NEZLE HAKKINDA DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR...

8.12.2003 - 11:19
ADNAN BEKTAŞ ADANA - Nezlenin en çok rastlanan rahatsızlıklardan birisi olmasına rağmen, bugün hala nasıl kontrol edileceğinin çok az sayıdaki bilimsel kanıtlara dayandığını belirten uzmanlar, herşeye rağmen hasta olup olmamamızın; vücudumuzun on anki kuvvetine ve bağışıklık sistemine bağlı olduğunu bildirdi. Bir çok insanın nezlenin nereden çıktığını, nasıl yayıldığını ve nezleden nasıl korunulması gerektiğini tam olarak bilemediğini ifade eden uzmanlar, önlemlerin alınmasına rağmen hasta olunmayacağının garantisi bulunmadığını vurguladı. Herşeye rağmen hasta olup olmamamızın vücudumuzun o anki kuvvetine ve bağışıklık sistemimize bağlı olduğunu ifade eden uzmanlar, soğuk algınlığına karşı bilimsel kanıtlara dayanan korunma yollarını şöyle özetliyor: Havalandırma ve Hijyen : Araştırmacılar soğuk algınlığından korunmanın en önemli yollarının yaşadığınız ortamları iyi bir şekilde havalandırmanız ve kişisel hijyeninizi had safhada tutmanız olduğunu söylüyorlar. Önerileri arasında, ellerimizi devamlı sabunlu suyla yıkamamız, ellerimizi burnumuza ve gözlerimize sık sık temas ettirmememiz ve bez mendil yerine kağıt mendil kullanmamız bulunuyor. Vitaminler : Uzmanların üzerinde çalıştığı ve tam sonuç alamadığı bir konu da vitaminler ve özellikle de C vitamini. C vitamininin hastalığın süresini ve şiddetini azalttığı deneylerle ispatlanmış durumda; ama ne var ki bu vitaminin hastalığa yakalanmamak için koruyucu bir etkisi olup olmadığı hala belirlenememiş durumda. Yine de her ihtimale karşı düzenli olarak C vitamini almanın faydası inkar edilmiyor. Dinlenmek : Şu ana kadar soğuk algınlığına karşı gerçek anlamda, yani antibiyotiklerin etkilerini gerçekleştiren ilaçlar ve tedaviler bulunamadı. Bunun nedenleri arasında da soğuk alınlığı virüsünün genetik anlamda çözülmesinin zorluğu en başta geliyor. Dolayısıyla hastalığa yakalandıktan sonra yapabileceğimiz tek şey hastalığın verdiği rahatsızlıkları en az düzeye düşürmek. Bunu piyasadaki ilaçlarla yapabileceğimiz gibi bol bol dinlenerek ve vücudu yormayarak gerçekleştirebiliriz. Dengeli Beslenme ve Bol Sıvı Tüketimi : Dengeli beslenmenin çok önemli olduğunu belirten uzmanlar, bol sıvı tüketimininde hastalıkla mücadele için çok gerekli olduğunu söylüyorlar. Zira sıvılar boğazı yumuşatıyor, mukus salgısını artırarak burun tıkanıklıklarını azaltıyor ve hastalık sırasında çokça kaybedilen vücut sıvılarını telafi ediyor. Sigara İçmeyin : Sigaranın tam ispatlanamamasına karşın bağışıklık sistemi üzerinde negatif etkileri olduğu söyleniyor. Bunun yanında en önemli sorun sigara dumanının solunum yollarında tahrişe yol açması. Dolayısıyla zaten tahriş olan ve sıkıntı veren solunum yolları rahatsızlılarında, sigara ekstra bir biçimde durumu şiddetlendiriyor. Sigara tiryakileri hiç değilse hastalık boyunca sigaradan uzak durmalılar. RAHATSIZLIKLARA ÖZEL ÖNLEMLER Burun Akıntıları : Bu tip sorunları altetmenin en başarılı yolu burun damlaları ve spreyler. Fakat dikkat edilmesi gereken bir nokta var. Bu tip tedavileri 3 günden fazla uygulamak tam ters etkiler meydana getiriyor. Yani akıntıyı önleyelim derken çok daha fazla akıntıyla yüz yüze gelebiliriz. Boğaz Rahatsızlıkları : Böyle bir durumda tuzlu suyla yapılan gargara boğazı rahatlatıyor. Diğer bir öneri ise sert şekerlemelerden emmek veya piyasada bulunan boğaz pastillerini kullanmak. Bu tür pastiller boğazı yumuşatıyor ve tahriş olan boğaz yutkunurken daha az acı veriyor. Başağrısı, Halsizlik ve Ateş : Bu tür rahatsızlıklar daha çok çocuklar ve gençlerde görülüyor. Yetişkinler her dört saatte bir aspirin veya acetaminophen alabilirler. 18 yaşın altındakiler ise aspirin kullanmamalıdır. Aspirinin virüs kaynaklı hastalıklarda Reye Sendromu denen ölümcül bir durumu tetikleme ihtimali bulunuyor. Nadir görünen bir sendrom olan Reye Sendromu'nun, beyinde ve karaciğerde tahribata yol açtığı ve hatta ölümlere sebep olduğu biliniyor. Öksürük : Doktorlar öksürüğü iyi halli ve kötü halli olmak üzere iki dalda değerlendiriyorlar. İyi halli olanlar, balgam olarak adlandırılan mukus salgılarının dışarı atılması için gerekli ve bu da vücut için son derece yararlı. Eğer öksürük bizi geceleri tutsak alıyorsa, dextromethorphan içeren çok sayıdaki ilaç veya şuruptan birisini kullanabiliriz. Kötü halli öksürükler ise gereğinden çok daha fazla süren veya kanlı tükürüklere sebep olan öksürüklerdir. Eğer tükürüklerinizde böyle bir şey meydana geliyorsa ve öksürük 3 haftadan daha fazla sürdüyse ileri düzeyde tedavi görmek şart. Bunlara ek olarak devamlı halsizlik, titreme nöbetleri, şiddetli göğüs ağrıları ve nefes daralmaları da yaşıyorsanız durum basit bir soğuk algınlığının ötesinde olabilir. Zatürree, bronşit ve astım gibi rahatsızlıkların da aynen soğuk algınlığı gibi başladığı unutulmamalıdır. Uzmanlar, her soğuk algınlığına yakalanmamızdan sonra vücudumuzun ilgili virüse karşı bağışıklık kazandığını, bundan dolayı yaş arttıkça hastalığa yakalanma riski ve hastalığın çok şiddetli geçme ihtimalinin azaldığını kaydetti.
    Hakkımızda/Künye
    • Sahibi : İntervizyon Prodüksüyon Organizasyon San.Tic.Ltd.Şti.
    • Kuruluş : 21 Mart 2001
    • Genel Yayın Yönetmeni :Metin ÖZER
    • Editörler
    • Necmi Kurucu
    • Melek Baritoğlu
    ihlas haber ajansı
    2002’den Gümüze Kesintisiz Yayın.
    Haber Vitrini’nde yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz.