Spor
  • 31.1.2007 16:59

İBRAHİM HACIOSMANOĞLU'NDAN GÜNDEMİ SARSACAK AÇIKLAMALAR

İSTANBUL - Trabzonspor Kulübü Başkan Yardımcısı İbrahim Hacıosmanoğlu, Türk futbolunun kaos ortamına sokulmasının sorumlusunun 'papyon giymiş ikiyüzlü insanlar, yalakalar ve taşeronlar' olduğunu söyledi.


Trabzonspor Kulübü Başkan Yardımcısı İbrahim Hacıosmanoğlu, Futbol Extra Dergisi'ne gündemi sarsacak çarpıcı açıklamalarda bulundu. Türk futbolunun kaos ortamına sokulmasının sorumlusunun 'papyon giymiş ikiyüzlü insanlar, yalakalar ve taşeronlar' olduğunu söyleyen Hacıosmanoğlu, "Fanatik bir futbol izleyicisi olarak televizyonlarda izlediğim smokinli, papyonlu kulüp başkanlarının o duruşlarının birçoğunun sahte olduğunu gördüm. Beraber yürüdüğümüz yolda gördüklerim bana hiç tat ve haz vermedi. Hakikaten kutsal saydığım, hayatımın önemli bir yerini alan Trabzonspor'a hizmet etmekle gururlandığım bu vazifemi, görev sürem içinde en yüksek noktada hizmet ederek tamamlamayı düşünüyorum. Sürem bitince de çok özel durumlar olmadıktan sonra görevimi sürdürme yanlısı değilim. Bu karmaşık dünyadan başımı derde sokmadan ayrılıp evime gidersem diye de kurban adadım" diye konuştu.


Trabzonspor Kulübü Başkanı Nuri Albayrak'ın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 'Başkan olma' telkinine rağmen başkan olduğunu ifade eden Hacıosmanoğlu, "Sayın Başbakanımız aracılar vasıtasıyla Nuri Albayrak başkanımızdan Trabzonspor Başkanlığı'na aday olmamasını istemişti. Ben buna şahidim. Sayın Başbakanımızın, Sayın Albayrak'a Trabzonspor Başkanlığı ile ilgili bir telkini olduğu doğrudur, ama bu 'Başkan olma' şeklindedir. Ancak Başkanımız Trabzonspor'a hizmet için yola çıktıktan sonra telkinle bu hizmetten vazgeçecek biri değil. Kim ne söylerse söylesin o kutsal görevden geri dönme gibi bir şansı olmaz. Çünkü Başkanımızın yapısı, karakteri, tarzı ortada" dedi.


'Bir Allah'tan bir de yanlış yapmaktan korkarım' diyen Hacıosmanoğlu, "Doğru olan insanın doğru işler yaptığı sürece korkmaması lazım. Ben bir Allah'tan, bir de yanlış yapmaktan korkarım. İnsanoğlu dönem dönem hatalar yapacaktır, ama yanlış yaptığını hissettiği anda bunu telafi etmek için elinden gelen yapmalıdır. Bana göre futbolda korkudan daha çok çıkarı kaybetme korkusu var. Ben helal lokma peşinde koşarken de doğru işler yapmak istiyorum. Doğru işler yaparken de kimseye yalakalık yapmamam. Çıkar sağlama adına kişiliğimden taviz vermemin bir manası olmadığını düşünüyorum. Bizim ülkemizin en büyük zaafı zaten bu. Bunu aşabilsek ülke olarak her şeyi aşacağız" ifadelerini kullandı.

