Spor
  • 19.10.2019 11:23

Falcao ile Andone beraber oynamalı

Galatasaray'a yeni formül! Falcao...

Süper Lig'in 8. haftasında Galatasaray, sahasında Sivasspor'u 3-2 mağlup etti.

Bu maçın ardından yazarlarımızdan Uğur Meleke ve Kanat Atkaya değerlendirmelerde bulundu.

Öncelikle her iki takımın hocalarına ve oyuncularına bu tempolu ve keyifli müsabaka için teşekkür etmek gerek. Milli araya Alanya-Beşiktaş ve FenerbahçeAntalya gibi iki harika maçla girmiştik. Dün de Seyrantepe’de bir başka canlı, eğlenceli, kora kor 90 dakika izledik hep birlikte. Tabii ki bu güzel maçın doksan dakikası 11’e 11 oynansaydı, başka bir hikâye olabilirdi. Sivasspor, 2-0 geride olmasına rağmen Cofie’nin kırmızı kartına kadar kesinlikle oyunun içindeydi. Zaten o dakikada iki takımın şut sayısı da eşitti (9-9)... (Uğur Meleke)

Son 42 dakika 10’a 11 oynamalarına rağmen mükemmel mücadelelerini de sürdürdüler. Hafta içinde Rıza Çalımbay, geçmişte kendisine sahip çıkmayan Beşiktaş yönetimine sitem etmiş ve “eğer benim arkamda durulsaydı, Beşiktaş’ın Fatih Terim’i ben olabilirdim” demiş. Beşiktaş belki Çalımbay’ın bu hayalini gerçekleştiremedi; ancak Rıza Hoca, Sivas’la yeni hayaller kurmalı bence. Çok yakında Süper Lig’den bir altıncı şampiyon çıkabilir ve bu apolet için Alanya ve Malatya ile birlikte bu Sivasspor da güçlü aday.

GENERAL-ASKER DENGESİ

Galatasaray için de birçok pozitifin bir arada olduğu bir akşamdı dün. Öncelikle hareketsiz durağan Gençlerbirliği maçıyla bu Sivas karşılaşması arasında oluşan gece gündüz derinliğindeki farkı açıklamaya çalışalım: Paris St. Germain ve Gençlerbirliği maçlarına Galatasaray 31 yaş ortalamalı ekiplerle çıkmıştı. Dünkü 11’in yaş ortalaması ise 27’nin biraz üstündeydi. PSG ve G.Birliği maçlarında +33 oyuncu sayısı 6 iken, dün ikiye inmişti. Tabii ki mesele sadece rakamlar değil.

Ne 35’likler var, 20’liklerden daha genç! Ancak Galatasaray’daki sıkıntı, general sayısının fazlalığı. Dün sahada general asker dengesi sağlanınca oyuna dinamizm geldi. î Tek santrforlu bir oyunda, ileri uç adamının hareketliliği, takım ritmini doğrudan etkiliyor. Dün Andone olağanüstü hareketliydi, bir sola, bir sağa koştu, aldı-verdi, baskı yaptı, didindi durdu kısacası.

Rumen oyuncu, Brighton’da Murray’nin muhteşem sezonunun gölgesinde pek şans bulamamıştı, belli ki futbolu çok özlemiş. Aslında onun bu gezgin oyununu görünce Falcao ile de pekala iyi bir ikili oluşturabileceklerini düşündüm. Falcao, Monaco’da onlarca maçta Mbappe, Jovetic, Germain gibi partnerlerle 4-4-2’de oynamış, hem atmış, hem de attırmıştı. Çalışkan ve arzulu Andone ile de ritim bulabilirler pekala.

Eğer ilk 20 dakikada Muslera ayakta kalmasaydı başka bir hikâyesi olabilirdi maçın… Galatasaray, biraz mecburiyetten (sakatlar, milli maç yorgunları vb), biraz da önceki haftalarda Terim’in güvendiği dağlara kar yağdıranların kızağa çekilmesiyle ‘değişik’ bir kadro çıktı Sivasspor karşısına. (Kanat Atkaya)

Maça çıkarken ligde ikinci sırada bulunan, Galatasaray’ın iki katı (12) gol atmış olan rakip hiç yabana atılacak türden değildi. Amacım Rıza Çalımbay ve öğrencilerinin başarısına gölge düşürmek değil elbette ama… Düne kadar sadece 6 gol üretebilmiş olan ve bu 6 golün yarısını da zaten bir maçta atmış olan Galatasaray’dan fazla skor üretmiş olmak pek de büyük bir meziyet sayılmayabilir! 21. dakikada ‘ani gelişen atakta’ Andone’nin birinci sınıf vuruşuyla gelen gole kadar net pozisyonlar yakalayan ve ne yaptığı belli olan, planını doğru uygulayan taraf da Sivasspor’du. Hızlı çıkışlarla hantal Galatasaray savunmasını perişan eden Fernando Andrade ve bu yılın parlayan isimlerinden Mert Hakan Yandaş ile golü kokladıysa da Muslera’yı aşamadı Sivas.

OYUN ŞAHANE Mİ, HAYIR

Ve o klasik kural devreye girdi: Atamayana atarlar! Florin Andone önce 21. dakikada şahane bir şut ile biriken stresi dağıttı, ardından kendisine yapılan faulle kazanılan penaltıyla farkı 2’ye çıkardı. İkinci perde açılırken Isaac Cofie’nin ikinci kez sarı kart görerek takımını 10 kişi bırakması, Galatasaray’ı elbette daha da rahatlattı. Ancak malumunuz, 10 kişilik rakip önünde 2 farkla öne geçmek bile Galatasaray taraftarının rahat maç seyretmesini sağlamaya yetmiyor bu sezon. Sivasspor’un skoru 2-1’e getiren golü “Yine diken üstünde seyredeceğiz maçı” endişesini tetiklerken Babel’in golü geldi neyse ki.

Bu arada Babel’e birileri tribüne ‘trip atmanın’ pek de iyi bir fikir olmadığını bugüne kadar öğretemediyse bir an önce kendi öğrensin derim! Neticede Galatasaray kritik maçlar öncesinde önemli ve ‘şart olmuş’ 3 puanı cebine koydu.Oyun şahane mi? Hayır. Ama bu galibiyete çok ihtiyaç vardı ve maksat hâsıl oldu…

3 PUANIN ÖRTEMEDİĞİ GERÇEKLER 

Muslera büyük bir karakter, iyi bir kaleci… Nzonzi önemli bir kazanım, bir serinkanlılık abidesi… Andone 2 gol atarak işini yapmış olmanın rahatlığını yaşaması gereken bir golcü…

Peki ya diğerleri? Fırsat formasını sırtına geçirip sahaya çıkanlar?

Peki bu tedirgin savunma, bu ciddiyetsiz futbol? 3 puan bazı gerçekleri örtmeye yetecek gibi durmuyor açıkçası. 3-1 kazanmak üzere olduğu bir maçtan daha beraberlikle ayrılması işten değildi Galatasaray’ın. 8 hafta geçmiş, koca Galatasaray’ın averajı ancak “+1” olmuş… Terim ve ekibi kendi formları sorgulanmaya başlamadan bir çözüm bulmalı problemlere. Yoksa kaos kapıyı çalıyor; benden söylemesi…

Yorum Yazın

İLGİLİ HABERLER