İşte İstanbul'un deprem risk haritası

4 dk okuma
İşte İstanbul'un deprem risk haritası

Hızlı Özet

Olası büyük Marmara depremine ilişkin en çok merak edilen konuların başında ‘zemin-bina’ ilişkisi geliyor. TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi’nden Jeoloji Yüksek Mühendisi Can Akın, olası büyük Marmara depreminin İstanbul’daki zemin ve bina hareketlerine etkisini gösteren önemli bir çalışmaya imza attı. İstanbul’un riskli ve sağlam zeminli bölgelerinin detaylı haritalandığı çalışma kapsamında, deprem büyütmesi olarak tanımlanan zemin hareketlerinin yüzeye yansıması da araştırıldı.






Jeoloji Yüksek Mühendisi Can Akın, İstanbul’un riskli ve sağlam zeminli bölgelerini detaylı şekilde haritalandırdı. Çalışma kapsamında, deprem büyütmesi olarak tanımlanan zemin hareketlerinin yüzeye yansıması da araştırıldı.



Olası büyük Marmara depremine ilişkin en çok merak edilen konuların başında ‘zemin-bina’ ilişkisi geliyor. TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi’nden Jeoloji Yüksek Mühendisi Can Akın, olası büyük Marmara depreminin İstanbul’daki zemin ve bina hareketlerine etkisini gösteren önemli bir çalışmaya imza attı. İstanbul’un riskli ve sağlam zeminli bölgelerinin detaylı haritalandığı çalışma kapsamında, deprem büyütmesi olarak tanımlanan zemin hareketlerinin yüzeye yansıması da araştırıldı.



'Yüzey büyütmesi' nedir?



Çalışmaya ilişkin Milliyet’e bilgi veren Akın şunları söyledi: “Depremin şiddeti dediğimiz, ortaya çıkan sarsıntının, titreşimin gücü. Yüzey büyütmesi olan binalar daha uzun titreşip, sallanırken; yüzey büyütmesi olmayan veya en az olan sağlam zemindeki yapılar da ise sallanma daha kısa sürer. İstanbul’da gözden kaçan bazı gerçekler var. Örneğin bizim Trakya Formasyonu olarak tanımladığımız alan Beşiktaş’tan, Arnavutköy ilçesine doğru uzanan bir bölgeyi kapsıyor. Yani Avrupa Yakası’nın en yoğun nüfusa sahip, orta kısmı."



"Bu bölge zemini geneli itibarıyla kaya olsa da kabuk zonu dediğimiz yüzeyin hemen altındaki katman 4-8 metre arasında kil tabakasına sahip. Bu nedenle bina temelleri, yüzeyden 10 metre aşağı inilerek yapılmalı. Depremde en güvenli yer olarak bilinen Sarıyer’in bir kısmı volkanik birimlerden oluştuğundan killi zonlar söz konusu ve Büyükdere gibi alüvyon vadiler de yer alıyor. Bu bölgede kil, çakıl, kum özelliklere sahip zeminler söz konusu. Beykoz’da, olası deprem merkezine uzak yerleşim yerlerinden ancak alüvyon tabakalar mevcut. Yumuşak zemin yapısı, yamaçlarda kayma ve yıkımlara neden olabilir."



