Dünya
  • 30.4.2003 11:04

''ESKİ AVUPA'NIN DÖRTLÜ ÇETESİ, NATO'YU PUSUYA DÜŞÜRDÜ''

LONDRA - İngiliz ve Avrupa gazetelerinde bugün yer alan haber ve yorumlarda, dün Brüksel'de yapılan toplantıda yeni bir ''Avrupa savunma stratejisi'' oluşturulması çalışmaları değerlendirildi ve toplantıyı düzenleyen 4 ülkenin NATO'ya alternatif arayıp aramadıkları tartışıldı. Bugünkü gazetelerin yorum yazıları ağırlıklı olarak dün Brüksel'de Fransa, Almanya, Belçika ve Lüksemburg'un katılımıyla düzenlenen mini savunma zirvesine ayrılırken ayrıca Kıbrıs'ta yaşanan son gelişmeler, Irak'ın yağmalanan kültür mirası da gazetelerin sayfalarında işlenen konular arasında yer aldı. Times gazetesi Kıbrıs'ta yaşanan son gelişmeleri ''Kıbrıs'ın Berlin Duvarı parçalanıyor'' başlığıyla aktardı. Gazete, ''30 yıllık parçalanmışlığın ardından Kıbrıs'ın 'Berlin Duvarı' parçalanıyor. Binlerce Kıbrıslı karşılıklı olarak sınırı geçerken dün de Rumların Türk kesiminde haftada 3 gün kalabilecekleri açıklandı'' diyen Times, Rum yetkililerin, Kuzey Kıbrıs'ta yaşam standartlarını geliştirmek için harekete geçeceklerini de duyurdu. Bu çerçevede Kıbrıslı Türklerin Güney Kıbrıs'ta çalışabileceklerini, ticaret yapabileceklerini ve sağlık hizmetlerinden yararlanabileceklerini vurgulayan gazete, yaklaşık 750 bin kişinin yaşadığı Kıbrıs'ta 6 gün içinde 108 bin Kıbrıslının sınırı karşılıklı geçtiğini belirterek Lefkoşa Valisi Lellos Dimitriadis'in, ''Bu iş şimdi iki halkın elinde. Onları politikacılar izleyecek'' şeklindeki sözlerini aktardı. ''KURŞUN ASKERLER'' Brüksel'deki mini savunma zirvesi Times gazetesinin yorum sayfasına ''Kurşun askerler'' başlığıyla yansıdı. Gazete, ''Avrupa savunması için bölücü ve gereksiz bir strateji. Bunun işe yaramayacağı kendi içindeki çelişkilerden de görülüyor. Örneğin plan savunma harcamalarının arttırılması için hiçbir öneri getirmiyor. Hatta liderlerden birisi bu uygulamanın masrafları azaltacağını umduğunu bile söyledi. Şimdi önemli olan diğer ülkelerin buna nasıl tepki verecekleri. İngiltere Başbakanı Tony Blair, NATO'yu etkisiz hale getirecek hiçbir planı desteklemeyeceğini açıkladı. Ancak bu plan tam anlamıyla NATO'yu etkisiz hale getirme planı'' dedi. Times'ın dış haberler editörü Bronwen Maddox da bugün aynı konuyu ele alıyor. Maddox yazısına, ''Eski Avrupa'nın dörtlü çetesi NATO'yu pusuya düşürdü'' başlığını attı. Maddox, ''Bu kez NATO'nun ölümünden bahsetmek çok da abartılı olmaz. Amerika Birleşik Devletleri yetkilileri Tony Blair'in NATO'yu koruyan açıklamalarına temkinli bir iyimserlikle yaklaştı ancak bu plan gerçek olursa, NATO yok sayılmış olacak. Amerika, Avrupa'nın daha fazla sorumluluk almasını istiyordu. İşte şimdi Amerika'yı ve büyük olasılıkla İngiltere'yi dışarıda bırakan bir oluşumla karşı karşıyayız. Dün yapılan toplantının temel olarak bir gövde gösterisi olduğu doğru ancak NATO doğrudan isabet aldı'' dedi. Dört ülkenin gerçekleştirdiği toplantının ardından yapılan açıklamada savunma konularında tüm Avrupa Birliği ülkelerinin, üzerinde anlaşmaya vardığı temel noktalardan farklı birşey olmadığını yazan Independent ise, yazısını ''Ama amaç bu değildi. Bu, başlangıçta İngiltere'nin uzak durmaya çalıştığı, ardından yok saydığı en sonunda da 'işe yaramaz' diyerek kınadığı bir toplantıydı. Toplantının hemen öncesinde Tony Blair, Avrupa Birliği içinde, Amerika Birleşik Devletleri karşıtı güç odakları oluşturulmasının tehlikelerine dikkat çekmişti. Bu uyarının ardından toplantının yapılmış olması bile başlı başına önemli. Ayrıca Fransa, Almanya, Belçika ve Lüksemburg, yeni bir Avrupa savunma politikasının etrafında oluşabileceği bir çekirdek oluşturmuş oldular. NATO'nun önemine dikkat çekilse de, varılan anlaşmayla