Medya
  • 21.2.2002 10:07

ERTUĞRUL ÖZKÖK, KAREN FOGG'UN E-MAİLLERİNİN ÇALINMASININ DEVLET İŞİ OLDUĞUNU İDDİA ETTİ

KAYNAK : Haber Vitrini Hürriyet'in Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök, bugünkü yazısında,"Fogg'un e-mail'lerinin ‘‘devlet içinden’’ sızdırıldığına artık kesinlikle inanıyorum.Bunu gerçekten, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne girmesini istemeyen bir grup yaptı" dedi. Özkök, tartışmaya Fogg'un e-mail'lerinin içeriğinden çok, iletişim mahremiyetinin ihlal edilmesi boyutuyla katıldı. İşte Özkök'ün yazısı: "Artık inanıyorum: Bu devlet işi AVRUPA ülkelerinden birisinin Ankara Büyükelçisi geçen gün ziyaretime geldi. Bana, ‘‘Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne giriş sürecini nasıl görüyorsunuz’’ diye sordu. Ben de, ‘‘Biz çok istekliyiz, ama Avrupa Birliği tarafında aynı heyecanı ve arzuyu göremiyorum’’ dedim. Bu cevabım üzerine bana şu ilginç soruyu sordu: ‘‘Acaba gerçek bunun tam tersi olabilir mi? Yani, AB'ye giriş zamanı yaklaştıkça, Türkiye'de bazı kesimlerin direnci de artıyor olamaz mı?’’ Büyükelçi'ye ‘‘Bazı kesimler buna neden direnç göstersin ki’’ diye sordum. Şu yorumu yaptı: ‘‘Çünkü Avrupa Birliği'ne giriş demek, Türkiye'nin birçok konuda egemenlik haklarından vazgeçmesi demektir. Bazı kesimler bunu kabullenmek istemiyor.’’ Doğrusu bu sözler o gün bana çok mantıklı görünmemişti. YAYIN TELEFONLARI Ama Karen Fogg olayından sonraki gelişmelere baktığımda, ben de ‘‘Acaba’’ demeye başladım. Bir kere, Fogg'un e-mail'lerinin ‘‘devlet içinden’’ sızdırıldığına artık kesinlikle inanıyorum. İnandığım ikinci şey ise şu: Bunu gerçekten, Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne girmesini istemeyen bir grup yaptı. Peki bunu kim yaptı derseniz onu bilmiyorum. Kimse üzerine almak istemiyor. Mesela Fatih Altaylı'nın geçen pazartesi akşamı Kanal D'de bu konuda yaptığı ‘‘Teke Tek’’te ilginç bir gelişme oluyor. Doğu Perinçek, ‘‘Bu e-mail konuşmaları beş aydan beri Genelkurmay'ın elinde bulunuyor’’ diyor. Daha program devam ederken, Genelkurmay Halkla İlişkiler Bölümü'nden Kurmay Albay Halil Kalkanlı arıyor ve çok net biçimde şunu söylüyor: ‘‘Genelkurmay'ın elinde böyle bir belge yoktur.’’ Aynı dakikalarda MHP adına Şevket Bülent Yahnici de telefon edip kendi ellerinde bu belgelerin olmadığını söylüyor. Daha önce MİT ve Emniyet de bu yönde açıklamalar yapmıştı. Yani devletin bütün kurumları, bu ‘‘sıcak kestaneyi’’ elinden atıyor. Benim Karen Fogg'un kişiliğine karşı sempatim olmasa da, bu e-mail'lerin içeriğini tartışmayı reddediyorum. Türkiye, yıllardır inanılmaz bir ayıbı tekrarlıyor. İletişim mahremiyetini hiçe sayan bir devlet zihniyeti artık kanıksanmış durumda. Devletin sıradan kuruluşları bile yönetim kurulu salonlarını illegal dinleme böceklerinden, telefon dinleme çetelerinden korumak için milyarlarca lira harcama yapıyor. RESMİ TELEFON SAPIKLARI Ve ne yazık ki, Avrupa Birliği'ne girmeye çalışan Türkiye Büyük Millet Meclisi ve hükümet bu ayıbı ortadan kaldırmak için en küçük adım dahi atmıyor. Ben bu ülkenin geleceğini çağdaş bir Avrupa coğrafyasında gören, çocuklarının böyle bir refah ve demokrasi coğrafyasında yaşamasını isteyen insanlara sesleniyorum. Bu ayıpları telin edin. Şiddetle karşı çıkın. Devletin insanların mahremiyetine burnunu sokan ve bunu işportaya döken birimlerine isyan edin. Çünkü bunlar çocuklarımızın, torunlarımızın geleceğini karartmaya çalışıyorlar. Çünkü o örümcek kafalar ancak ağlarını ördükleri bu kuytularda, karanlıklarda yaşayabiliyorlar. Türkiye Avrupa Birliği üyesi olduğu zaman artık, ağızlarının sularını akıtarak insanların özel konuşmalarını dinleyip tatmin olamayacaklar. Bizse aydınlık bir Türkiye istiyoruz. Bu araştırma bazılarını çok üzecek TÜRKİYE Avrupa Araştırma Vakfı'nın yaptırdığı araştırma, Chomsky ailesinin fertlerini ve Türkiye'den nefret eden azgın azınlık entelijansiyasını herhalde çok mutlu etmeyecek. Türk halkının en güvendiği kurum Ordu. Avrupa halklarınınki de. Yani Türk halkının ‘‘militarist’’ ruhuna lanet okuyanların, bu anketi de okumaları gerekiyor. Türk halkının siyasi kurumlara güvenmemesini sanki çok özel bir durummuş gibi gösterip, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne ve üyelerine ağza alınmayacak sözler söyleyenler de bu anketten mutlu olmayacaklar. Çünkü siyasilere güvensizlik konusunda Avrupa halkları da aynı düşünüyor. Ama orada kimse çıkıp parlamentolara ve siyasilere küfür etmiyor. Türk halkının basına güvenmemesinden inanılmaz keyif alan çevrelere de bu anketi okumalarını tavsiye ediyorum. Aradaki fark fazla değil. Türk halkı yazılı basına yüzde 27 güveniyor. Demokrasinin beşiği Avrupa'da ise yüzde 38. Yani arada sadece 9 puan fark var. Bilgilerinize."

İLGİLİ HABERLER