Ekonomi
  • 22.5.2013 14:16

İşte 2023'ün tarım vizyonu

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, "2013-2017 Stratejik Planı", tarımın makro göstergeleri ve 2023 tarım vizyonu ile ilgili basın toplantısı düzenledi.

2023 yılı vizyonunda gıda maddeleri dış ticaretinde net ihracatçı konumunu geliştiren bir Türkiye öngördüklerini dile getiren Eker, rekabet gücünü artışmış, tarımsal gayri safi yurtiçi hasılasını 150 milyar dolara ulaştırmış, tarımsal ihracatını 40 milyar dolara çıkarmış, parçalı arazilerini birleştirerek arazi toplulaştırma işlemlerini tamamlamış, tarım arazilerinin bölünmesini önleyen bir yapıya kavuşturmuş, dünyada ve bölgesinde tarımda söz sahibi bir Türkiye hedeflediklerini belirtti.

Eker, bu süre içerisinde hedeflere ulaşmak için bir takım tedbirler alındığını, arazilerin miras yoluyla bölünmesinin önüne geçmek için başlatılan yasal ve yapısal değişikliklerin sürdüğünü vurgulayarak, "Bakanlar Kurulu'nda imzalar tamamlanmak üzere Sayın Başbakan'ın imzasını bekliyor, geçen hafta yoktu, yurtdışındaydı. TBMM'ye çok kısa bir süre içerisinde gelecek. Türkiye'de tarım arazilerinin miras yoluyla bölünmesinin önüne geçecek düzenleme, hem Medeni Kanunu'nda hem de Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanunu'nda değişiklik öngören, böylece artık miras yoluyla tarım arazilerinin bölünemeyeceği bir yapı tesis edilmiş olacak" diye konuştu.

Tarımsal desteklemeleri, tarım havzaları modeli kapsamında belirlenen ürünler ve bölgeler itibariyle başlattıklarını, bundan sonraki dönemde bütün ürünler ve bölgeler için hayata geçirmeyi öngördüklerini ifade eden Eker, meraların ıslahı ve kullanımda yaşanan sorunların çözülmesi konusunda da adımlar atıldığına ve yasal düzenlemelerin yapıldığına dikkati çekti. Eker, ıslah çalışmalarını hızlandıracaklarını söyledi.

Gıda sanayi ile birlikte tarımsal sanayinin geliştirilmesinin önümüzdeki günlerde en önemli stratejilerinden biri olacağına işaret eden Eker, bu konuda Türkiye'ye 4 bin tesis kazandırdıklarını, bu tesislerin her birine yüzde 50 yatırım tutarını hibe olarak ödediklerini bildirdi.

Eker, tarım arazilerinin sulanması konusunda GAP ve GOP projelerinin büyük bir hızla devam ettiğini belirterek, "Onların tamamlanmasıyla birlikte Türkiye'nin sulanabilir arazilerinin tamamı sulandığında, tarımsal hammaddelerin üretiminde bugünkü durumuna nispetle çok daha iyi bir konuma gelinecek" dedi.

Arazi Edindirme Kurumu

Eker, 2013-2017 Stratejik Planını açıkladığı toplantının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Bakan Eker, "Arazi Edindirme Kurumu gibi bir kurum oluşturmayı düşünüyoruz. Bunun da Tarım Reformu Genel Müdürlüğü marifetiyle icra edilmesini planlıyoruz" diye konuştu.

Tarım arazilerinin miras yoluyla bölünmesiyle ilgili soru üstüne ise Eker, ''Bu ülkeyi seven, geleceği düşünen herkes şunu bilmeli ki bu ülkede 50 yıl sonra da tarım yapılmasını istiyorsak bu işi çözmemiz lazım" dedi.
 