Alüvyon vadiler



Alüvyon kaplı vadilerdeki riske de dikkat çeken Akın, şöyle devam etti: "İstanbul’daki tüm vadiler genç ve güncel alüvyonlarla kaplıdır. Kent genelindeki vadiler ya doğrudan, ya birleşerek, ya da birbirleriyle bağlanarak, İstanbul Boğazı veya Marmara Denizi’ne bağlanır. Derin oyuklu dediğimiz vadilerin iç kısımlarına kadar, 9 bin yıl öncesine kadar deniz suyu tarafından çamur biriktirildi. Bu nedenle bu vadi alüvyonlarında yumuşak kil dediğimiz katman egemendir. Aralarında Ayamama, Cendere, Ayazmadere, Kurbağalıdere, Kuşdili, Haliç, Göksu, Küçüksu, ve her iki Çekmece Gölleri’nin kıyı kesimleri taşıma gücü çok düşük, yapı yükleri altında yüksek oturmalar sergileyen, deprem yükleri altında yumuşama eğiliminde olan zemin yapısına sahiptir ve Bu saydığım bölgelerde yaklaşık 150 bin yapı stoğu bulunuyor. Büyük depremde en riskli yerler alüvyon vadiler. Bu kuşaklarda yapılaşma olmaması gerekirdi. Mevcut yapıların biran önce envanter çalışması yapılarak, sorunlu olanların derin kazıklı temel, ya da zemin iyileştirme önlemlerinin uygulanması gerekir."



Danişmen Formasyonu



Silivri’den Beylikdüzü’ne uzanan kesimi kapsıyor. Kıyıdan içeriye 10-15 kilometrelik zemin de riskli. Bölgenin zemini, kil, kömür, kum ve çakıldan oluşuyor. Deprem dalgaları zeminde kayda değer büyütmeye neden olacak. Çantaköy, Değirmenköy, Gürpınar hattında da kayda değer büyütmeler görülecek. Hoşdere, Kıraç ve güneye bakan yamaçlarda balçık heyelanları oluşabilir.



Bakırköy-Güngören Hattı



Bakırköy katmanı dediğimiz bölge, kireçtaşı ve zayıf kaya niteliğinde. Bölge yatay tabakalı, tebeşirsi, killi kireçtaşından oluşuyor. İstanbul’un tüm tarihsel yapıları Bakırköy çevresinde işletilmiş olan eski taşocaklarından çıkartılan taşlar ile yapıldı. Merter ve Haznedar çevresindeki kireçtaşları içinde erime boşlukları söz konusu. Güngören ve Çukurçeşme birimleri deprem dalgalarında önemli büyütmelere neden olacak zemin özelliğine sahip. Nitekim 17 Ağustos 1999 depreminde Anakaya üzerindeki Maslak’ta yüzde 4, Mecidiyeköy’de yüzde 6 yatay maksimum ivme ölçülürken, Fatih’te yüzde 19, Yeşilköy, Ataköy, Zeytinburnu ve Büyükçekmece’ye uzanan sahil bandında yüzde 12-21 arasında değişen ivmeler kaydedildi. Yamaçlık yerlerde heyelan riski söz konusu.



Kuşdili ve Kurbalığıdere



Kuşdili formasyonu genellikle kil ve çamurdan oluşuyor. Yapılaşma açısından önemli sorunlar çıkabilecek zayıf zemine sahip. Killerin plastik davranışlarıyla yüksek binalarda tasman ve deprem sırasında sıvılaşma türü olaylar bekliyoruz. Kadıköy’e bağlı, Kurbağalıdere, Kuşdili dediğimiz bölgenin zemini yumuşak bir tabaka ve deprem büyütmesinin görüleceği yerlerin başında geliyor.



Aydos Formasyonu



Anadolu Yakası’nın doğu kesimindeki yüksek tepeleri kapsıyor. Deprem yükleri altında belirlenen bölgelerde, sıvılaşma, yumuşama, oturma gibi zayıflamalar ortaya gibi, deprem dalgalarında bir büyütme de ortaya çıkmayacak.



Yayalar Formasyonu



Deprem yükleri altında zemin dinamiği süreci yaşanmayacak. Yer hareketlerinde kayda değer büyütme görülmeyecek.



Pelitli Formasyonu



Bu formasyonun yüzeylediği yerler kaya niteliğinde. Dayanım özellikleri ve taşıma gücü yüksek. Yapı yükleri altında oturma beklenmiyor. Deprem yükleri altında sıvılaşma veya başka bir zemin dinamiği süreci yaşanmayacak. Yer hareketlerinde kayda değer bir büyütme olmayacak.



