Gündem
  • 7.4.2017 00:17

FETO'cu teğmen!.. Allah her devlete bizim gibi terörist nasip etsin

FETÖ/PDY'nin 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında, 1 kişinin şehit olduğu ve 16 kişinin de yaralandığı Bayrampaşa Çevik Kuvvet Müdürlüğü'nü işgal girişimiyle ilgili 18'i rütbeli 58 askerin 3'er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle yargılandığı davanın üçüncü duruşmasında 10 sanık savunma yaptı. Duruşma yarına ertelendi. Sanıklardan Tutuklu üsteğmen Kurtuluş Kara, savunmasında 'Yaşlı bir amca tankın üzerine çıkarak bana Türk bayrağını uzattı. Bayrağı öperek alnıma koydum. Ben teröristsem Allah her devletin başına benim gibi terörist versin' dedi.

İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesi’nin baktığı, Silivri Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi karşısındaki duruşma salonunda yapılan duruşmaya 18 tutuklu sanık katıldı. İlk iki duruşmada savunmaları tamamlanan tutuksuz yargılanan erler duruşmaya gelmedi. Olayda yaşamını yitiren Ümit Yolcu’nun ağabeyi Aydın Yolcu ve avukatı duruşmada hazır bulundu. Duruşmaya sanıkların yakınları izleyici olarak katıldı. Duruşmada 2’si tutuksuz 10 sanık savunma yaptı.

“SİLAH SESİ DUYUNCA SALDIRI OLDUĞUNU DÜŞÜNDÜK”

Savunmasını yapan tutuklu sanıklardan uzman erbaş Necmettin Dalkılıç, 3. Kolordu Komutanlığı’ndan telefonlarına “terör saldırısı” olacağı şeklinde mesaj geldiğini belirterek “Garajlar bölgesine gittiğimde hazırlıkların yapıldığın gördüm. Samet Astsubay vardı, bana Atatürk Havalimanı’na terör saldırısı yapılacağını söyledi, bunun üzerine silahları almamız emredildi. Üsteğmen Kurtuluş Kara ise, çevik kuvvete gideceğimizi söyledi. Nereye gideceğimizi o an öğrendim. Çevik kuvvetin önüne geldiğimizde Yusuf Sarı bizi durdurdu, tankın nerede duracağını gösterdi. Yolun kenarına park ettik. Yusuf Sarı, tankın yönün yola doğru çevrilmesini söyledi. Silah sesi duyunca saldırı olduğunu düşündük. Tankı üstüne çıkıp etrafa bakmaya çalışıyorduk. Hakan Uzman bizi aradı, ‘asker polise darbe yapıyormuş’ dedi. Şaşırdım. Emre Astsubayı aradım ulaşamadım. Sonra Kurutuluş Kara’yı aramaya çalıştık ona da ulaşamadık. Sonra polis tankın üzerine çıktı. Polisi görünce sarıldım. Kordon açtılar içeriye soktular bizi teslim olduk” dedi

“FETÖ İLE İRTİBATIM OLMADI”

Duruşmada savunmasını yapan üsteğmen Kurtuluş Kara olay günü 3. Tank Bölük Komutanı olduğunu belirterek “FETÖ ile bir ilgim ve irtibatım olmadı. Okullarına veya dershanelerine gitmedim. ByLock programını kullanmadım. Mesleğe, kişilerin veya cemaatlerin yardımıyla değil, bileğimin hakkıyla geldim. Olay günü harp akademilerinde kurmay sınavı kursundaydım. Kurs sonrası Esenler’deki evime gittim. Tabur komutanı aradı, birliğe dönmemi istedi. O tarihte bölüğümüzdeki tek subay bendim. Tanklar hazırlanmış, mazot ikmali yapılmıştı. Tabur Komutanım Serbülent Eken, bize DAEŞ’in saldırı yapacağını söyledi. Söz konusu toplantıda konuşulan da budur. 3. Kolordu’dan 10 ayrı ilçede terör eylemi yapılacağı mesajı bana da gelmişti. Bu sırada kışlada silahın kaybolduğu ve bu nedenle ikinci bir emre kadar kimsenin kışlayı terk etmemesi söylenmişti. Saat 8.30 sularında tabur komutanı beni aradı. ‘Hangi araç hazırsa Çobançeşme kavşağını kapatsın, bombalı araç saldırısı olabilir’ dedi. Daha sonra tekrar arayarak çevik kuvvete gideceğimizi ve Kadir Yıldız’ın emrine gireceğimizi söyledi. Çevik kuvvetin önüne gittik. Halk, tankları görünce ilk bize yöneldi. ‘Asker kışlaya’ diye bağırıyorlardı. Bence yaptığım ilk hata halkın uyarmasına rağmen tankın yanından ayrılmamamdı. Bunu da görev bilinci ve sorumluluğuma bağlıyorum. Halka, ‘Bu tank benim namusun’ dedim. Dinlemediler ve tankın üzerine çıktılar. Kimseye zarar gelsin istemedim. Darbe amacıyla hareket etseydim, mühimmatlar var daha kötü şeyler olabilirdi. Kimseye silah doğrultmadım. Ateş etmedim, bu doğrultuda da kimseye emir vermedim” dedi.