SORULARI CEVAPLADI

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, tarım arazilerinin miras yoluyla bölünmesinin engellenmesine yönelik düzenlemeler kapsamında Arazi Edindirme Kurumu oluşturmayı düşündüklerini bildirdi.
     Eker, 2013-2017 Stratejik Planını açıkladığı toplantının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.
     Bir gazetecinin, okullarda yardımcı gıda dağıtılmasına ilişkin açıklamasını hatırlatması üzerine Eker, açıklamasında ürün ismi zikretmediğini söyledi. Çocukların sağlıklı beslenmesi için okullarda gıda dağıtımına süt ile başladıklarını hatırlatan Eker, bu uygulamayı zenginleştirerek devam ettirmeyi düşündüklerini ifade etti. Dağıtılacak yardımcı gıdalara yönelik bir çalışma yapıldığını belirten Eker, "Her ürünün, her dönemde dağıtılması pratik olarak mümkün değil. Bunların hepsi değerlendiriliyor" dedi.
     Kurulacağı açıklanan Gıda Gen Bankasında genetik çalışma yapılıp yapılmayacağının sorulması üzerinde Eker, buralarda genetik çalışma yapılmayacağını söyledi. Genetik çalışmaların ıslah çalışmaları olduğunu vurgulayan Eker, "Araştırma enstitülerimizde arkadaşlarımız bunları yapıyorlar. Bakanlığa ait 58 araştırma yapan kurum var" diye konuştu.
     Eker, bundan 4 sene önce süt sanayisinin, yoğurt mayasını ithal ettiğini öğrendiğini, o güne kadar Türkiye'de endüstriyel yoğurt mayası üzerine çalışılmadığını kaydetti. Bunun üzerine endüstriyel maya oluşturulması için talimat verdiğini ve çalışmaların başlatıldığını anlatan Eker, çeşitli illerde halkın elindeki yoğurt mayalarındaki mikroorganizmalar belirlenerek endüstriyel yoğurt mayasının Atatürk Orman Çiftliği tarafından oluşturulduğunu söyledi.
     Bu mayaların AOÇ tarafından sütle beraber satıldığını anlatan Eker, yeni kurulacak Gıda Gen Bankasının, bu tür mayaların sanayici, üretici, tüketicinin kullanımına sunulması amacıyla toplandığı, muhafaza edildiği bir yer olacağını dile getirdi.
    
     -"Çözüm süreci, hayvancılığı olumlu yönde etkiler"-
    
     Sürü yöneticiliğine yönelik çalışmaların ne durumda olduğu sorusu üzerine Bakan Eker, küçükbaş hayvancılıkta çoban sorununun ciddi şekilde hissedildiğini bildirdi. Eker, çobanlığa talebin azaldığını, bu işe formasyon kazandırılarak bir mesleğe dönüştürülmesi gerektiği düşüncesinin aklına geldiğini anlattı. Eğitim kurumlarında bu eğitimlerin verilmesi amacıyla üniversite rektörleri ve YÖK Başkanlığı ile bu düşüncesini paylaştığını belirten Eker, rektörlerden ve YÖK Başkanından olumlu yönde tepkiler aldığını, kısa zamanda ilk eğitim programının başlamasını beklediğini ifade etti.
     Eker, Türkiye'deki koyun varlığının 35 milyonu aştığını, çözüm süreci ile ilgili çalışmaların başarıya ulaşmasının küçükbaş hayvan sayısındaki artışta etkili olacağını dile getirdi. Türkiye'nin mera varlığının yüzde 41'inin Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerinde olduğunu vurgulayan Eker, söz konusu meraların güvenlik nedeniyle bugüne kadar kullanılamadığını hatırlattı.
     Çözüm sürecinin meraları kullanılır hale getireceğinin altını çizen Eker, bunun da küçükbaş hayvan sayısına olumlu yönde yansıyacağını kaydetti.
     Eker, bir gazetecinin termal su kaynaklarının bulunduğu bölgelerde kurulacak seralara yönelik desteklerin nasıl olacağını sorması üzerine, daha önce alternatif enerjiyle çalışan seralara destek sağladıklarını belirtti. Eker, yeni destek programında ise termal su kaynaklarının yoğun olarak bulunduğu bölgelerde oluşturulacak müteşebbis heyet tarafından belirlenen alanlara söz konusu desteklerin verilmesinin planlandığını söyledi.
    
