Yaşam
  • 27.5.2004 09:07

GALA'YA SOYUNAN ZEYNEP ÖZAL, AŞK YAŞADIĞI BAKANI AÇIKLADI

Babam Başbakan'dı. Parti içinde bir sürü bekar milletvekili ve bakan vardı. Araya çöpçatanlar giriyordu. Cavit Kavak'la bir yemekte tanıştırıldık. 2 ay flört ettik. Bana evlenme teklif etti. Sıradan bir politikacı değildi Turgut Özal... Politik ve ekonomik atılımları Türkiye'ye çağ atlatırken, aile yaşamıyla da tabuları yıktı. Maaile basının önünü çıkmaları, elele göz göze poz vermeleri ilk onlarda gördük. Semra Hanım da bildik başbakan eşlerine benzemiyordu. Aktif, lafını esirgemeyen, ''Kocamın bir adım gerisinde kalayım'' zihniyeti taşımayan farklı bir first lady oldu. Özallar'ın bu sıradışı gözüpek karakterleri bence en çok da kızları Zeynep'e geçmişti. Uslu, mazbut, sırça köşkünde bir başbakan kızı görüntüsü vermedi hiç... Bu yüzden Özal hanedanının yaramaz, başına buyruk kızı olarak tanındı. ''Anılarımı anlatacağım'' dediği gün kıyamet koptu... Zeynep Özal, yaşamını anlatmak istiyordu. Çünkü yıllar içinde yanlış tanındığına inanıyordu. Erkan Özerman bu kitabın yazarlığı için teklif getirdiği ilk gün hiç düşünmeden 'evet' dedim. Sıradan bir anı kitabı değildi bu... Özal Ailesi'nden biri, ilk kez anlatacaktı merak edilenleri... Aylar boyunca sabahın ilk ışıklarına değin konuştuk. Tüm merak edilenleri sordum, Zeynep Özal içtenlikle cevapladı. Ortaya sadece bir kadının özel hayatına değil, bir devrin perde arkasına da ışık tutan bir kitap çıktı. Grinet Yayınevi'nden ''Bir kadın Birkaç Hayat'' 1 Haziran'da piyasada olacak. * Hayatınızın bilinmeyenlerini neden paylaşmak istediniz? Aslında ben de sıradan bir genç kız, kadın, anne gibi yaşadım. Bir Türk kadınının başına gelebilecek olaylar geldi başıma... Ama benimkiler göze battı, çoğu kez yanlış aksettirildi. Bu kitapla gerçek Zeynep'i anlatmak istedim. Çünkü yeni tanıştığım her insanın ilk tepkisi ''Aaa biz seni böyle tanımıyorduk'' oluyor. Uçarı, inatçı, asi olarak anlatıldım. Doğru; ben kendi bildiğim gibi yaşadım her şeyi... Ama sadece göz önünde olduğum için attığım her adım sansasyon oldu. Bu kitapta gerçek Zeynep ortaya çıkacak ve bundan büyük mutluluk duyuyorum. * Anlattıklarınızın ne kadarı sansürlü? Hayır hiç bir şeyi sansürlemedim. Her yaşın düşüncesi farklı elbette... Geriye dönüp baktığımda niye öyle yaptım diyebiliyorsun. Tüm bunları açık yüreklilikle gözler önüne serdim. * Kitabın hazırlanma aşamasında ailenizin bu fikrinize karşı geldiği hatta kardeşiniz Ahmet Özal tarafından tokatlandığınıza dair bir takım haberler yapıldı Biz ailemizde ne babamızdan ne de annemizden şiddet görmedik. Hele hele kardeşler arasında asla böyle şeyler yaşanmaz. Herkesin yaşantısı ayrıdır ve herkes birbirine saygılıdır. Sen de biliyorsun annem kızmak bir yana pek çok konuda yardımcı oldu. Hatırlayamadığı tarihleri ve bazı detayları o söyledi. * Yaşadığınız ilişkileri de açık yüreklilikle dile getirdiniz. Bir eski bakanla flörtünüz mesela... Evet herkes bu bakanın kim olduğunu çok merak etti. Bu kişi Cavit Kavak'tır... Babam Başbakan seçildiğinde parti içinde bir sürü bekar milletvekili ve bakan vardı. İnsanın hiç aklında olmasa da araya bazı çöpçatanlar giriyordu. Cavit Kavak'la bir yemekte tanıştırıldık. O dönem ilk eşimden ayrılmıştım. O da ben de bekardık. Hafif bir flört dönemimiz oldu. 2 ay sonra bana evlenme teklifinde bulundu. Çok efendi bir insandı. Adnan beni türkücüden kıskanıp ağzıma silah soktu * Üçüncü evliliğinizi yaptığınız Adnan Güngör'den gördüğünüz şiddet kitabın en çarpıcı bölümlerinden birini oluşturuyor. Adnan Bey'in açıklamalarınıza tepki vermesinden çekiniyor musunuz? Bilemiyorum. Yanlış bir şey söylemedim. Evliliğimizin sonunda bu tip olayları yaşadık. İçkili oluyordu. Bir de bana hiç güvemiyordu. Evet şiddet uyguluyordu açıkçası sık sık dayak yedim ondan. Ama ertesi gün üzülüp pişman oluyordu. Benim hatam ayrıldığım bir erkekle tekrar birlikte olmamdı. Bir keresinde beni bir türkücüden kıskanıp olay çıkardı. Öyle gözü dönmüştü ki ağzıma silahını soktu... Hala boşamadın mı o kadını? Babaannem annem hakkında sürekli menfi konuşurdu. Bana 'Senin annen yemek yapmasını bilmez' derdi mesela... Her gördüğünde babama ilk sözü 'Hâlâ boşamadın mı o kadını' olurdu. Evine ziyarete gittiğimizde babamın karşısına geçer, sürekli annemi kötüler o da kafasını bile kaldırmadan gazetesini okurdu. Çıkışta tembihlerdi beni: Kızım ne yapacaksın sonuçta anne... Atsan atılmaz, satsan satılmaz. Sen sakın söylediklerini annene anlatma... İslam Konferansı'na geldiler, içki sipariş ettim Babam Başbakan Yardımcısıyken annemle İslam Konferansı'na katılmak üzere Suudi Arabistan'a geliyordu. Annem Türkiye'den ne istediğimi sordu, içki getir dedim. 'Yakalanırsak skandal olur, baban duyarsa kıyameti koparır' diye kabul etmedi. Ertesi gün karşılamak için havaalanına gittik. Babam her zamanki gibi güleryüzüyle bize el salladı. Annem ise inanılmaz gergindi. Elinde büyük bir makyaj çantası vardı. Araplar elinden çantasını almak istiyor, o ise vermemek için müthiş bir mücadele içindeydi. Anladım ki içkiler bu çantada. Babam Tayyip Bey'i, ANAP'A çağırmıştı Tayyip Erdoğan'ın yıldızı parladığı bir dönemde babama nasıl biri olduğunu sormuştum. 'Çok akıllı, istikbali çok parlak... Gel bizim partiye katıl dedim. Size sevgim ve saygım sonsuz ama benim yolum ANAP değil, Refah yolu diye kabul etmedi bu teklifimi' demişti. VATAN

İLGİLİ HABERLER