“HALİSDEMİR’İN KOMUTANI KAHRAMAN OLDUĞU İÇİN KAHRAMAN OLDU”

Tutuklu üsteğmen Kurtuluş Kara, “Yaşlı bir amca tankın üzerine çıkarak bana Türk bayrağını uzattı. Bayrağı öperek alnıma koydum. Ben teröristsem Allah her devletin başına benim gibi terörist versin. Bayrak öpen terörist. Oradakilere hain olmadığım hatta Güneydoğu’da görev yaptığımı söyledim, fakat beni dinlemediler. Birisi tankın üzerine çıkıp silahımı almak istedi. Paçamdan çekenler oldu. Tanktan aşağıya düştüm. Koşarak karakola gittim ve teslim oldum. Çevik kuvvet önünde suç teşkil edecek bir şey yapmadım. İddianamedeki suçlamaları kabul etmiyorum. Bu dönemde komutanı hain olanın kendisi de hain oluyor. Komutanı kahraman olanın kendisi de kahraman oluyor. Ömer Halisdemir’in komutanı kahraman olduğu için kendisi de kahraman oldu. Bizim komutanımız hain olduğu için biz de hainlikle yaftalandık. Atatürkçü bir subay olarak yetiştim. Atatürkçülükten yargılayacaksanız 8,5 aydır içeride yatıyorum hala ıslah olmadım. Atatürkçülükten 18 ay daha yatarım” şeklinde konuştu.

“BİZ DE KANDIRILDIK”

Duruşmada ifade veren tutuklu sanık Murat Güneş, 17 yıllık uzman Erbaş olduğunu belirterek, “Terör eylemi alacağı şeklinde ihbar nedeniyle çevik kuvvete yardıma gittik. Fakat ilerleyen zamanlarda Kadir Yıldız “Sıkıyönetim ilan edildi. Sivil halk eve dönsün” dedi. Halk ise “ne yani darbe mi yapıyorsunuz” dedi. Ben o anda darbe olduğunu öğrendim. Gittim teslim oldum. Ülkemiz gibi biz de bilmiyorduk, biz de kandırıldık. Bu oluşumun bu hainlerin içinde olmadığım için teslim oldum” dedi.

“DARBE NEDEN BAŞARILI OLMADI?”

Mahkeme Başkenı Hulusi Pur’un “sen 17 yıllık askersin. Bu işin mutfağındasın. Bu darbe neden başarılı olmadı” sorusuna sanık Murat Güneş, “Bizim gibi vatanını milletini seven insanlarla bu işin yapılamayacağını hesap edemediler” dedi. Mahkeme başkanının, “Hain dediklerin kim?” sorusuna ise sanık Murat Güneş, “Bizi oraya götürenler, kandıranlar Kadir Yıldız ve Yusuf Sarı” dedi.

Diğer sanıkların savunma yapması için duruşma yarına ertelendi.

İDDİANAMEDEN

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu tarafından hazırlanan 273 sayfalık iddianamede, çevik kuvvet önünde şehit edilen Ümit Yolcu maktül, Birol Tarlacı adlı vatandaş mağdur, 15 kişi ise müşteki olarak yer alıyor. İddianamede, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında FETÖ mensuplarının stratejik öneme sahip kurum ve kuruluşları hedef aldıkları, bunlardan birinin de Bayrampaşa Çevik Kuvvet Müdürlüğü olduğu belirtiliyor. İddianamede, 18’si tutuklu 58 asker hakkında, “Türkiye Büyük Millet Meclisini ve hükumetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme” ve “Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme” suçlarından 3’er kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isteniyor. Yine tüm şüpheliler hakkında, “Silahlı terör örgütü üyeliği” suçundan da 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. Şehit Ümit Yolcu’nun öldürülmesi ve 16 kişinin de yaralanması olaylarına ilişkin ise bazı askerler hakkında, “Kasten öldürme, yaralama ve tehdit” suçlarından da değişik oranlarda hapis cezaları isteniyor.

 

İLGİLİ HABERLER