Medya
  • 14.5.2019 00:59

İmamoğlu farklı kaybedecek!..

Metin Özer İstanbul seçimleriyle ilgili oldukça ididalı bir tahminde bulundu.. Tahminini rakamlarla anlatan Özer, "DSP ve Saadet Parti Ekrem İmamoğlu'nun yanında dursa bile Binali Yıldırım kazanır" dedi.
İşte o yazı

İstanbul'daki seçimlerin iptalinden önce pek çok arkadaş beni arayıp sordu;
- Abi seçim iptal olur mu?
Ben de hepsine aynı cevabı verdim;
- Seçim kesin iptal olur.
Bir kısmı inandı, bir kısmı inanmadı…
Sonuçta dediğim çıktı…
Şimdi aynı arkadaşlar tekrar arıyor;
- Abi İstanbul seçiminde kim kazanır?
Ben de aynı cevabı veriyorum;
- Binali Bey kazanır, İmamoğlu büyük fark yer…
Gaibi bilmek Allahü teala’ya mahsustur.
Tabii biz bu tahminleri bir takım verilere bakarak söylüyoruz.
Bir de üzerine 40 yıllık gazetecilik tecrübemiz olunca, hesabımız doğru çıkıyor.
Gelelim bu hükmü vermemdeki sebeplere…
Bunu ilk kez ben yazmıştım.
On binlerce kişi memleketlerinde muhtar seçtirmek içinİstanbul’dan geçici olarak göçtü.
Bunlar giderken nüfus kütüklerini de memleketlerine taşıdı..
Bunun ispatı rakamlarda…
5 Kasım 2015 seçimlerinde; 
İstanbul’da toplam seçmen sayısı 10 milyon 566 bin idi…
31 Mart 2019
 seçimlerinde;
İstanbul’da toplam seçmen sayısı 10 milyon 571 bin…
İstanbul’da 5 yılda topu topu 5 bin seçmen artışı olmuş…
Garip değil mi?
Bu hesaba göre; İstanbul’da vefat edenler çıktıktan sonra, sadece 5 bin kişi 18 yaşını doldurup seçmen hakkı kazanmış.
Tabii bu rakama İstanbul'a göçüp yerleşenler dahil değil.
Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre İstanbul’da nüfus artışı yüzde 2.5 civarında.
Bu durumda İstanbul’un seçmen sayısı 200-300 bin artmış olması gerekirken sadece 5 bin artış olmuş.
2,7 milyon seçmeni olan ‘geleneksel Ak Partili’ 158 mahallede 174 bin 390 kayıp var.

Peki bu seçmen nereye gitti?
Bahsettiğim gibi memleketlerine gitti.
Onlar şimdi İstanbul'a döndüler, ama oy kullanamayacaklar…
Rakamların dilini çözmeye devam edelim!..
24 Haziran 2018 seçimlerinde;
İstanbul’da kullanılan oy, 9 milyon 304 bin idi…

31 Mart 2019 seçimlerinde;
İstanbul’da kullanılan oy, 8 milyon 886 bin.
Aradaki fark: 414 bin

Topu topu 8 ayda oy kullanmaktan vazgeçen bu 414 bin kişi kim?
İşte işin püf noktası bu soruda gizli…
Bu 414 bin kişi iki grup.
Birincisi; küskünlükten dolayı oy kullanmayanlar.
İkincisi; nüfus kütüklerini taşımadan memleketlerine gidip, hısımları ve arkadaşları için seçim çalışması yapanlar.
Bu 414 bin kişi şimdi oy kullanacak.
İşte İstanbul’da kimin kazanacağını belirleyecek olan da bu 414 bin kişidir.

Emin olun, bunların büyük bir kısmı AK Parti seçmeni…
AK Parti seçimi kazanmak istiyorsa, önce bu küskünlerin gönlünü alması lazım.
Bunların ciddi bir kısmı, farklı cemaatlerin mensupları.
Ehl-i sünnet tersi söylemlere kızıp sandığa gitmeyenler.
Bu yüzden de cemaat önderleriyle Tayyip Bey’in bire bir görüşmesi çok önemli.
Bu kesimlere durumun önemi anlatılıp, gönüllerinin alınması lazımdır.

Memlekete gidip dönenlere de seçimin önemi anlatılıp, sandığa gitmeleri sağlanmalıdır.
Bu başarılırsa, emin olun İmamoğlu seçimi farklı kaybeder.

