DNA'sı farklılaştırılan tahıllar, belli böcek öldürücülere karşı daha dayanıklı kılınarak, tarlalardaki zararlı bitkilerin yok edilmesinde daha etkin bir ilaçlama olanağı sağlıyor. Araştırmanın yöneticisi Doktor Jeremy Sweet, ilaçlamada belli zararlı otların kontrollü biçimde hedeflenebildiğini söyleyerek 'çevreye zararı olmayan bu yöntem, çiftçiler için daha karlı bir seçenek' dedi.
Söz konusu araştırmanın tek başına İngiltere'de ya da bir başka ülkede genetik müdahaleye uğramış tarım ürünleri konusunda bir politika değişikliğine yol açması beklenmiyor. Fakat bu araştırma sonucunun, ürünlerinin çevreye bir zararı olmadığını savunagelen biyoteknoloji şirketlerini güçlendireceği tahmin ediliyor.
AB genelinde kamuoyu, biyoteknolojik tohumlardan üretilen gıdaya insan sağlığına ve çevreye olası zararlı etkileri nedeniyle şüpheyle yaklaşıyor. AB'nin konumu, genetik yapısı değiştirilmiş tohumların ekimiyle ilgili kararların, kamuoyunun korkularına göre değil, tamamen bilimsel verilere dayanarak alınması yönünde. Avrupa'nın yaklaşımı, en başta Afrika'da olmak üzere diğer ülkelerin bu konudaki politikalarını da doğrudan etkiliyor. Çünkü Avrupa'da tüketilen birçok gıda ürünü, bu ülkelerden geliyor.
İngiltere'deki araştırma, biyoteknoloji şirketleri ile İngiltere hükümeti tarafından ortaklaşa finanse edilmişti. Çevreci gruplar, bu nedenle, muhtemelen araştırma sonucunun güvenilirliğini sorgulayacak.




