gelecek hafta Ankara'ya geleceğim'' dedim. Pazartesi sabahı İstanbul'daymış. ''Bir kahvaltı edelim'' dedi. Onun evinde kahvaltı etmeye karar verdik. ''Evin nerede?'' diye sorunca, ''Dinç Bilgin'le aynı sitedeyim'' dedi. * * * Sabah 09.00'da siteye geldim. Kapıda, şoförüm arabanın kapısından ''Ertuğrul Özkök Bey, Cüneyd Zapsu Bey'e gidiyor'' dedi. Zaten Zapsu kapıya haber vermiş. Önce evinin önündeki çim alandan biraz etrafı seyrettik. Bana annesinin yaptığı çok güzel hat tabloları gösterdi. Sonra kahvaltıya geçtik. Masada eşi de vardı. * * * Türk ekonomisinin gidişinden, dış politikadan söz ettik. Başbakan Tayyip Erdoğan'a danışmanlık yaparken resmi bir sıfatının bulunmamasının eleştiri konusu yapılmasına üzüldüğünü söyledi. Onun için Başbakan'la ilişkisini daha formel hale getirecek bir model üzerinde çalışıyorlarmış. Bu da önümüzdeki günlerde belli olacakmış. Kahvaltının sonuna doğru giriş kapısından telefon geldi. Sabah Gazetesi'nin bir muhabiri gelmiş. Benim gelip gelmediğimi sormuş. Çıkışta, Zapsu beni evin kapısının önüne kadar geçirdi. İki adım ötedeki Dinç Bilgin'in villasının önünden geçtim. Maşallah arabaları her şeyi yerli yerindeydi. Hesabına geçirdiği 587 milyon doların geri alınabileceğine dair hiçbir işaret yoktu. Banker Kastelli tutuklandığı zaman devlet ona sadece 75 metrekare bir ev bırakmıştı. Tabii adamın ne gazetesi ne de televizyonu vardı. Medya sahibi olunca halkın 1.2 milyar dolarının üzerine oturup afiyetle yersiniz. Bu devlet sizi bir de kapıda güvenlik görevlisiyle korur. * * * Sitenin kapısından geçerken Sabah'ın muhabirini gördüm. Arabamın fotoğrafını çekti. Ertesi gün Sabah Gazetesi'ni açınca beklediğim senaryoyu gördüm. Neresini düzelteyim. Güya Cüneyd Zapsu'yla gizlice buluşmuşum. Görüşmeyi isteyen ben değilim, Zapsu. Ayrıca kendisiyle geçmişte defalarca görüştüm. Bütün siyasilerle, danışmanlarıyla görüşüyorum. Bundan sonra da görüşmeye devam edeceğim. Gizli görüşmeyi nerede yapmışım. Cüneyd Zapsu'nun evinde. Yani Dinç Bilgin'in evinin neredeyse karşısında. * * * Şimdi size bir soru. Bilin bakalım, bu gizli buluşmayı yakalayan ''acar muhabir'', pardon muhbir kim? Bu kişi sakın, cebine attığı 587 milyon doları afiyetle yemeye devam eden, karşı villanın sakini olmasın. Peki ben, o gizli buluşmaya neyle gitmişim? Kendi arabamla. Ne gizli buluşma ama değil mi? Sadece enayiler kralının yapacağı cinsten. Cüneyd Zapsu ile ne Hürriyet'in, ne grubumuzun başka bir şirketiyle ilgili tek kelime konuştum. Ne de o, Türk ekonomi ve dış politikası dışında bir şey konuştu. Zaten görüşmeyi o istediği için ben daha çok dinledim. Bana bütün bunlar neden yapılıyor? Çünkü ben geçen hafta BDDK'nın batık bankalarla ilgili raporunu yayınlama cesaretini gösterdim. Hani şu halkın 22.4 milyar dolarını batırıp, bunun 11 milyar dolarını cebine atanlarla ilgili devletin ''resmi rapor''unu... Yani, kimsenin geri alamadığı, almaya cesaret edemediği paraların çetelesini yayınladım. * * * Şimdi size bir çift sözüm var Dinç Bey... Hiç hayale kapılmayın. Ben bu paranın hesabını sormaya devam edeceğim. İster iftira atın, ister tetikçi tutun, ister hakaret edin. Ben elime raporlar geldikçe yayınlamaya devam edeceğim. * * * Pazartesi sabahı Dinç Bilgin'in bir türlü el konulamayan villasının önünden geçip siteden ayrılırken Cüneyd Zapsu'ya sormayı unuttuğum soru aklıma geliyor: ''Bir 'hortumcu' ile aynı sitede oturmak insana nasıl bir duygu veriyor Sayın Zapsu?..'' Ama bu soruyu sormadım. Çünkü o kadar güzel, o kadar içten bir sohbet yaptık ki, bu sohbeti böyle saçma sapan bir soruyla bozmak gereksizdi. (Ertuğrul ÖZKÖK/ Hürriyet)

İLGİLİ HABERLER