"TRABZONSPOR DESTEĞİNİ ÇEKERSE, ULUSOY O KOLTUKTA OTURAMAZ"
Trabzonspor'un desteğini çekmesi halinde Haluk Ulusoy'un koltuğunda oturamayacağını savunan Hacıosmanoğlu, "Başkanımız Nuri Albayrak, Haluk Ulusoy'a seçimden önceki süreçte 'Aday olma' deseydi, Haluk Ulusoy aday olmayacaktı. Destek vermeseydi, zaten kazanamayacaktı. Yani bugün Trabzonspor desteğini çeksin, Ulusoy o koltukta oturamaz. Biz Haluk Ulusoy'u daha iyi hizmet edeceğine inandığımız için destekledik" dedi.
'Eğer seçimi Ayhan Bermek kazansaydı, federasyon şu an kendi hür iradesiyle yönetilmiyor olacaktı' diyen Hacıosmanoğlu, "Ayhan Bermek, 'Tahkim ve Disiplin Kurulu listelerinde göstermiş olduğum iradeyi Yönetim Kurulu listesinde gösterebilseydim, kazanabilirdim' diyor. Yani Ayhan Bermek kazansaydı, federasyon şu an kendi hür iradesiyle yönetilmiyor olacaktı. Federasyonun seçildiği gün tartışmalar başladı ve tartışmaları ilk başlatan Spordan Sorumlu Devlet Bakanımız, ikincisi Fenerbahçe olmuştur. Böylesine baskılara rağmen, federasyonu her iradesiyle seçen delegasyonun kararına saygı duymak gerekiyor. Bu tartışmayı daha kongrenin bittiği gün başlatanların Türk futbolunda güzel yarınları istediğine inanmıyorum. Sayın Bakan, 'Benim Genel Kurul'u olağanüstü toplantıya çağırma yetkim var' diyor, ama çağıramıyor. UEFA'nın, FIFA'nın yaptırımından mı korkuyor, yoksa Türk futbolunu düşündüğü için mi çağırmıyor ? Bunların hepsi kendisinde saklı. Ama bu süre içinde 'çağırdım, çağırıyorum, geldim, gidiyorum' sözleri, Türk futbolunda kaos ortamını hazırlayan tavırlardır" diye konuştu.


Bakan Mehmet Ali Şahin'in Başbakan Yardımcılığı görevini başarıyla ve babacanlıkla yaptığını, aynı babacan tavrı Spordan Sorumlu Devlet Bakanlığı kimliğiyle de sergilemesini istediğini belirten Hacıosmanoğlu, "Eğer bir yanlış varsa yine babacan tavrıyla hesabını sormasını bekliyorum. Eğer yanlış yapanlar varsa ve bunun hesabını sayın bakanımıza vermiyorsa, o zaman genel kurulu oluşturan aktörler olarak biz de müdahale ederiz. Devlet Bakanlığı makamına saygısızlık yapılmasına müsaade etmeyiz. Ama bu süreçte sayın bakanımızın, bu babacan tavrını sergilemediğini maalesef kamuoyuyla beraber izledik" dedi.

"HALUK ULUSOY, SEÇİME GİRERSE BU KEZ AÇIK FARKLA KAZANIR"
Levent Bıçakcı Federasyonu'nun belli şahıslar tarafından atanan bir federasyon olduğunu dile getiren Hacıkeğil. Kim ne söylerse söyosmanoğlu, "Siz Türk futboluna yön vermek istiyorsanız atamayla değil, kendi gücünüzle oraya geleceksiniz. Kendi gücünüzle başkan olamadığınız zaman o koltuğu kullanamazsınız, başkaları sizi kullanır. Bu yerler liderlik vasfı isteyen yerler. Eğer o vasfınız yoksa liderlik yapamazsınız. Eğer biri sizi oraya atayıp 'Liderlik yap' diyorsa ve sizde de o vasıf yoksa, orada hem kendinizi hem de kurumunuzu mahvedersiniz" değerlendirmesinde bulundu.


Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Haluk Ulusoy'un Haziran'da seçime girmesi halinde açık farkla kazanacağına inandığını belirten Hacıosmanoğlu, "Haluk Ulusoy, Haziran'da seçime girsin, bu kez açık farkla kazanır. Karşısında kim olursa olsun. Çünkü bizim insanımız hep dayatmalara tepki göstermiştir. Sayın Başbakanımıza yapılanları hep beraber yaşadık. Bizim toplumumuzun iradesi dayatmaya karşı tepki verir" dedi.


