Yaşam
  • 18.8.2009 09:04

İŞ’TE AŞK KİME ZARAR?

Profesyonel hayatın, özel hayat sınırlarını acımasızca taciz ettiği bir dönemde insanlar sevmek, sevilmek gibi heyecanları ve ihtiyaçları iş yerlerinde aramaya meyilli oluyor. İş yerleri ilişkileri konusunda eğitim alan Loick Roche, “Cupidon au travail” (İşte Aşk Tanrısı) adlı kitabında özel hayatın, iş hayatına taşındığını belirtiyor. Yani aşk artık iş yerindeki camların, kapıların, bilgisayarların arkasına saklanıyor. Çünkü başka mekan, zaman ve başka insan yok. Roche, ofislerde yaşanan aşkların itici kuvvetlerini birkaç başlıkla açıklıyor: “Gücün bir cazibe aracı olması, stresin insanları yakınlaştırmadaki etkili rolü, insanların iş yerlerinde evlerindekinden çok daha bakımlı olmaları.”
Loick Roche, Paris ve çevresinde çalışanlar üzerinde yaptığı ankette iş yerinde aşk yaşayanlarla ilgili bir takım istatistiksel veriler elde ediyor. Buna göre, herhangi bir şirkette yedi yılını doldurmuş bir çalışanın, şirket elemanlarından en az biriyle aşk yaşadığı ve bu duygusal ilişkinin oluşması için 40’a yakın arkadaşlık ilişkisi kurduğu saptanıyor. Yapılan araştırma sonucunda işte aşkın, çalışanın şirketteki çalışma süresiyle ve o ortamda tanıdığı - tanıştığı kişi sayısıyla bağlantılı olduğu görülüyor. Bu durumda, yöneticilerin, insan kaynakları uzmanlarının, danışmanların, sendika ve danışma görevlilerinin gün içinde karşılaştıkları ve konuştukları insan sayısı fazla olduğu için, onlarda işte aşk diğer çalışanlara göre daha mümkün oluyor. Ama sektörel olarak düşündüğümüzde iş yerlerinde flört, en çok tıp ve yaratıcılık üzerine konumlanmış olan medya sektöründe yaşanıyor.

Türkiye’de araştırma yok
“İş ile aşkı birbirine karıştırma” tavsiyesine ne kadar uyulduğunun tartışıldığı bir ortamda işte aşkı, şirketlerin insan kaynakları uzmanlarından dinlemek daha doğru. Biz de hem Türkiye’deki durumu değerlendirmek, hem de yaşanan aşkların iş yerlerine etkisini öğrenmek için insan kaynakları alanında 40 yılı aşkın tecrübesi olan Cemal Oğuzberk’in fikirlerine başvurduk: “Türkiye’de bu alanda araştırma yok ve yapılması da çok güç. Bana göre duygusal ilişkilerle uzayan mesailer, iş gezileri ve toplantıları arasında bir bağlantı olmadığını düşünüyorum. İşte aşk insani bir olay. İş yerindeki duygusal yakınlaşma ülkemizde hoş karşılanmayan bir durum. Çünkü Türk aile yapısı, şirket kültürü, vizyon-misyonu ve ortak değerleri etkiliyor. Sonuç olarak da iş yerinde aşka pek şans tanımıyorum. Ancak iki bekar çalışanın birbirlerini beğenip dedikoduya meydan vermeden evlenmesine kimse bir şey söylemez. Ancak evli birinin bir başkasıyla aşk yaşaması kabul edilebilir bir şey değil. İş yerinde yaşanan aşkın sorun yaratma boyutu ilişki yaşayanların medeni durumlarına bağlı.”

İş yerinde ilişki yaşayanlardan en az biri evliyse, ikisinin de işten ayrıldığını ya da ayrılmak zorunda kaldıklarını hatırlatıyor. Çift üyelerinin bekar olduğu durumda ise evlendiklerini ve sonrasında aynı departmanda çalışıyorlarsa birbirlerinden farklı departmanlarda görev aldıklarını ya da çiftlerden birinin şirket değiştirdiğini ifade ediyor.

Kutu…..kutu…..

Kısa bir süre de olsa motive ediyor
• İş yerinde flört, aşk ya da duygusal bir ilişki yaşayan çalışanın işe bağlılığı artıyor ve bir süre motivasyonu yükseliyor. Çiftler, iş yerine hem kişisel bakım hem de profesyonel anlamda daha donanımlı gelmeye özen gösteriyor. Uzmanlara göre çiftler için ilgilendiği kişinin yanında yöneticisinden olumsuz geri bildirim almak son derece yıkıcı. Buna meydan vermemek için de daha özenli oluyorlar.
• Uzmanlar öte yandan tür bir ilişkiye girerken sonuçlarının iyi düşünülmesi gerektiği konusunda uyarıyor: “İyi düşünmeniz ve olumlu -olumsuz sonuçları kaldırılabileceğinizden emin olmanız gerekiyor. Aksi takdirde bağlı olduğunuz şirkette heyecan yerine kavga ve sıkıntı hakim olabilir.”

İLGİLİ HABERLER