NATO'dan bağımsız çalışacak bir Avrupa ordu karargahı kurulması da benimsendi. Ancak şimdi İngiltere, Avrupa Birliği'nin en büyük askeri gücü olarak, kendisi olmadan, Avrupa savunmasının nasıl şekilleneceğini sorgulayacak'' diye sürdürdü. Fransa'nın Le Monde gazetesi, 4 ülke liderinin, diğer Avrupa Birliği üyelerini beklemeden aldıkları kararları açıklamaya karar verdiklerini, ancak yapılan açıklamalarda İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri'ni ''üzmemeye'' özen gösterildiğini yazdı. Le Monde, toplantıyı ''İngiltere Başbakanı Tony Blair, Avrupa Birliği'nin Amerika Birleşik Devletleri'yle yakınlaşması gerektiğini düşünüyor. Ancak Fransa gibi daha hırslı ülkeler, Avrupa'nın güçlenmesini ve Washington'a karşıt bir güç oluşturmasını istiyor'' diye değerlendirdi. Paris merkezli Le Figaro, ''NATO ile yarışma isteğinde olmadıklarını açıklasalar da, liderler Amerika Birleşik Devletleri'nden bağımsız bir Avrupa savunma sisteminin temellerini attı'' diye yazdı. Almanya'da yayımlanan Frankfurter Allgemeine Zeitung bu toplantıyla yeni bir dönemin başladığını belirtti ve toplantıya katılan 4 ülkenin Avrupa'nın güvenliği ve savunması için kapıyı açtığını ve zaman içinde Avrupa Birliği üyesi ülkelerin çoğunun, belki de tamamının bu kapıdan gireceğini'' söyledi. Yine Almanya'dan Sueddeutsche Zeitung, toplantı sonucunda yayımlanan bildirinin görece mantıklı olduğu görüşünü savundu. Ancak sadece 4 ülkenin bu toplantıya katılmasını yeterli görmeyen gazete, ''Avrupa Birliği'nin kurucusu 6 ülke bu toplantıya katılsaydı bu çok önemli bir sembol olurdu'' yorumunu yaptı. İspanya'da yayımlanan gazeteler bu yeni oluşumun NATO'ya rakip olduğu görüşünde birleşti. El Mundo gazetesi, ''Fransa ve Almanya, NATO'nun dışında bir askeri oluşum konusunda anlaştı'' derken El Periodico, ''Paris ve Berlin NATO'ya alternatifte anlaştı'' başlığını kullandı. ''TETİKÇİNİN GÖLGESİ'' Guardian gazetesi Bağdat'ın batısındaki Felluce kasabasında Amerikan askerlerinin ateş açmasının ardından 13 sivilin yaşamını yitirdiği olayı yorum yazılarına ''Tetikçinin gölgesi'' başlığıyla yansıttı. Gazete, ''Irak'ta savaş bitti ancak Amerikan askerleri farklı sebeplerle sivilleri öldürmeye devam ediyor. Ancak Felluce'deki olay inanılmaz boyutlarda. Böyle felaketleri ve güvenlik sorunlarının artmasını engellemek için bir an önce, tercihen Birleşmiş Milletler gözetiminde bir soruşturma açılmalı ve işgal güçlerinin Cenevre Sözleşmesi'yle üstlendikleri sorumlulukları yerine getirmesi sağlanmalıdır'' dedi. ''ADALETİN, ADELETSİZLİĞE DÖNÜŞTÜĞÜ NOKTA'' Daily Telegraph gazetesinin yorum yazılarından birisi ''Amerika'nın çocuk mahkumları'' başlığını taşıyor. Afganistan savaşının ardından Küba'daki Guantanamo Körfezi Üssü'nde tutulan esirlerden en az üç tanesinin 13-15 yaşlarında olduğunun Pentagon tarafından kabul edilmesinin ardından yaşanan tartışmaları değerlendiren gazete, ''Ortada yanıt verilmesi gereken ciddi suçlamalar var'' dedi. Gazete, ''Savaş esirlerine işkence eden ve idam eden Saddam Hüseyin kadar kötü olmamak yeterli değil. Amerika Birleşik Devletleri, başlattığı savaşların haklı olduğunu gösterecek şekilde davranmalı. Washington Guantanamo'da tutulan esirlerle ilgili üç sav öne sürüyor. Birincisi, bu kişiler düzenli bir ordunun askeri olmadıkları için Cenevre Sözleşmesi'ndeki savaş esiri statüsünden yararlanamazlar; ikincisi, bu kişilerin hepsi iyi muamele görüyor; üçüncüsü ise bu kişilerin terör örgütleri konusunda bilgileri olabilir ve onları gerektiği gibi sorgulamamak sorumsuzluk olur. Bütün bu iddiaların dayanakları var. Ancak bu şüpheliler 18 aydır Küba'dalar. Unutulmamalı ki, geciken adaletin, adaletsizliğe dönüştüğü bir nokta vardır'' dedi.

İLGİLİ HABERLER