Gündem
  • 30.10.2017 20:36

Hükümetten CHP'ye çok ağır sözler

Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ Bakanlar Kurulu toplantısı sonrasında açıklama yaptı.Bekir Bozdağ kamu görevlilerinin yurt dışına çıkarken "çıkmalarına sakınca yoktur" belgesinin aranma zorunluluğunun 15 Kasım'dan sonra kaldırılacağını söyledi.

BAŞBAKAN Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan’ın Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a yönelik “Faşist diktatör” sözlerini büyük bir edepsizliktir ve seviyesizlik olarak nitelendirerek, “Türkiye’de tek faşist parti CHP’dir” tepkisini gösterdi. Bozdağ, OHAL tedbirlerinden biri olan kamu görevlilerinin yurt dışına çıkarken kurumlarından belge alma zorunluluklarının 15 Kasım’dan itibaren kaldırılacağını da açıkladı.

Bozdağ, Bakanlar Kurulu toplantısının ardından özetle şunları söyledi:

BELGE ZORUNLULUĞU KALKTI

“Bakanlar Kurulumuzda FETÖ/PDY 15 Temmuz 2016 tarihinde darbeye kalkışması sonrasında alınan tedbirlerden bir tanesinin 15 Kasım’dan geçerli olmak üzere yürürlükten kaldırılması hususu da karara bağlanmıştır. Kamu görevlilerinin yurtdışına çıkarken çalıştıkları kurumdan yurtdışına çıkmalarında sakınca yoktur şeklinde bir belge aranıyordu. Ayrıca yakınları da hakeza böyle bir uygulamaya muhatap oluyordu. Bu bir takım zorluklara da yer açıyordu. Gelinen noktada bu tedbire 15 Kasım’dan itibaren artık ihtiyaç kalmamıştır. Bundan sonra kamu görevlileri böyle bir belge bulundurmak zorunda kalmadan izin aldıkları takdirde yurtdışı seyahati yapabileceklerdir. Ayrıca böyle bir sorgulamada bu açıdan yapılmayacaktır. Zira teknik imkanlar çerçevesinde adli olarak yurtdışına çıkma yasağı olanlar ya da pasaportunda tahdit olanlar dışında rahatlıkla yurtdışına çıkabileceklerdir.

HATALARLA YÜZLEŞMESİ ŞARTTIR

(Barzani’nin yetkilerini bırakması) Kuzey Irak Bölgesel Yönetiminin aldığı referandum kararı gayri meşru bir karardı. Tabi bu karar bölgeyi daha büyük sıkıntılara sokacak bir karardı. Bölgede beklenmedik yangınlara yol açacak bir karardı. Gelinen noktada ortaya çıkan sonuçlar gösteriyor ki bu büyük bir yanlıştı, yanlış hesap Ankara’dan Bağdat’tan döndü. Barzani büyük hayaller peşinde koştu. Barzani’nin yaptığı hatalarla yüzleşmesi şarttır. Sadece referandumu dondurdum demesi bu meseleyi çözmez, referandumun iptali şarttır. Barzani’nin yetkilerini kullanmayacak olması bölgede yeni bir yönetimi ortaya çıkaracaktır. Bundan sonra yönetimin başına kim gelecek bunlar bizim verebileceğimiz bir karar değildir.

BÜYÜK EDEPSİZLİK, AHLAKSIZLIK, SEVİYESİZLİK

(Bülent Tezcan’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik sözleri) CHP Genel Başkan Yardımcısı Sayın Bülent Tezcan’ın Türkiye Cumhuriyeti Devleti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan Beyefendi hakkında söylediği sözleri kabul etmek mümkün değildir. Bu büyük bir edepsizliktir, büyük bir ahlaksızlıktır, büyük bir terbiyesizliktir, büyük bir seviyesizliktir. Büyük bir düşmanlık hissi var. Adnan Menderes’e diktatör dediler idamını bir kısmı alenen bir kısmı sessizce alkışladılar. Halkın adamı Özal’a da saldırdılar, onu da itibarsızlaştırmak için aynı şeyleri yaptılar. Şimdi de Cumhurbaşkanımıza aynı şekilde saldırmaktadırlar. Türkiye’de tek faşist parti CHP’dir. Geçmiş bunun tanığıdır. Dünyada faşist partilerle ilişkisine baktığınız da bu açıkça ortadadır. 1940’lı yıllarda Nasyonel Sosyalist Parti’nin marşı CHP’nin yemekhanesinde müzik olarak çalarmış.

ŞİDDETLE KINIYORUZ

Bu gelenekten gelenler, Türkiye’de hep faşizan uygulamaların şakşakçısı, öncüsü olanlar, Türkiye Cumhuriyeti’ndeki yasakları kaldıran, demokratikleşmeyi sağlayan ve büyük reformların altına imza atan Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’na aynı uslupla saldırmaktadırlar. Bunu şiddetle kınadığımızı bir kez daha ifade etmek isterim. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin faşist bir devlet olmadığının, Türkiye’de de herhangi bir faşistin ve diktatörün bulunmadığının en büyük ispatı Sayın Tezcan gibi birisinin çıkıp bugün bu terbiyesizliği, edepsizliği yapmaya cüret etmesidir. Türkiye’nin hükümetine, Meclisi’ne seçilmiş Cumhurbaşkanı’na anayasal düzenine karşı darbe yapıldı. İlk defa bir Cumhurbaşkanı ölümü göze alarak mücadeleye koştu. Bu akıl ve ruh sağlığı sorunları olan insanların söyleyeceği bir iştir. Darbeyi belediye başkanının evinde saklanarak seyreden demokrat olacak, darbecilere karşı meydana çıkıp ölümü göze alan Cumhurbaşkanı diktatör olacak. Böylesi bir kıyas kabul edilemez. İtibar suikastinin taşeronluğunu yapıyor CHP.

SAYIN MERKEL’İN BİLGİSİ DAHİLİNDE

(Büyükada davasındaki tahliyeler) Almanya’nın eski başbakanı Sayın Schröder, Cumhurbaşkanımızın yakın dostu. Zaman zaman bir araya gelip Almanya-Türkiye, Türkiye-AB ilişkileri ve diğer bölge konuları hakkında görüş alışverişinde bulunurlar. Bu da o görüşmelerden bir tanesi ama bir farkı Sayın Merkel’in bilgisi dahilinde yapılan bir görüşmedir. Görüşme konusu içerisinde, Türkiye’deki yargılama sürecinde olan hem soruşturma hem de kovuşturma aşamasında olan herhangi bir konu kesinlikle konuşulmamıştır, görüşülmemiştir. Böyle bir olay yoktur. Türk yargısı bağımsız ve tarafsız bir yargıdır.”

 

İLGİLİ HABERLER