Enver Abi'nin hainleri
Lise öğrencilerine müjdeli haber!..
Stratejik kent Esed'in eline geçti

3 AYDA 45 KİLO VERDİ BU HALE GELDİ

İşletme yüksek mühendisi Fatoş Birol, parasını, işini ve eşini kaybedince yemeğe sığındı. 102 kiloya çıkan ve adım atamaz hale gelen Birol, pes etmedi ve tam 45 kilo vererek, bir zamanlar kaçtığı dostlarına "İşte irade bu" dedirtti.
O kadar çok yemek yiyordum ki bir de baktım 102 kiloyum. Astım krizleri geçiriyor, adım atamıyordum. Hayatımda bir şeyler tükeniyordu sanki. O dönem 'ölmek işte bu' diye düşündüm

Kilolardan da sağlık sorunlarından da kurtuldum. Şimdi zayıflığın tadını çıkarıyorum. İstediğim gibi giyiniyor, gönlümce eğleniyorum. Dostlarım irademe çok saygı duyuyor ve benimle dışarı çıkmak için yarışıyorlar. Müthiş bir duygu bu.

102 kilonun büyük bölümünü ilk üç ayda verdim. Bir yılın sonunda ise 57 kiloya indim. Bu mücadeleyi Dr. Kuşhan'ın merkezinden başka bir yerde kazanamazdım. ,ş hayatına son verdim. Şimdi yaşama zamanı. Hayalim dünyayı gezmek. Sırt çantamı yüklenip Uzak Doğu turuna çıkmak istiyorum.

Berlin Üniversitesi mezunu Fatoş Birol, kızının doğumuna kadar mankenleri kıskandıracak denli ince ve zarifti. Ancak hayat planladığı gibi gitmedi. Önce bankadaki parasını batırdı, sonra işinden ve eşinden ayrıldı. Herkesten kaçıp yalnızlığa sığındığında, artık tek dostu yemek ve çikolataydı. Yalnızlıkla birlikte kilolarla da dost olduğunu farkettiğinde ise tam 102 kiloydu. Ama yılmadı; 'işte ölmek bu' diye düşündüğü bir anda, valizini toplayıp Dr. Muzaffer Kuşhan'a koştu. Adım atamaz halde geldiği zayıflama merkezinde, kilolarının büyük bölümünden ilk üç ayda kurtulmayı başaran Birol, adeta irade gösterisi yaparak herkese 'pes' dedirtti. Bir yılın sonunda tam 45 kilo vererek 57 kiloya inen Birol, şimdilerde 50'sinde bir genç kız. Çantasını yüklenip Uzak Doğu turuna çıkmaya hazırlanan Birol, bakın kazandığı zaferi nasıl anlatıyor…

"İyi eğitimli ve bilinçli birisiniz. Üstelik ilk gençlik yıllarınızda bir manken kadar zarifmişsiniz. Ne oldu da bu kadar kilo aldınız?

Kilo almamın en büyük nedeni, iş hayatında yaşadığım stresti. Önce bankadaki paramı kaybettim, ardından yöneticilik yaptığım otelden ayrıldım. Aynı dönemde eşimle de yollarımızı ayırdık. Aslında ilk kez hamilelik döneminde kilo almıştım ama o zaman gençtim ve bu kiloları vermem kolaydı.

Gerçek anlamda kilo almam hayata yeniden başladığım ve emlak işine girdiğim döneme denk geliyor. Kendimi mutlu etmek için yapabileceğim tek şey yemek yemekti. Sürekli yemek ve çikolata yiyordum. Buzdolabıyla harp halindeyim. Hızla kilo almaya başladım. Yürüyüşlerle zayıflamaya çalıştım ama sonuç alamadım. Kilom o kadar fazlaydı ki hayatımda bir şeyler tükeniyordu sanki. O dönem 'ölmek işte bu' diye düşündüm. Hayatım boyunca inşa ettiğim her şey elimden kayıp gitmişti. 

Bu kadar umutsuzluğa kapıldığınız bir anda yeniden hayata sarılmayı nasıl başardınız? Size "Evet, artık kilo vermeliyim" dedirten ne oldu?

