Gündem
  • 19.4.2021 12:36

İki ayrı uzmandan korkutan büyük deprem uyarısı!.. İşte o şehirler

Büyük Marmara depreminin tarihini açıkladı ve o illere dikkat çekti! Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan'dan flaş deprem açıklaması!

Dr. Oğuz Gündoğdu'dan Marmara ve Ege'deki depremlerin ardından korkutan açıklama..

Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan son dönemde yaşanan peş peşe depremleri, Sabah.com için yorumladı. Jeofizik Yüksek Mühendisi Ercan, Ege Denizi’nde yaşanan depremlerle ilgili olarak yaptığı açıklamada daha büyük bir deprem beklemediğini ifade ederken olası Marmara Depremi için de tarih verdi. İşte Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan’dan gelen son dakika açıklamaları ve tüm detaylar…

Son dönemde özellikle de Ege Denizi'nde peş peşe depremler meydana gelirken Jeofizik Yüksek Mühendisi Övgün Ahmet Ercan, öngörülerini Sabah.com ile paylaştı. Uzman isim bu bölgede daha büyük bir deprem beklentisi olmadığını bildirdi. Öte yandan uzunca bir süredir gündemde olan olası Marmara Depremi için ise tarih verdi.

EGE DENİZİ'NDEKİ DEPREMLER NE ANLAMA GELİYOR?

Jeofizik Yüksek Mühendisi Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi;

"Ege, Batı Anadolu, Yunanistan ve Adriyatik'te olan depremlerin ana nedeni; Adriyatik'ten başlayıp Mora, Girit üzerinden Rodos ve oradan göller bölgesine kadar uzanan Türkiye'de Güney Ege "dalma batma kuşağı" vardır. Bu Güney Ege dalma batma kuşağını oluşturan ise Akdeniz'in güneyindeki Afrika ana karasının yılda 3 ve 4 cm hızla Anadolu'yu, Ege'yi, Yunanistan ve Adriyatik'i kuzeye doğru toslayarak kaktırmasıdır. Bu kaktırma sonucunda ise bölgede gerilmeler oluşur. Bu gerilmeler kendilerini deprem olarak yani yeri kırarak ya da yanardağ etkinlikleri gösterir."

SON ON YILDA HIZLANDI!

"Son 10 yılda Afrika'nın Anadolu'yu ve Ege'yi toslama hızı 6-7 cm'yi bularak hızlandı. Bunun hızlanmasının ana nedeni ise tamamen yer kabuğunun üstünde yüzmüş olduğu yüzer yuvar diye andığımız, yaklaşık 50 km derinliğindeki taş bulamacının içindeki çevrim akımlarının hızlarının artmasından kaynaklanmaktadır. Sonuç olarak bu durum, depremleri kızıştırıyorlar ve kızıştırmayı da sürdürecektir. En son geçen yılsonunda oluşan Sisan depremi, keza ardından oluşan Kuzey Anadolu kırığının Yunanistan'daki devamı olan Larissa'daki deprem ve bugünlerde peş peşe olan depremler bunların ürünleridir. "

EGE'DE BÜYÜK DEPREM BEKLENİYOR MU?

Özellikle Muğla ve çevre halkının kaygılandığı olay, "Acaba 4-5 büyüklüğündeki depremlerden daha büyük bir deprem meydana gelir mi?" sorusu oluyor. Bana göre bu sürüme geçmiştir. Ben bu bölgede daha büyük bir deprem beklemiyorum.

"YANARDAĞ KEŞFETTİK!"

Ne var ki Adriyatik'ten tutun Yunanistan Ege Denizi ve Batı Anadolu, 2021 ve 2022 yıllarında önemsenecek depremlere gebedir. Bu bölgede yanardağ etkinlikleri ile ilgili kaygılar da bulunuyor.

Bu durum ise dalma batma kuşağının Afrika Ana karasındaki yüzer yuvar içerisine dalınca orada eriyor ve eridiği yerlerden yukarıya çıkarak yanardağlar oluşturabiliyor. Geçmişte de oluşturabilmiş. Bu yanardağ oluşturma hali ancak küçük depremcikleri tetikler, büyük depremler üretmez.

Ancak Ege Denizi içerisindeki yanardağ oluşumları genellikle Türk kıyılarından uzak yerler. Bize en yakın olan yer ise Bozburun'dur.

Bozburun'un önünde deniz altında Küdür yanardağı diye adlandırdığımız bir yanardağ keşfettik. Bu yanardağın içerisindeki lavlar da yaklaşık 30 metreye kadar püskürüyor. Ancak bu bir baca oluşturacak nitelikte sert değil. Şu anda onun yaratacağı bir kaygı söz konusu değildir.

Ne var ki Ege yani Batı Anadolu kesimimiz özellikle Büyük Menderes, Küçük Menderes, Gediz gibi göçüntü alanlarımız ve bunlar üzerinde yer alan kentlerimiz, 2021-2022 yıllarında yıkıcı depremleri görürse benim için şaşırtıcı olmaz. Bunun da tek çözümü kentsel dönüşümü hızlandırmaktır.

MARMARA'DAKİ SESSİZLİK BEKLENEN BÜYÜK DEPREMİN ŞİDDETİNİ ARTTIRIR MI?