Federasyonun genel kurula gitmesi için topladığı imzaları fedarasyona teslim eden Bursaspor Kulübü Başkanı Levent Kızıl'ı da ağır bir dille eleştiren Hacıosmanoğlu, "Levent Kızıl'ın yüz ifadesi bana taşeron olarak kullanılan ve eline metin tutuşturulup 'Çık bu açıklamayı yap' denilen insanın profilini çizdi. Şayet Kızıl, o 106 imzayı kendi ricasıyla topladıysa, o zaman hiç kıvırmasına gerek yok, direkt başkanlığa adaylığını koysun. Levent Kızıl, Bursaspor'un 5 oyunu dahi kendi ricasıyla toplayamaz. Diyelim ki 106 imza Levent Kızıl'ın ricası üzerine toplandı. Sağlama yapılmasının en güzel yolu, genel kurulda kapalı oy açık tasnif usulünün uygulanmasıdır. Bu toplanan imzaların 90'ı sandıktan çıksın Ulusoy Federasyonu'nu ben o gün istifa ettireceğim. Bu kadar açık ve net konuşuyorum. Ama tek bir şartım var, oylar kapalı ve tek bir sandıkta, yani hür iradeyle kullanılacak. Zaten bana kalmaz, kendisi istifa eder. Ben insanların Haluk Ulusoy'u arayıp da nasıl baskıyla imza verdiklerini anlattıklarına ve özür dilediklerine kulaklarımla şahit oldum. "Ama bu işin sandığı var başkan" dediklerini kulağımla duydum" diye konuştu.

'ÖZHAN CANAYDIN İYİ BİR LİDER DEĞİL"
Kulüpler Birliği'nin ilk toplantısında duyduklarına inanamadığını kaydeden Hacıosmanoğlu, "Herkes 'Haluk Ulusoy dursun, ama sayın bakanımızı da küstürmeyelim, seçime gidip yine Haluk Ulusoy'u seçelim' diyor. O zaman kaosa ne gerek var, Bakan ile Haluk Ulusoy'u şimdi barıştıralım" şeklinde konuştu.


Özhan Canaydın'ın iyi bir lider olmadığını, bugün yaşanan kaosun baş aktörlerden birinin de Özhan Canaydın olduğunu söyleyen Hacıosmanoğlu, "Ben Kulüpler Birliği Başkanı olsaydım 'Topla, bu kararı al' diye kim söylerse söylesin 'Burası çelik-çomak oynanan yer değil' der, gerekirse de istifa ederdim" dedi.


Türk futbolunda bugün yaşanan kaostaki başrol oyuncularının şahsi çıkar sağlama adına yalakalık yapanlar olduğunu kaydeden Hacıosmanoğlu, "Türkiye'deki en büyük problem, futbolu kendi şahsi eğlencesi gibi görüp futbola yön vermeye çalışan insanlardır. Bizim ülkemizde yalakaların çok olduğu bir ortamda bu tür insanlar türeyebiliyor. İşte önceki Haluk Ulusoy Federasyonu gittiği zamanda futbolu dizayn etme görevini alan Hasan Doğan diye bir insan çıktı. O yaşına rağmen ben ismini hiç duymamıştım. Sayın Başbakanımıza yakkeğil. Kim ne söylerse söyınlığıyla ortaya çıktı ve o anda da yalaka dediğimiz insanlar etrafını sardı. Başbakan'ın yakın arkadaşı olduğu için etrafında dolanan insanlar acaba ondan nasıl faydalanırız hesabıyla onu öyle bir aldılar ki omuzlarına, o da 'Ben neymişim be?' dedi. Ama yalakalar insanı başarıya götürmez, hep başarısızlığa götürür. Çünkü onların amacı hep kendilerine menfaat sağlamaktır" ifadelerini kullandı.