" Kilolarımın etkisiyle içe kapanmıştım, sert ve agresif davranışlar sergiliyordum. Kızım benden kaçmaya başlamış, hayatla ilişkim bitmişti. Sağlık sorunlarım en üst seviyeye çıkmıştı. Kalbim sıkışıyordu. Bir gün astım krizi geçirdim ve nefes alamayacak hale geldim. Dışarıda güzel bir hava var, herkesin soluduğu… Ama siz nefes alamıyorsunuz, çünkü şişmansınız. İçler acısı bir durumdu yani… Bu dönemde fark ettim ki artık kızıma yük oluyorum. Düşünsenize artık yürüyemiyorum bile. En iyi ihtimalle geri kalan hayatımı bir bakıcıyla geçirecektim. Döndüm dedim ki kendime, 'iki şıkkım var; ya öleceğim -çünkü astımım var, krizler geçiriyorum- ya da kendim, çocuğum ve doğacak torunlarımı görmek için yeniden hayata döneceğim.' İkinciyi seçtim ve zayıflama merkezine koştum. 

Dr. Kuşhan'ı tercih etmenizin nedeni neydi?

Dr. Muzaffer Kuşhan'ı 1987'den beri tanıyorum. Zayıfken yılda iki kez, ikişer haftalığına gider, zayıflama merkezinde kalırdım. Ancak kilo alınca Kuşhan'ın karşısına çıkmaya utandım. Sonra cesaretimi toplayıp gittim. Beni tanımadı. Azmimden dolayı takdir eder beni ama hala da eski hastası olduğumu bilmez. Zayıflama merkezinden ayrılırken Kuşhan'a bir mektup yazdım. "Hayatımdaki en önemli varlıklar, Allah, Peygamber, çocuğum, arkadaşım Ege ve sizsiniz" dedim. O kadar önemli ki benim için. Kuşhan'ın çok güzel bir sözü vardır, hiç aklımdan çıkarmam: "Paranız da olsa, dünyanın en zengin insanı da olsanız, bir gün her şeyinizi pisletir hale geldiğinizde, eşiniz, çocuğunuz, hiç kimse yanınızda uzun süre kalmaz. Silkinin ve kendinize gelin."

Zayıflama merkezdeki ilk günleriniz nasıl geçti?

Yürümekte güçlük çekiyordum, bastonlarla, sopalarla hareket ediyordum. Herkesin bir saatte kattettiği yolu ben üç saatte yürüyordum. İlk aylarda kimsenin bana yaklaşmasını istemiyordum. 'Bu insanlar benden ne istiyor?' diyordum kendi kendime… Ama sonradan benim en iyi dostlarım oldular. Kilolarımın büyük bölümünü ilk üç ayda verdim. Bir yılın sonunda 102 kilodan 57 kiloya indim. Bu mücadeleyi Muzaffer Bey'in zayıflama merkezinden başka bir yerde kazanmam mümkün değildi.

Kilolardan kurtulduktan sonra hayatınızda neler değişti? Hani denir ya, kendinizi yeniden doğmuş gibi hissettiniz mi?

 Elbette. Artık astımım yok, son bir senedir bir kere bile astım krizi geçirmedim. İstediğim gibi giyiniyor, istedim mekânlara girip çıkıyorum. Anlayacağınız hayatın ve zayıflığın tadını çıkarıyorum. Herkes benimle arkadaşlık etmek istiyor, o kadar mutluyum ki! İrademe çok saygı duyuyorlar, müthiş bir duygu.

Kızınızla ilişkiniz de düzelmiştir…

Yıllarca kızıma şöyle gönlümce sarılıp öpemedim. Arkadaşlarıyla karşılaşırım diye kızımla görüşmek istemiyordum. Şimdi aramız o kadar iyi ki... Dışarı çıkıyoruz, eğleniyoruz. Onu tekrar kazanmaya başladım. 

Müthiş bir irade gösterip, ince günlerinize geri döndünüz. Şimdi geriye dönüp baktığınızda, kilolarınız sizden neleri esirgemiş? 

Çok ciddi sağlık sorunlarının yanı sıra insanlarla ilişkim tamamen bitmişti. Her şeyiniz bitmiş, kopmuşsunuz hayattan. Çünkü çok şişmansınız, nefes alamıyorsunuz, kendinizle barışık değilsiniz, toplumdan dışlanıyorsunuz. İşte ben tam tamına böyle bir insandım. İşiniz güzel gidiyor belki ama tükenmişsiniz. Ne sinemaya gitmek istiyorsunuz ne de davetlere...

Kilo alınca toplumdan dışlanıyorsunuz" dediniz. Peki bu dönemde yakın çevrenizin ve arkadaşlarınızın tepkisi nasıldı? Size destek oldular mı?

Arkadaşlarımla arama mesafe koydum. Yakın dostlarımda dâhil, insanlardan kaçmaya başladım. Bu mesafeyi yalnızlıkla kapattım. Benimle vakit geçirmek istediklerinde, 'programım var gelemem' demeyi tercih ettim. Çocuğumla da ilişkim farklı değildi. Kızım, "Anne hafta sonu buluşalım" dediğinde, bahaneler uydurup, reddediyordum.