Marmara'yı bütüncül olarak yorumlamak gerekiyor. 1999 depremi 7.5 büyüklüğünde yani 570 yılda bir olan bir deprem oldu. Şimdi bununla boşalan gerginlik yaklaşık 132 atom bombasına denk. Marmara'nın tekrar bu gerginliği biriktirmesi ve yer kabuğunu kuzeyde kırabilmesi için 6 milyar cigatonluk gücü toplaması gerekiyor. Bu gücü 22 yılda toplama olasılığı yoktur. Dolayısıyla "her an deprem olabilir" sözü asla doğru değildir. Çünkü bir güç birikimi olması gerekiyor ki yeri kırabilsin.

MARMARA DEPREMİ İÇİN TARİH VERDİ!

Dolayısıyla Marmara'da olan depremcikler büyük depremin habercisi değildir. Ancak Kuzey Marmara'da hatırı sayılır depremler olacaktır. Bir tanesi Küçükçekmece önünde 6.4-6.7 arasında bir tanesi de Marmara Ereğlisi önünde 7.0-7.2 arasında depremler olacaktır.

Ancak bu depremlerin olabilmesi için yeteri kadar kırıcı gücün toparlanabilmesi benim öngörüme göre 2045'e dayanmaktadır.

Jeofizik Uzmanı Dr. Oğuz Gündoğdu, Marmara Denizi’nde ve Muğla açıklarında meydana gelen depremlerin ardından açıklamalarda bulundu. Dr. Gündoğdu, depremlerin olası İstanbul ve İzmir depremlerinin habercisi olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Jeofizik uzmanı Dr. Oğuz Gündoğdu, pazar sabahı saat 07.33'te Yalova’nın Armutlu ilçesine 21.5 kilometre, İstanbul’un Avcılar ve Beylikdüzü ilçelerine de 27 kilometre uzaklıkta Marmara Denizi'nde kaydedilen 3.6 büyüklüğündeki deprem ile Muğla açıklarında yaşanan ve Bodrum,  Marmaris ile Datça ilçelerinde yaşanan depremleri DHA'ya değerlendirdi. Dr. Gündoğdu, “Son deprem, bilinen 1999 depreminde tetiklenen Marmara’daki fayların harekete geçmesinden ibaret. Gerilmiş bütün faylarda zaman zaman böyle olaylar olabiliyor. Bu da onlardan biri. 1999’da Marmara’daki bütün faylar tetiklendi. Bu depremler; tetiklenen faylardaki hareketlerden, biriken enerjinin açığa çıkmasından ibaret. Bu depremler olumlu değil. Bir haberci şeklinde almak gerekir. Oradaki fay 1999 depreminde tetiklendi. Hatta o depremin (Gölcük depremi) büyüklüğünü USGS (Amerika Birleşik Devletleri Jeoloji Araştırmaları Kurumu) 7.8 olarak verdi. Marmara’da sürekli depremler oluyor. Yalova açıklarında, Saroz açıklarında olan depremler hep bu bakımdan. Kırılmasını beklediğimiz Kuzey Anadolu fay zonu  Silivri açıklarında. Orta kısımdaki fayın kırılacağını düşünüyoruz. Eldeki veriler bunu gösteriyor. Bu son deprem Marmara içinde olan bir deprem. Silivri açıklarındaki 26 Eylül 2019’daki 5.8 büyüklüğündeki deprem gibi bunu da uyarıcı bir deprem olarak almak gerekir. Kuzey Anadolu fayı, yılda 2-2.5 santimetre hareket ediyor. Bu hareketlenme sonucunda İstanbul için hesapladığımız yedinin üzerinde bir deprem. Bu İstanbul için çok büyük tehlike ve büyük felaket oluşturacak bir büyüklüktür“ dedi.

İstanbul’da kentsel dönüşüm için mutlaka devlet desteği olması gerektiğini belirten Dr. Gündoğdu, “Avcılar çok tehlikeli bir yer. Çok araştırma yapıldı. Büyük bir tehlike altında olduklarını söyleyebilirim” diye konuştu.

OLASI İZMİR DEPREMİ

Dr. Oğuz Gündoğdu, Ege Denizi’nde art arda yaşanan ve en büyüğü 5.3 büyüklüğünde olan depremlerin bölgede sık görülen 'düşey'  değil, ‘doğru atımlı’ olduğuna dikkat çekerek, şunları anlattı:

“Ege depremlerin doğru atımlı olması pek beklenmez. Ege’de genelde düşey depremler olur. Burada dikkat edilmesi gereken husus; Sisam yani İzmir depreminin tetiklendiği bir fayın mı harekete geçtiği. Benim tahminim öyle oldu. Bu son depremlerin hep doğru atımlı oluşunu, kırılmanın bir tetiklenme sonucu enerji boşalması olarak nitelendirebiliriz. Sisam veya İzmir depreminde hemen bütün faylar harekete geçti. Doğru veya düşey atımlı depremlerle enerjilerinin bir çoğunu boşalttılar. Bir tek İzmir fayı hareket etmedi. Orada İzmir fayı var. Kıyıdan boydan boya İzmir Yarım adasını geçiyor. Bu faydaki enerjide hiçbir kıpırdanma yok. İzmir fayının hiçbir hareket göstermemesi bizde deprem beklentisini arttırıyor. İzmir’deki faylar İstanbul’daki gibi çok büyük değil. Olası İzmir depreminin  büyüklüğü ile ilgili bir şey diyemem ancak hasar verici deprem olacağı kesin.”

 

 

İLGİLİ HABERLER