Medya
  • 15.6.2019 22:27

İlk ezanı okuyan melek!..

 Mirac'ın bugünkü bölümünde ilk kez ezanın okunması ve Allahü teala'nın bu ezanı tasdiki var.. İşte Metin Özer'in kaleme aldığı Mirac'ın ezan bölümü..

MİRAC’DA İLK EZAN

Resûlullah Sallallahü Aleyhi ve Sellem Efendimiz şöyle buyurdu:
-Bundan sonra bir melek gördüm. Horoz sûretinde idi; beyaz inciden yaratılmıştı.
Bu meleğin sağında yetmiş bin kanadı vardı; solunda da yetmiş bin kanadı vardı. Her kanadında da yetmiş bin tüyü vardı inciden. 
Yetmiş bin tüyü de yakuttandı. 
Yetmiş bin tüyü de kızıl altındandı. 
Yetmiş bin tüyü de gümüştendi. 
Yetmiş bin tüyü de, misktendi. 
Yetmiş bin tüyü de kâfurdandı. 
Yetmiş bin tüyü de anberdendi. 
Yetmiş bin tüyü de zafirandandı.
Onun boyu arştan, yedi kat yerin dibine kadardı.
Onun her kanadında şu yazılmıştı:
- Rahman Rahim Allah’ın adı ile.. Allah’tan başka ilâh yoktur; Muhammed Allah’ın Resulüdür. 
Her şey helak olacaktır; Vahid Kahhar Allah’tan başka..

Her namaz vakti geldiği zaman; o melek başını kaldırır:
- “Azim Allah’ın adı ile., ona hamd olsun.. ( Bismillah’il-azim ve bihamdihi)“ diyerek tesbihle meşgul olur. 
Onun tesbihi şuydu:
Sübhansın Allahım.. Şanın ne kadar yüce..
(Sübhaneke ma a’zame şanüke)
Bundan sonra, kanatlarını birbirine vurur; onun bu vuruşundan acayip sesler çıkar.
Kanatlarından çıkan bu ses, cennete ulaştığı zaman; cennet ağacının dalları birbirine dokunur; cennetin yakuttan ve laalden kubbelerine ulaşır. 
Oralardan da latif sedalar çıkar. 
Bu sedadan huri, gılman ve vildan ayıkır ve anlar ki , “Ümmet-i Muhammed’in namaz ve ibadet vakti geldi..” diyerek birbirlerine müjdelerler.
Bundan sonra, horoz şeklindeki o melek titremeye başlar.
O melek titreyince, bütün arş titrer.

Bunun üzerine Yüce Hak, o meleğe sorar:
- Neden titrersin?.
Yüce Hakkın bu hitabına korku içerisindeki melek cevaben şöyle der:
- Ya Rabbi, Muhammed ümmeti namaza kalktı; halbuki Üzerlerinde şu kadar günahları var. Onun için titrerim.
Yüce Hak şöyle buyurur:
- Ey melek, sen sakin ol. Benim rahmetim namaz kılanların üzerine vacib oldu. 
Şahit olun!..
Ben onlara rahmetle nazar edip; af ve mağfiret ettim. 
Onları cehennemden azad eyledim. 
Habibimin yüzü suyu hürmetine, Meva Cenneti'ni onlara nasib eyledim.

Böylece Yüce Hak, lütuf ve keremini açıktan beyan etti.

CEBRAİL ALEYHİSSELAM’IN  KENDİ SURETİ
Peygamber Efendimiz anlatmaya devam buyurdu; 

Burada, Cebrail’i kendi suretinde gördüm.
Onun altı yüz kanadı vardır; türlü türlü, cevahirden ve incidendir. 
O altı yüz kanadından ikisini açtığı zaman, mağriple meşrıkı doldurur. 
O kanatlar türlü cevahirle bezenmişti. 
Bir omuzundan, bir omuzuna kadar mesafeyi tez uçan kuş, beş yüz yılda alır.

İLK EZAN
Resûlu Ekrem Sallalahü Aleyhi ve Sellem Efendimiz anlatmaya devam buyurdu;
- Bundan düz bir mekana vardık.
Orada kalem-i alânın sesi işitiliyordu.

Sesi duyunca Cebrail’e , “İleri git” dedim.
Cebrail bana şöyle dedi;
- Siz öne geçin.. Zira siz Allah katında benden ve cümleden daha keremlisiniz.
Bunun üzerine öne geçtim. Cebrâl arkamdan geldi.
Altından bir hicaba (Perde, örtü) vâsıl olduk. Cebrail o hicabı tahrik (Kımıldatılma. Yerinden oynatma. Hareket ettirme) etti, ardından da ses geldi.
- Kimsin?
Cebrâil şöyle dedi:
- Cebrail’im.. Muhammed benimledir.
İçerideki melek şöyle tekbir getirdi:
Allahü ekber.. Allahü ekber.. (Allah en büyüktür, Allah en büyüktür)
Perde arkasından bir ses geldi:
- Kulum doğru söyledi.. Ben en büyüğüm, en büyüğüm.
O melek hemen şöyle şahadet getirdi;
Eşhedü en lâ ilâhe illillah (Şahadet ederim ki Allah’tan başka ilah yoktur)
Perdenin arkasından yine nidâ geldi:
- Kulum doğru söyledi, Benden başka ilah yoktur.
Melek şahadetini tekrarladı..
- Eşhedü enne Muhammeden Resûlullah.. (Şahadet ederim ki Muhammed Allah’ın Resûludür.
Yine nida geldi:
-Kulum doğru söyledi, Muhammed’i ben Resûl olarak gönderdim.
Bundan sonra o melek tekrar şöyle dedi:
Hayye ale’s-salâh (Namaza gelin), Hayye ale’l-felâh (kurtuluşa gelin)
Şöyle nida geldi:
- Kulum doğru söyledi.. Kullarımı bana ibadete çağırdı.. Onları ben kapıma davet etmiştim.
Davetçiye icabet eden kurtulur, onları felâha kavuştururum.

Bundan sonra melek şöyle dedi:
- Allahü ekber.. Allahü ekber.. (Allah en büyüktür, Allah en büyüktür)
Perde arkasından tekrar ses geldi:
- Kulum doğru söyledi.. Ben en büyüğüm, en büyüğüm.
Melek şöyle dedi:
- Lâ ilâhe illallâh..  (Allah’tan başka ilah yoktur.)
Şu nida geldi;
Kulum doğru söyledi, ilah yoktur Allah ancak benim.
Bundan sonra şöyle bir nidâ işittim.
- Ya Muhammed!.. Allah evvellerin ve ahirlerin üzerine senin şerefini tamamladı.
Cibril’e sordum, “Bu melek de kimdir?”
Şöyle cevap verdi:
Allahü Azimüşşan’a kasem ederim ki; O seni hak peygamber olarak gönderdi.
Bu meleği hiç görmedim. Ahvalini hiç bilmem. Şimdi siz kendisini göreceksiniz...

***************      ********************    ************

Merhameti, keremi ve ihsanı sonsuz, Şanı Yüce Rabbım, bizlere de rahmetle nazar edip; hepimizi af ve mağfiret etsin.
Bizleri ve sevdiklerimizi vaad ettiği Meva Cenneti’nden iskan etsin İnşallah.... (AMİN)

DERLEYEN : METİN ÖZER

 

Yorum Yazın

İLGİLİ HABERLER