Mücadeleyle geçen tüm yıllar boyunca, size "tamam, artık bitti" dedirten bir şey yaşadınız mı?

Bir tartışma esnasında kalbimin duracağını hissettim, bunu gerçekten yaşadım. İşim çok stresliydi. Emlak işiyle uğraşıyordum ve inandırıcı olmak zorundaydım.  Sarf ettiğim efor gün geldi beni bitirdi. Sandalyeden kalkamadığım çok zamanlar oldu, çünkü 1.57 boyunda ve 102 kiloydum. Saçımı toplayacak gücü bile bulamıyordum kendimde.

Kilolarınız karşı cinsle ilişkilerinizi nasıl etkiledi?

12 sene boyunca hep yalnız yaşadım. Hiç erkek arkadaşım olmadı, olamadı daha doğrusu. Aşka ayıracak ne moralim ne de zamanım vardı. Soyunduğunda her tarafından yağ fışkıran, bacakları selülitli, göğüsleri sarkmış, sinir sistemi bozuk bir kadın hangi erkekle güzel bir ilişki yaşayabilir ki! Aşkı tamamen örtbas ettim, devamlı ben, ben, ben dedim. Herkes üç çalışırken, ben beş çalıştım. Kızım ve kendim için verdiğim mücadeleyi kazandım ama bir erkek arkadaş için de geç kaldığımı hissettim. İnsan hayatın, dostlarının, erkek arkadaşlarının kıymetini bilmeli. İnsanın hayatında aşk muhakkak olmalı. Bundan sonraki amacım düzgün bir yol arkadaşı bulmak.

Kilo dünyanın en büyük şımarıklığı

İşinizi hayatınızın merkezine koyduğunuz için pişman olmuş gibi bir haliniz var… 

İnsanlara bir tek şey tavsiye ediyorum: Mutlu olmak için yaşasınlar ama asla hiçbir şeyi fazla hırs yapmasınlar. Ben bunu yapamadım, daha doğrusu çok geç fark ettim. Hayatınız güzel olduğu sürece bedeniniz de güzel olacaktır. Bu ruhsal yapıya daha erken yaşlarda sahip olsaydım kilo almazdım. Kilo almak bence dünyanın en büyük şımarıklığı, en büyük egoizmi.

Ailenizde kilolu kimse var mı?

Hayır, herkes gayet incedir. Bir de İzmirli olduğumuz için Ege mutfağıyla besleniyorduk. Beslenme alışkanlıklarımız zeytinyağı ve ot üzerine kuruluydu. Salıklı beslendiği için Ege insanı genelde incedir.  

Kabus gibi yıllar geride kaldı ve eski sosyal günlerinize geri döndünüz. Bir gününüz nasıl geçiyor?

Sabah kalkıyorum. Beş kilometrelik yürüyüş parkurunda elimde bir litrelik su şişesiyle yürüyorum. Sonra ikinci bir tur için eve geliyorum, kahvaltımı ediyorum ve tekrar çıkıyorum. Ondan sonra giyiniyorum, süsleniyorum ve canım ne istiyorsa onu yapıyorum. İş hayatına nokta koydum, bir yıldır kendim için yaşıyorum. Hayatımı Muzaffer Bey'e ve arkadaşım Dr. Ege Özgentaş'a borçluyum. O beni hayata döndüren ikinci güç oldu. Bazı insanlar şöyle düşünebilir: "Parayı verdi, düdüğü çaldı". Olay bu değil, verilen mücadele parayla ölçülmüyor.

Kilonuzu korumak için neler yapıyorsunuz?

Bol bol yürüyorum. Çok su içiyorum. Hamur işlerini ve çikolatayı hayatımdan çıkardım. Meyve ve sebzeyle besleniyorum.

Eşofman dönemi bittiğine göre alışveriş yapmak sizin için bir keyiftir artık… 

Bir mağazaya girebilmek, kıyafet alabilmek o kadar güzel bir duygu ki… "Ne var ki bunda?" diyeceksiniz. Ben yapamıyordum; kıyafet almayı bırakın, mağazaya giremiyordum bile. Önceden bu duyguyu kızımla tatmin ediyordum. Şimdi kendim için alışveriş yapıyorum.

Aynaya baktığınızda nasıl bir kadın görüyorsunuz?

Çok genç ve çok mutlu bir kadın görüyorum. Evimdeki aynaları kaldırmıştım, bakmıyordum. Şimdi o kadar mutluyum ki!