     -"Arazi Gazi Üniversitesinin"-
    
     Bakan Eker, "Bir gazetecinin AOÇ'nin Çukurambar'daki arsasının ABD Büyükelçiliğine satışı gerçekleşti mi-" sorusu üzerine, söz konusu arazinin AOÇ'ye ait olmadığını belirtti. Daha önce AOÇ mülkiyetinde olan arazinin 1983 yılında dönemin milli Güvenlik Kurulu tarafından Gazi Üniversitesine satışının yapıldığını kaydeden Eker, "Anadolu'da 'Tilkiyle plan yapar, kurtla avlar, oturur koyunla yas tutar' diye bir deyim var. Bizim muhalefet biraz öyle" dedi.
     AOÇ'nin kurulduğu dönemde 55 bin dönüm arazisinin bulunduğunu belirten Eker, 2002 yılına kadar 22 bin dönümünün başka kurumlara verildiğini, bugün itibariyle AOÇ'nin 33 bin dönüm arazisinin bulunduğunu söyledi. 1925-2005 yılları arasında AOÇ arazisinin sadece 4 bin 500 dönümünün ağaçlandırıldığını ifade eden Eker, AK Parti iktidarı döneminde ise 18 bin 500 dönümlük bölümün ağaçlandırıldığını ve böylece ağaçlandırılmış alanın 23 bin dönüme çıktığını kaydetti.
    
     -Tarım arazilerinin miras yoluyla bölünmesi-
    
     Tarım arazilerinin miras yoluyla bölünmesinin engellenmesine yönelik düzenlemenin sorulması üzerine Bakan Eker, şöyle konuştu:
     "Bu konu Türkiye'de önümüzdeki dönemde çok tartışılacak. Türkiye'nin en büyük meselelerinden biri bu. Tarım alanındaki en büyük reform olacak. Dünyada Türkiye'deki gibi bir sistem yok. Hiçbir ülkede tarım arazileri babadan miras yoluyla bölünmüyor. Medeni Kanunu aldığımız İsviçre'de de yok.
     Türkiye'de 3 milyon tarım işletmesi var. Ortalama tarım işletmesi büyüklüğü 60 dönüm. Her işletme 30 milyon parsele sahip durumda ve bu 30 milyon parselin 40 milyon hissedarı var. İngiltere'de ortalama tarım işletmesi büyüklüğü 457 dönüm, Fransa'da 430, Almanya'da 420, İspanya'da 240, ABD'de 1810 dönüm. Bu şartlar altında dünyayla nasıl rekabet edeceksin. Ondan sonra 'maliyetler çok yüksek, ben üretim yapamıyorum.' Bu ülkelerin hiçbirisinde tarım arazilerinin miras yoluyla bölünmesine izin verilmiyor. Osmanlı'da da verilmiyordu. Bu ülkeyi seven, geleceği düşünen herkes şunu bilmeli ki bu ülkede 50 yıl sonra da tarım yapılmasını istiyorsak bu işi çözmemiz lazım.
     Bizim öngördüğümüz, bölünme olmasın, aralarında anlaşsınlar. Kendi aralarından ehil bir mirasçı hisseleri devralabilir ya da mirasçılar bir şirket kurarlar, hepsi bu şirketin hissedarı olabilir."
     Arazi Edindirme Kurumu oluşturmayı düşündüklerini açıklayan Eker, "Bunun da Tarım Reformu Genel Müdürlüğü marifetiyle icra edilmesini planlıyoruz" dedi.
 

İLGİLİ HABERLER