Asayiş
  • 30.3.2009 10:54

HABLEMİTOĞLU CİNAYETİNDEN ÖNCE 200 MİLYARLIK ARSA

İlk Ergenekon iddianamesinde dokuz numaralı gizli tanığın emekli Tuğgeneral Veli Küçük’ün huzurunda Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu’nun öldürülme olayının Gürbüz tarafından kabul edildiği beyanları üzerine araştırma yapan Ergenekon savcıları, Gürbüz’ün Antalya’da 200 milyar ihale ile yer satın aldığını tespit etti. Savcılar uzun yıllar cezaevinde kalan Gürbüz’ün Hablemitoğlu cinayetinden önce yüksek bedelle mülk edinmesin mümkün olamayacağını belirterek, gizli tanığın anlatımlarının doğru olduğu kanısına vardı.
Ergenekon örgütünün ilk iddianamesinde ifade veren dokuz numaralı gizli tanığın Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu cinayetine ilişkin ifadeleri, Ergenekon’un ikinci iddianamesinde doğrulandı.

Cinayetten önce arsa almış
Dokuz numaralı gizli tanık Veli Küçük’ün huzurunda Necip Hablemitoğlu’nun öldürülmesi teklifini kabul etmeyince Küçük’ün Osman Gürbüz’e hitaben “Bu iş yine sana kaldı” dediğini, aradan geçen sürede Osman Gürbüz’ün kendisine “Necip Hablemitoğlu’nun paralarını kumar masalarında bitirdik” diyerek cinayeti işlediğini söylediğini anlatmıştı. Ergenekon soruşturması kapsamında tanık beyanlarını araştıran Cumhuriyet Savcıları, Gürbüz’ün “İstanbul l Fatih Balat Karabaş Mah. Ayvansaray Mevkii 515 pafta, 2821 ada, 7 parsel numaralı binanın 22.05.1998 tarihinde Aysel Akbulut (Gürbüz) tarafından Şehriban Şener’e satıldığı, Fatih Balat’ta eski eşi Aysel Akbulut (Gürbüz) adına gayrı menkulü bulunduğu anlaşılmaktadır. Kemer Kaymakamlığı Tapu Sicil Müdürlüğü’nün 08.07.2008 tarih ve 1231 sayılı yazısına göre şüpheli Osman Gürbüz’ün 10.12.2002 Antalya Kemer Çamyuva Köyü Böğürtlen Özü mevkiinde 1903 parsel 200 milyar bedelle ihale ile satın aldığı”nı tespit etti.
Osman Gürbüz’ün uzun süre cezaevinde yattıktan sonra 18 Aralık 2002’de gerçekleşen Hablemitoğlu cinayetinden hemen önce yüksek bedelle mülk edinmesin mümkün olmayacağını belirten Cumhuriyet savcıları, “Yapılan incelemede ortaya çıkan delillerin 9 numaralı gizli tanığın beyanlarını doğruladığı anlaşılmıştır” görüşüne vardı.

‘Bir yıla kalmaz öldürülür’
İddianamede ayrıca tutuklu Habip Ümit Sayın’ın bilgisayarlarında yapılan dijital incelemelerde “Necip Hablemitoğlu’nun örgüt üyelerince sevilmediği, tehlikeli kişilerle ilişkilerde bulunduğu, MİT Müsteşarlığı’na adının geçtiği ve sakıncalı hareketler yaptığı” ifade edilerek, bir seneye kalmadan öldürüleceği” şeklinde e-mail yazışmaları tespit edildiği de belirtildi. Ancak failleri bugüne kadar bulunamadığı gibi fail olarak adı geçen İbrahim Çifçi’nin bu hususta şüpheli olarak ifadesi alındıktan sonra herhangi bir dava açılmadan 2 Ekim 2006’da iki adet el bombasıyla öldürüldüğü belirtilen iddianamede, “Bombaların tutuklu Oktay Yıldırım’dan elde edilen bombalarla ben- zerlik göstermesi de örgütsel ilişkilerin boyutlarını göstermektedir” dendi.

İLGİLİ HABERLER