Gündem
  • 2.11.2020 22:56

Hulusi Akar: 60 gemimiz teyakkuz halinde

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, "Şu anda 60 gemimiz ayakta, teyakkuz halinde, görevinin başında. Karada, denizde, havada, uçaklarımız, hava kuvvetlerimiz dahil görevinin başında. Ne için? Hakkımız hukukumuz için. Bizimle konuşmak, görüşmek isteyenler buyursunlar gelsinler. Biz her türlü görüşmeye açığız. Haklıyız, güçlüyüz. Hiçbir sancımız, ağrımız, sıkıntımız yok. Her şey açık, gelin konuşalım. Fakat maalesef hile ve desiselerle buradaki haklılığımız, birtakım ayak oyunlarıyla kapatılmaya, örtülmeye çalışılıyor. Buna da müsaade etmeyeceğiz." ifadelerini kullandı.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) 2020-2021 Eğitim ve Öğretim Yılı ve Harp Enstitüleri Açılış Töreninde, kuvvet komutanlarına ve öğrenci subaylara hitap etti.

Bakan Akar, "Şu anda 60 gemimiz ayakta, teyakkuz halinde, görevinin başında. Karada, denizde, havada, uçaklarımız, hava kuvvetlerimiz dahil görevinin başında. Ne için? Hakkımız hukukumuz için. Bizimle konuşmak, görüşmek isteyenler buyursunlar gelsinler. Biz her türlü görüşmeye açığız. Haklıyız, güçlüyüz. Hiçbir sancımız, ağrımız, sıkıntımız yok. Her şey açık, gelin konuşalım. Fakat maalesef hile ve desiselerle buradaki haklılığımız, birtakım ayak oyunlarıyla kapatılmaya, örtülmeye çalışılıyor. Buna da müsaade etmeyeceğiz. Harekatın fiili bölümü, Suriye'nin kuzeyinde terör koridorunun parçalanmasına müteakip faaliyetlerimiz, varlığımız orada devam ediyor." dedi.

"Bunların fikir, yayın özgürlüğüyle alakası olmadığını herkes biliyor"

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, "Balkanlar'da, Ukrayna'da, Afganistan'da, Yemen'de, Körfez'de, Akdeniz havzasında, Doğu Akdeniz'de, Libya'da, Suriye'de ve Azerbaycan'da birtakım faaliyetler söz konusu. Bu arada maalesef dünyanın belli yerlerinde Avrupa başta olmak, Avrupa'nın belli ülkeleri başta olmak üzere bir Türk ve İslam, Müslüman düşmanlığı da söz konusu. Bir de bunlar var. Dolayısıyla bütün bunların içinde arkadaşlarım sizin birliğiniz, karargahınız var. Burada Charlie Hebdo denilen bir dergi, o dergide yapılan bazı uygulamalar, çalışmalar var. Bunların fikir özgürlüğüyle, yayın özgürlüğüyle alakası olmadığını, yapan da biliyor, bizler de biliyoruz, üçüncü taraflar da biliyor, herkes biliyor. Bu bir şekilde bir tahriktir, bir provokasyondur, bu gerçekten terbiyesizliktir, ahlaksızlıktır. Biz başından beri her zaman söylediğimiz gibi şiddetle kınıyoruz. Burada bizim ülkemizde, hiçbir yayın kuruluşunun ya da hiçbir resmi ya da özel kişinin veya kişilerin, grupların böyle bir şey yaptığı asla söz konusu değil. Bizim kimsenin kutsalıyla uğraştığımız ne tarihte ne günümüzde asla söz konusu değil. Bu gerçekten ahlaksızlıktır, düşüklüktür, zafiyettir." dedi.

Bunun bir fikir fakirliği olduğunu, fikrini söyleyemeyen insanların birtakım yollara yöneldiğini belirten Akar, "Bu açıkça insanların kutsalına bir saldırıdır, bunu da şiddetle kınıyoruz. Bu aynı zamanda terörün mizah halidir. Terörün mizaha dönüşmüş şeklidir. Bu bir terörist faaliyettir, insanları rahatsız eden, tahrik eden, insanları aşağılayan." diye konuştu.

Bakan Akar, aklıselim Fransız vatandaşlarının da bu yapılanı tasvip etmediğini ve tepki göstermelerini beklediklerini vurgulayarak, nerede, ne adına olursa olsun terörist faaliyete de karşı olduklarını bildirdi.