Hayatını fazlasıyla çalışarak geçirmiş ve bu yüzden sağlığından olmuş Fatoş Birol'un hayali ne?

Hayalim dünyayı gezmek. Ama lüks seyahat acenteleriyle değil, çantamı sırtıma alıp, Uzak Doğu turuna çıkmak istiyorum.HÜRRİYET

Kucak açtığımız Suriyeliler huzurumuzu kaçırmaya başladı
KARAMAN'da sığınmacı olarak Suriye'den geldiği öğrenilen 28 yaşındaki Ömer
Eskort kızla seks alemi cezaevinde bitti!..
Olay İlkadım İlçesi Bahçelievler Mahallesi'nde meydana geldi.
Volkan ve Sabri'ye milli şok!..
F.Bahçe - G.Saray derbisinde birbirine giren iki kaptana kötü haber...
Güneşin etrafında şok görüntü!..
Güneşte 4 gün önce bu yılın en büyük patlaması yaşanırken, bugün Van'da gün
Miss Turkey'in perde arkası görüntüleri
Yoğun bir katılımın olduğu basın toplantısında kameralar karşısına çıktılar
G.Saray aşkıyla yanan mankenden olay sözler
Twitter’da paylaştığı fotoğraflarla G.Saraylı taraftarların büyük ilgisini
G.Saray'ın gözdesi konuştu : 'İstanbul'da görüşürüz'
Sarı kırmızılılarda transferin bir numaralı ismi ilk kez konuştu.
Toroğlu'ndan canlı yayında muz tedavisi!..
Önceki hafta oynanan Galatasaray Fenerbahçe derbisinde Fenerbahçeli tarafta
Emenike, F.Bahçe'de!..
Nijeryalı golcü yıllık 2.5 mılyon euro kazanacak, bonservisi için ise 8 mil
Aldatırken yakalanınca evden böyle kaçtı!..
İç çamaşırlarıyla apartmanın 3. katından kaçmaya çalışan adam ilginç görünt

Çok Okunanlar

Dün İzmir’e gelen Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, öğle ...
Böyle bir eseri Etimesgut'a kazandırdıkları için Belediye Başkanı Enver ...
Barzani, PKK'nın Suriye yapılanması PYD'nin gözaltına aldıklarını akşam da ...
MHP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mevlüt Karakaya, partisinin Kayseri ...
Gazeteci Metin Özer, 28 Şubat sürecinde şahit olduğu olayları aktarmaya ...
Adana'da Uluslararası Hava Oyunları Festivali kapsamında gösteri yapan ...
Kendilerine Dersim Doğa Aktivistleri adını veren 150 kişilik yerli turist ...
CHP Muğla Milletvekili Ömer Süha Aldan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ...
Tartışmaları bitmeyen erken emeklilik için son söz Bakan Faruk Çelik'ten ...
Sapık kadın tutuklandı.
Receb ayının en önemli gecesi kabul edilen Regaip Kandili'nde dua ve ibadet
Kılıçdaroğlu, Aydın İstasyon Meydanı'nda düzenlenen "Demokrasi ve Özgürlük
Şehitlerimizin kemiklerini sızlattılar!
Sabri oyun alanını terk ederken eliyle Pascal Nouma'yı andıran bir hareket
Akil İnsanlar ceset çıkan alanda inceleme yaptı.
Bu kadın çok ünlü bir gazeteci.
Suriye'de şiilerle birlikte çatışmalara giren THKO-Acilciler örgütünün Reyh
Sapık öğretmen kendini mahkemede buldu.
Koşaner kendisine yöneltilen sorulara cevap verdi.
’Nitelikli cinsel istismar’ suçundan haklarında 10.5 yıldan 24 yıla kadar h
Görevlinin dikkatsizlği sonucu ters asıldığı belirtilen poster, kısa süre ...
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, CNN Türk'te yayınlanan Eğrisi Doğrusu ...
Siyasette küfürler havada uçuşmaya başladı.
Gazeteci Metin Özer, bir dönemin perde arkasını aralamaya devam ediyor. ...
AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, Ordu İl Teşkilatı'nın İl ...
Başbakan Erdoğan basın mensuplarına konu ile ilgili bilgi verdi.
Bu adam dünyanın en yaşlı tecavüzcüsü
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Meral Akşener başkanlığında toplandı.
Bursa’da bir fabrikada işçilere barış sürecini anlatan akil insanlara, ...
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Grup Toplantısı’nda konuşma ...
Haber Vitrini’nde yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz.
Görüş ve önerileriniz için info@habervitrini.com adresine e-posta gönderebilirsiniz.