Gelelim meselenin can alıcı noktasına… Yani oy hırsızlığının açık olarak yapıldığı yere…
İtiraz öncesi İmamoğlu ile Yıldırım arasındaki fark; 29 bindi…
AK Parti geçersiz oylara itiraz edince, fark tık tık aşağıya inmeye başladı.
En sonunda 13 bine kadar indi.
Geçersiz oyların tekrar sayıldığı pusulalar, genelin sadece yüzde 10’u idi...
AK Parti, bu yüzde 10’luk sayımda farkı 16 bin düşürdü.
Şimdi size hile ve usulsüzlüğün kaynağını göstereyim.
24 Haziran 2018 seçimlerinde;
İstanbul’da geçersiz oyların toplamı, 147.748 idi.

31 Mart 2019 seçimlerinde;
İstanbul’da geçersiz oyların toplamı, 319.540 oldu.

Vay vay vay…
Bir önceki seçime göre geçersiz oy miktarı, 171.200 artmış.
Hem de seçmen sayısı 411 bin azaldığı halde…
İstanbul seçmeni 8 ayda ne oldu da bir evet basmayı beceremeyecek kadar cahilleşti?
319 bin geçersiz oy hakikaten büyük bir rakam.
Bu hesaba göre her 100 seçmenin 3.6’sı geçersiz oy kullanmış.
Zaten bizim seçim sistemimizde hileye ve usulsüzlüğe en açık olan nokta da burası…
Bir partiye darbe vurmanın en temiz yolu, oyunu geçersiz kılmaktır.
Kötü niyetli bir sandık başkanı veya sandık kurulu üyesi bir pusulanın kenarına çaktırmadan bir evet oyu vursa, o oy geçersiz oluyor.
Vatandaş oyunu az kaydırsa o oy geçersiz sayılıyor.
Her sandıkta 3 pusulada bu hile yapılsa, 31 bin sandıkta neredeyse 100 bin oy iç edilmiş olur.
İstanbul’da geçersiz oy tezgahı ne kadar yapıldı?
Bunu hala bilmiyoruz.
YSK oyların tamamını saydıramadığı için ortaya bir rakam çıkmadı.
Göreceksiniz geçersiz oy hilesi 23 Haziran’da yapılacak seçimde net olarak ortaya çıkacak.
Ben 23 Haziran’da geçersiz oy sayısının 100 binli haneye, belki 100 binin de altına düşeceğini sanıyorum.
Bugünün geçersiz oy rakamı olan 319 bin 540’ı, 23 Haziran’ın geçersiz oy rakamından düşerseniz, yapılan hırsızlık rakamını bulursunuz.
Cumhur ittifakı bu geçersiz oy tezgahına çok dikkat etmelidir.
Sandık kurul üyelerini tekrar gözden geçirmeli, sandıklarda yapılacak geçersiz oy yankesiciliğine karşı yeni bir eğitim vermelidir.
En çok geçersiz oy çıkan sandıklardaki elemanlarınıngeçmişini mercek altına alıp, incelemelidir.

Tekrar iddia ediyorum!..
Cumhur ittifakı, küskünleri ve kaçakları sandığa çekip sandıkları da sağlama alırsa seçimi 100-150 bin oy farkıyla kazanır.
Hem de adaylarını çeken; DSP, TKP, EHP ve iki bağımsız adaya rağmen.
Bunlardan gelecek olan 45 bin oy İmamoğlu'nu kurtarmaz.
İstanbul’dan 103 bin oy alan Saadet Partisi de bu ihanet çemberine girerse de yine sonuç değişmez.
23 Haziran’da kazananın yanında, çalınan oy sayısını da göreceğiz.
İmamoğlu'nun oyu belli, Saadet Partisi’nin ve diğerlerin de… 
4 milyon 171 bin oy alan İmamoğlu'nun bu desteklerden sonra, Saadet Partisi de dahil 148 bin oy daha alması lazım.
23 Haziran’da İmamoğlu 4 milyon 320 bin oy alamazsa, işte o zaman şenlik var.
Çünkü kaç oy çaldıkları ortaya çıkmış olacak.
CHP de bütün bunların farkında.
O yüzden suyu bulandırıp çamura yatmaya çalışıyor.
Dertleri seçimi kazanmak değil, maraza çıkarmak.
Bir tarafta CHP, HDP, PKK, FETÖ, TKP, DHKP-C, DSP, TİKKO, İYİ PARTİ, CIA, Amerika, NATO, Avrupa, Masonlar, Sosyete, gay ve lezbiyenler ile hapçı-otçu türünden ÇAĞDAŞ haltçı ne ararsan var.
Bir kısım VATAN HAİNİ ÖRGÜTLER aynı adayda birleşmiş ise, orada BEKA sorunu var demektir.
Küfrün bir olduğu yerde, İman sahiplerinin ayrılığı HARAMDIR.
Oyun büyük, mücadele çetin!..
Ey İstanbullu!..
VER OYUNU
BOZ OYUNU

METİN ÖZER/ HABERVİTRİNİ

Yorum Yazın

İLGİLİ HABERLER