"Azerbaycan dostumuz değil, kardeşimiz"

Akar, Ermenistan tarafından işgal edilmiş topraklarını kurtarmak için mücadele veren Azerbaycan'ın Türkiye'nin dostu değil, kardeşi olduğunu dile getirdi.

Minsk grubunun Karabağ konusundaki sorunun çözüme katkı sunamadığa işaret eden Akar, Ermenistan'ın işgal ettiği topraklardan çekilmek yerine işgal ettiği yerleri genişletmeye çalıştığını, bunun üzerine Azerbaycan'ın "yeter artık" diyerek karşı taarruz başlattığını, bunda da başarılı olduğunu belirtti.

Bakan Hulusi Akar, Azerbaycan'ın şu anda toprakların büyük bölümünü işgalden kurtardığını kaydetti.

Azerbaycan'ın işgal edilen topraklardan çekilmediği sürece Ermenistan ile barış ve ateşkes imzalamayacağına inandığını ifade eden Akar, şöyle konuştu:

"Ermenistan'ın işgal ettiği topraklardan çekilmeden herhangi bir şekilde faaliyetlerin toparlanmasının mümkün olmadığını artık herkesin anlaması lazım. Azerbaycan silahlı kuvvetleri son derece bilgili, bilinçli, her türlü hukuka, adalete ve mantığa uygun şekilde hareket etmekte. Masum insanlara karşı herhangi bir işlem yapmıyor, herhangi bir saldırısı söz konusu değil. Çok temiz bir operasyon içindeyken tüm dünyanın gözleri önünde Ermenistan yerleşim birimlerine, çok açık ve net köylere, kasabalara ve şehirlere ateş etmek suretiyle oradaki masum insanları katletmeye devam ediyor. Yüzden fazla masum insanı evlerinde, yataklarında katletti."

Bakan Akar, Ermenistan'ın PKK'lı teröristler başta olmak üzere daima teröristlere yardım ettiğini, birtakım teröristler ile paralı askerleri toplayıp ülkesine götürerek Azerbaycan'a karşı savaştırtığını belirterek, Türkiye'nin de Ermenistan'dan, bu paralı askerleri, PKK'lıları ülkesinden derhal çıkarmasını ve işgal ettiği toprakları boşaltmasını istediğini söyledi. Akar, Türkiye'nin Azerbaycanlı kardeşlerinin her zaman yanında olduğunu ve bunu sürdüreceğinin altını çizdi.

"Libya'daki meşru hükümetin başındakilerini darbecilere teslim etmeyeceğiz"

Bakan Akar, Türkiye'nin Libya ile 500 yıllık bir geçmişi olduğunu vurgulayarak, "Libya'yı temsil eden hükümet Birleşmiş Milletlerin tanıdığı, Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti Başbakanı Fayiz es-Serrac'ın başkanlığını yaptığı Milli Mutabakat Hükümeti. Biz de uluslararası hukuk çerçevesinde Milli Mutabakat Hükümeti ile konuşuyoruz, görüşüyoruz, anlaşmalar, sözleşmeler yapıyoruz. Deniz yetki alanları da bunlardan biri." dedi.

Fayiz es-Serrac'ın Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a şahsi mektup gönderdiğini, bunun beraberinde ABD, İngiltere, İtalya, Cezayir ve NATO'ya mektup yazarak, darbecilere karşı yardım istediğini belirten Hulusi Akar, bu talebe tek cevap veren ülkenin Türkiye olduğuna dikkati çekti.

Şu anda orada yardımlaşma çalışmalarının olduğunu ve Türkiye'nin de ateşkes ve barış istediğini vurgulan Hulusi Akar, Libya'daki meşru hükümetin başındakilerini darbecilere teslim etmeyeceklerini ve onların zulmüne izin vermeyeceklerini bildirdi.

Bakan Akar, Libya'nın Libyalıların olduğunu, siyasi ve toprak bütünlüğü içinde bağımsız, egemen bir Libya için gayret gösterdiklerini ifade etti.

"Bizimle konuşmak, görüşmek isteyenler buyursunlar gelsinler"

Suriye'nin kuzeyinde bir terör koridorunun kurulması döneminde askeri operasyon yapıldığını, DAEŞ'li teröristlerin etkisiz hale getirildiğini belirten Bakan Akar, sırasıyla operasyonların sürdüğünü aktardı.