Gözdağ Formasyonu



Orta sert kaya niteliğinde. Bu nitelikleri ile taşıma gücü yüksek ve yük altında sıkışmayan olumlu ortamlar söz konusu. Ana kaya niteliğinde olduğundan yerlerde deprem dalgalarında bir büyütme ortaya çıkmayacak.



Kartal Formasyonu



Marmara kıyı kuşağı boyunca tabaka kalınlığı değişken. Taşıma gücü genellikle yüksek. Ancak kireçtaşı ara tabakalarının ortaya çıktığı yerler ve sığ derinliklerde yeraltı suyu dolaşımı nedeniyle pek çok bodrum katında nem ve sızıntılar görülebilir. Bu birimin bulunduğu alanlarda derin kazılara başvurulmamalı.



Trakya Formasyonu



Orta ve sert kaya niteliğinde. Anadolu yakasında Üsküdar ve çevresini kapsıyor. Trakya yakasında ise geniş alandaki yüzeyi oluşturuyor. Yüzeydeki yumuşak killi tabaka 4-10 metre arasında değişiyor. Bina temellerinin kaya zemine oturması için en az 8, 10 metre derine inilmesi gerekiyor. Bu takdirde çok katlı yapılar güvenli ve deprem yükleri altında sıvılaşma, yumuşama, oturma gibi zayıflamalar ortaya çıkmaz. Ana kaya niteliğindeki yüzeylerde deprem dalgalarında bir büyütme ortaya çıkmayacak.




Bu haber 498 kez görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Türkiye'den Suudi Arabistan'daki saldırıya kınama
Gündem

Türkiye'den Suudi Arabistan'daki saldırıya kınama

Dışişleri Bakanlığı, Irak üzerinden Suudi Arabistan'a yapılan İHA saldırılarını en güçlü şekilde kınadı. Irak hükümetinin sorumluları bulmak için başlattığı soruşturmadan memnuniyet duyulduğunu açıkladı.

Habervitrini13055 Görüntüleme
MHP’den 'Terörsüz Türkiye' modeli için dikkat çeken sözler
Gündem

MHP’den 'Terörsüz Türkiye' modeli için dikkat çeken sözler

MHP İstanbul İl Başkanlığının Şile’de düzenlediği istişare kampında "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin mesajlar verildi. MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, Türkiye’nin kendi şartlarına göre oluşturduğu "Terörsüz Türkiye" modelinin başka ülkelerdeki örneklerden farklı olduğunu belirterek, modelin önümüzdeki yıllarda çatışmalı ortamların çözümünde örnek gösterileceğini ve üniversitelerde ders olarak anlatılabileceğini söyledi.

Habervitrini13809 Görüntüleme
Marmara'da deprem dengesi değişiyor mu? Uzmandan açıklama
Gündem

Marmara'da deprem dengesi değişiyor mu? Uzmandan açıklama

Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, Anadolu levhasının batıya doğru hareketi ve Marmara'nın derin kesimlerindeki fay hareketliliğine ilişkin dikkat çeken bir değerlendirmede bulundu. Bektaş, derinlerdeki sürünmenin faydaki sürtünmeyi azaltabileceğini belirterek, bunun beklenenden daha küçük bir depremle sonuçlanabileceğini ifade etti.

Habervitrini13037 Görüntüleme
ABD'nin GKRY kararına Türkiye'den sert tepki!
Gündem

ABD'nin GKRY kararına Türkiye'den sert tepki!

ABD'nin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ne (GKRY) yönelik silah ambargosunu kaldırma kararını 30 Eylül 2027'ye kadar uzatmasına Türkiye'den tepki geldi. Dışişleri Bakanlığı, kararın Ada'daki taraflar arasındaki güveni daha da zedeleyebileceği uyarısında bulunurken, Kıbrıs Türk halkının hak ve güvenliğinin korunmaya devam edeceğini bildirdi.

Habervitrini10524 Görüntüleme