Hacıosmanoğlu, Ankara Büyükşehir Belediye ve Ankaraspor Kulübü Onursal Başkanı Melih Gökçek'in Hasan Doğan'a bir antipatisi olduğunu ve bu nedenle seçimde Haluk Ulusoy'u desteklediğini dile getirerek, "Melih Bey, Hasan Doğan'dan dolayı Haluk Ulusoy'un yanındaydı. Hasan Doğan öteki listede olmasaydı belki de Ayhan Bermek'i destekleyecekti. Melih Gökçek'in Hasan Doğan'a bir antipatisi var. Bu da doğaldır. Normal insanların ona antipati duymaması anormal zaten" dedi.

"ULUSOY'UN SEÇİLMESİNİ İKTİDARA KARŞI BİR HAMLEYMİŞ GİBİ DÜŞÜNMEK YANLIŞ"
Haluk Ulusoy'un seçilmesini iktidara karşı yapılan bir hamleymiş gibi düşünülmesinin yanlış olduğunu belirten Hacıosmanoğlu, "Sayın Bakan öyle algıladıysa yanlış algıladı. Ulusoy'un seçilmesinde Melih Gökçek'in, Nuri Albayrak'ın katkısı var. Bunlar AK Parti'nin içinde insanlar" diye konuştu.


Federasyon başkanlığı için ismi geçen Hamdi Akın ile ilgili de değerlendirmede bulunan Hacıosmanoğlu, "Hamdi Akın hür iradesiyle ortaya çıkmış bir başkan adayı olarak gözükmüyor. İkinci Levent Bıçakcı türü bir aday. Haluk Ulusoy hakkında yargıda dosyaları var deniliyor. Ama orada Hamdi Akın'ın da bir çanta hikayesi var. Bu konu iyi araştırılmalı" ifadelerini kullandı.


Haluk Ulusoy federasyonunu yeni dönemdeki uygulamalarının doğru olduğuna inandıkları için desteklediklerini belirten Hacıosmanoğlu, "Üstelik bunu hakem hatalarından canın yanmış bir kulübün üyesi olarak söylüyorum. Eğer biri bu federasyondan mustaripse o da biziz. Kaldı ki bizim şikayetlerimiz de çok temiz oldu. Şayet bu federasyon başkanı Haluk Ulusoy değil de başkası olsaydı, tepkimiz de şikayetimiz de çok farklı olurdu. Sırf 'Trabzonspor kendi seçtirdiği federasyona baskı yapıyor, işlerini düzeltiyor' demesinler diye bunlara katlandık. Keşke Ayhan Bermek federasyon başkanı olsaydı da ondan Trabzonspor'un böylesine yenilen haklarının hesabını çatır çatır sorsaydım. Uğradığımız onca hakem hataları oldu. En az 9 puan kaybettik. Koyun bunları üzerine. O zaman bugün Trabzon tarihinin en kötü sezonlarından birinin idarecisi değil, iddialı bir takımın idarecisi olarak karşınızda olurdum" diye konuştu.


Türk futbolunun önünün açılması için sporun içinden gelen, bilgi birikimi, vizyonu olan, planlarıyla, projeleriyle Türk futbolunu hem sportif hem de ahlaki manada Avrupa ve dünya arenasında başa güreştirecek hedefleri bulunan insanların hür iradeleriyle delegasyonun önüne çıkıp federasyon başkanı seçilmesi gerektiğini belirten Hacıosmanoğlu, "Yoksa Haluk Ulusoy gitsin, Ahmet gelsin; Mehmet gitsin, Hasan gelsin. Türk futboluna bunu yapmak isteyen insanlar sadece kendi egolarını, kendi isteklerini hayata geçirmek için mücadele veriyor" diyerek sözlerini noktaladı.

İLGİLİ HABERLER