Akar, "Şu anda 60 gemimiz ayakta, teyakkuz halinde, görevinin başında. Karada, denizde, havada, uçaklarımız, hava kuvvetlerimiz dahil görevinin başında. Ne için? Hakkımız hukukumuz için. Bizimle konuşmak, görüşmek isteyenler buyursunlar gelsinler. Biz her türlü görüşmeye açığız. Haklıyız, güçlüyüz. Hiçbir sancımız, ağrımız, sıkıntımız yok. Her şey açık, gelin konuşalım. Fakat maalesef hile ve desiselerle buradaki haklılığımız, birtakım ayak oyunlarıyla kapatılmaya, örtülmeye çalışılıyor. Buna da müsaade etmeyeceğiz. Harekatın fiili bölümü, Suriye'nin kuzeyinde terör koridorunun parçalanmasına müteakip faaliyetlerimiz, varlığımız orada devam ediyor." dedi.

Mehmetçiğin o bölgede hayatın normalleşmesi için yeme ve içme, sağlık, eğitim ve dini hizmetler dahil çalışmalarını yürüttüğünü bildiren Bakan Akar, Barış Pınarı Harekatı bölgesinde Rusların ve Amerikalıların oradan çıkaramadığı, etkisiz hale getiremediği teröristlere karşı her an harekat yapma opsiyonuna ve hakkına sahip olduklarını bildirdi.

İdlib konusunda Ruslarla görüşmeler sürüyor

Irak'ın kuzeyindeki pençe harekatlarının da devam ettiğini belirten Akar, "Bu yılın başından bugüne kadar hem Irak'ın kuzeyinde hem Suriye'nin kuzeyinde toplam 3 bin 70 terörist etkisiz hale getirildi. Şu anda teröristlerden kaçışların arttığını, katılımların azaldığını duyuyorsunuz, görüyorsunuz. Başındakiler bu işin çıkmaz sokak olduğunu anladılar, ümitsizlik had safhada. Bizim temennimiz alttakilerin de bunu bir an önce anlamaları." ifadelerini kullandı.

Akar, İdlib konusunda Ruslarla görüşmelerin sürdüğünü belirterek, Türkiye'nin oradaki varlığı, sağladığı barış ve huzur ortamından dolayı son dönemde İdlib'e 450 bine yakın Suriyelinin geri döndüğünü söyledi.

Ege, Akdeniz ve Kıbrıs

Bakan Akar, Ege, Akdeniz ve Kıbrıs konusunda değinerek, "(Zürih ve Londra Antlaşması) Bu anlaşmalarda İngiltere, Yunanistan, Türkiye garantör. Orada iki toplum var, iki toplumun egemenliği, varlığı var. Deniz hukuku, uluslararası hukuk var. 1870 kilometre sahili olan bir ülkeyi siz kendi sınırlarınızla kapatmaya kalkarsanız ve her şey benim derseniz o zaman sorun çıkar. Türkiye'nin halkı davasın bilin, benimseyin, inanın." dedi.

Deniz hak ve menfaatlerimizi bugüne kadar koruduklarını ve korumaya devam edeceklerini bildiren Akar, Kıbrıs Türkü'nün ve hakkının yok sayılamayacağını vurguladı.

Hiçbir oldu bittiye izin vermeyeceklerini, Türkiye'nin yer almadığı hiçbir kararın da geçerli olmadığını herkesin bilmesini istediklerini belirten Bakan Hulusi Akar, "Bazı ülkeler gücüne ve boyuna bakmadan Doğu Akdeniz'de birtakım rollere soyunuyorlar. Bunlar çıkmaz sokak. Binlence kilometreden gelip burada kimseye kural koydurmayız. Hakkımızı, hukukumuzu yedirmeyiz, yedirtmeyiz. Bu konudaki kararlığımızı herkesin bilmesi lazım. Özellikle üçüncü tarafların objektif olmasını, önyargısız olmasını, tarafsız bakmalarını bekliyoruz." ifadelerini kullandı.

Akar, artık Türkiye'nin bu konuda taviz vermeye niyeti olmadığını vurgulayarak, "Yapılacak tek şey var. Yunanistan gelecek, konuşacağız, görüşeceğiz. Diyalog yoluyla, müzakerelerle ortaya makul ve mantıklı hareket tarzıyla çözümler çıkacak ve bunlar kabul edilecek. Bunun dışında bencilce, şımarıkça, 'Hep benim dediğim olacak'. Yok bunu kabul ettiremezsiniz." dedi.

Akar, MSÜ'nden Navtex (denizcilere duyuru) konusunda çalışma yapmasını istedi.

İLGİLİ HABERLER