Ekonomi
  • 27.2.2003 09:55

FAİZ DİRENİYOR...

Seçimden sonraki ilk iki ayda 15 puana yakın düşerek yüzde 50'ye gerileyen Hazine'nin ortalama iç borçlanma faizi bu yıl başıyla birlikte yükseldiği yüzde 55-56 seviyesinden aşağı inmeye direniyor. İlk iki ayın ortalama iç borçlanma faizi yüzde 20 olan enflasyon hedefine göre yüzde 30 reel faiz anlamanı geliyor. Hazine Müsteşarlığı'nın ihale yöntemiyle yaptığı iç borçlanmalara ilişkin verilera göre şubat ayında yapılan dört ihalenin yıllık ortalama basit faizi yüzde 52.7, yıllık ortalama bileşik faizi ise yüzde 55 olarak gerçekleşti. Hazine, şubatta yaptığı dört ihalede toplam 5 katrilyon 976 trilyon lira net borçlanmaya gitti. İhale sonrası kamuya yapılan satışlar da dikkate alındığında toplam borçlanma 6 katrilyon 946 trilyon lira düzeyinde oluştu. Şubat ayı borçlanmasının ortalama vadesi ise 280.4 güne kadar uzadı. Ocak ayında ise iç borçlanmanın ortalama yıllık basit faizi yüzde 52.6, ortalama yıllık bileşik faizi ise yüzde 56.7 olarak gerçekleş, ortalama vadesi de 262 gün olarak hesaplanmıştı. İLK İKİ AYLIK ORTALAMA Ocak ve şubat aylarındaki toplam borçlanmanın ortalama yıllık basit faizi ise yüzde 52.6 olarak hesaplandı. İki ayın borçlanmasının ortalama yıllık bileşik faizi ise yüzde 55.9 düzeyinde gerçekleşti. Bu dönemdeki borçlanmanın ortalama vadesi ise 270 gün olarak hesaplandı. REEL FAİZ Son iki ayda yüzde 55-56 oranları arasında seyreden ortalama iç borçlanma faizi yüzde 20 olan bu yılki enflasyon hedefine göre yüzde 29 düzeyinde bir reel faiz anlamına geliyor. Özellikle şubat ayında yapılan borçlanmaların büyük bölümü sabit faizli ve bir yıl vadeli olduğu için eğer enflasyon yüzde 20'ye kadar inerse, söz konusu tahviller tasarruf sahiplerine yüzde 29 oranında bir reel getiri sağlayacak. Kasım 2002 seçimlerinden önce yüzde 65 seviyesinde bulunan Hazine ihalelerindeki ortalama iç borçlanma faizleri seçimden hemen sonra yüzde 52.7'ye, aralıkta ise yüzde 50.4'e kadar düşmüştü. Ancak piyasalarda ilk iki ayda 15 puanlık faiz düşüşüne neden olan iyimser hava ocak ayıyla birlikte dağılmış ve faiz oranları 5 puandan fazla bir yükseliş göstermişti. Irak krizi, IMF ile ilişkiler ve bakanların başlangıçta yaptığı kimi çelişkili açıklamalar, enflasyon oranında yükseliş gibi nedenlere ocakta yaşanan bu yükseliş şubatta durdu. Faiz oranlarının bu noktadan yeniden aşağı doğru dönebilmesi için IMF ile yeniden anlaşmaya varılması, 2003 bütçesi ve ABD ekonomik yardımı ile ilgili görüşmelerin sonuçlarına endeksli gözüküyor. ABD'den sağlanacak hibe ve buna bağlı kredilerin Hazine'nin iç piyasa üzerindeki baskısını hafifleterek faiz oranlarını aşağı doğru çekebileceğine dikkat çekiliyor. Bu arada, Merkez Bankası'nın da beklenen enflasyona göre belirlediği gecelik borçlanma faizlerini uzun bir süredir yüzde 44 seviyesinden aşağı çekmemesi de faiz oranlarının bir süre daha bu noktada seyredeceğine işaret ediyor.

İLGİLİ HABERLER