Gündem
  • 22.7.2019 11:13

Kandilli'den İstanbul Depremi uyarısı 'Bu deprem olacak!'

Önce Hoogerbeets kehanetleri şimdi de Kandilli'den İstanbul uyarısı 'Bu deprem olacak!'

İstanbul için büyük bir deprem kaçınılmaz gerçek... Kendini yeni depremi kahini olarak nitelendiren Hollandalı Frank Hoogerbeets, büyük İstanbul depremi konusunda pek çok kez uyarılarda bulunmuştu. Bir diğer uyarı da Boğaziçi Üniversitesi Kandili Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener'den geldi. Peki İstanbul'da deprem ne zaman olacak?

7 ve üzeri büyüklükte olacağı tahmin edilen Marmara Depremi ile ilgili konuşan Boğaziçi Üniversitesi Kandili Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener, "İnsanlar o tarihin çok uzak olduğunu, mümkünse de hiç gelmeyeceğini duymak istiyor. Umarım deprem biz hazır olana kadar bekler" ifadesini kullandı.

Boğaziçi Üniversitesi Kandili Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener, beklenen büyük Marmara Depremi ile ilgili olarak konuştu. Hürriyet'e konuşan Özener, "Tectonophysics dergisinin Ağustos 2019 sayısı için kaleme aldığınız makale, hem de körfez depreminin yıl dönümü yaklaşmışken yüreğimizi ağzımıza getirdi. Çalışmanızda son 1500 yılın verilerini incelediniz ve geleceğe dönük senaryolar ortaya koydunuz. Deprem biliminde geçmiş ya da tarihsel kayıtlar gelecekle ilgili ipucu verir mi?" sorusuna "Elbette. Öncelikle şunu belirtmeliyim: Türkiye'de bu konuda çalışan onlarca bilim insanı var, hepsi de bu konunun üzerine düşüp değerli vakitlerini, enerjilerini, bütçelerini harcıyorlar" dedi.

Türkiye'deki deprem çalışmaları hakkında konuşan Özener: "Kandilli Rasathanesi Deprem Araştırma Enstitüsü'nden Doç. Dr. Fatih Bulut, Doç. Dr. Aslı Doğru, İstanbul Teknik Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü'nden Prof. Dr. Cenk Yaltırak ve Ankara Üniversitesi Jeofizik Bölümü'nden Prof. Dr. Bahadır Aktuğ ile birlikte milattan sonra 500'den günümüze Marmara Denizi'ndeki yıkıcı depremler ve bu depremlerin etki alanları, dolayısıyla bu fayların hareketini temel alarak çalıştık. Kandilli 1895'ten beri deprem gözlemi yapıyor, dolayısıyla müthiş bir arşivi, gözlemsel kapasitesi ve bilgi birikimi var. Marmara Denizi'nin 1200 metre altında sismometrelerimiz mevcut ki 0.2 büyüklüğündeki depremleri bile algılıyoruz." dedi.

"Marmara'daki fayı Çınarcık, Merkez ve Tekirdağ çukurlarını kat eden üç parça düşündüğümüzde Batı'daki ve Doğu'daki parçaların daha çok ve daha derinde, orta kısmın daha az ve sığ deprem ürettiğini görebiliyoruz. Tarihsel kayıtlar önümüzü görmek açısından şöyle bir önem taşıyor: Hangi yıldaki depremin ne kadarlık bir etki alanı olduğu, ne kadarlık bir parçanın kırıldığını o kayıtlardan çıkartıyoruz. Diyelim bir deprem oldu, bir fayı kırdı. Yerkabuğu statik değil, dinamik. GPS yöntemiyle milimetre hassasiyetinde yerkabuğu hareketlerini izliyoruz. Anadolu plakası; güneybatı yönde, saat istikametinin tersi yönünde bir hareket yapıyor. Bu hareketle bir enerji birikiyor. O biriken enerji de belli bir noktaya ulaştıktan sonra deprem olarak ortaya çıkıyor ve fay parçasını kırıyor. "

BİRİKMEYE DEVAM EDİYOR

"Tarihsel depremlerle fayın nerede olduğunu tespit ediyoruz, hangi parçanın ne zaman kırıldığını, fay parçasının uzunluğunu, derinliğini biliyoruz. GPS ile yılda 2-2.5 santimlik bir hareket gözlemliyoruz. Dolayısıyla o fay boyunca biriken enerjiyi hesaplayabiliyoruz. Yani şunu diyoruz: Bu fayın bu parçasında şu ana kadar 7.5'lik deprem üretebilecek bir enerji birikmiş durumda. Şu fay parçasında 7.4, diğerinde 7.2... Bu biriktirmeye devam ediyor."

DEPREMİN VAKTİ GELDİ Mİ?

"Daha da birikebilir ama fayın bu birikime karşı belli bir direnci var, bu direnç aşıldığında deprem meydana geliyor. Mesela Kuzey Anadolu fayı, 1939'da Erzincan'dan kırılmaya başlamış, kırıla kırıla Batı'ya doğru göç etmiş. 1999'da iki tane deprem oldu. Bir sonraki depremin Marmara Denizi'nde olacağı, büyüklüğünün de yaklaşık 7.2 ve üzerinde olacağı 2000'lerden bu yana söyleniyor zaten. Vatandaşın bilmesi gereken şu: Marmara Denizi içinde aktif faylar, tarihsel depremler, sürekli sismik aktivite ve bir yerkabuğu hareketi var. Bir enerji birikiyor ve bu bir gün açığa çıkacak. Bu röportajı verirken de bir ay sonra da üç sene, 10 sene sonra da çıkabilir. Yaptığımız çalışmalarda da belirli kümeler bulduk...

Segmentlerde farklı periyotlar var. En kısa 240 en uzun 500 yıllık periyodlarda depremlerin kümelendiklerini görüyoruz. Her kümede 5 ila 6 tane deprem olduğunu görüyoruz. Yedinci evre dediğimiz evrede de şu ana kadar iki deprem gerçekleşti: 1912 ve 1999 depremleri. Dolayısıyla o kümenin dolması için bizim önümüzde 3 ya da 4 deprem daha olabileceği tarihsel veri olarak duruyor. Biriken enerjiyi de hesaplayabiliyoruz."

"MARMARA'DA BÜYÜK BİR ENERJİ BİRİKMİŞ DURUMDA"

"Marmara Denizi içinde 7.5, 7.4, 7.2 deprem üretebilecek faylar var ve şu anda enerjiyi biriktirmiş durumda. İzmit'te olan depremle Doğu Marmara'da olan büyük depremler arasındaki süreler dikkat çekici. 553 yılında olmuş, ikincisi dört yıl sonra 557'de... 976'da olmuş, 13 yıl sonra 989'da bir kez daha... Sonra 19 yıllık bir zaman var, 1490-1509... Şimdi de mesela 1999... İzmit depreminden sonra olan Doğu Marmara depreminin arasında 4-19 yıl zaman geçmiş. Fakat diğer fayları tarihsel olarak düşünürsek İzmit depreminden sonra geçen süre tüm Marmara'nın kırılması 60 yıl kadar sürmüş. Yani İzmit depremlerinden sonra ardışık deprem süreleri arasında 19 yılla, maksimum 60 yıl arasında bir süre var."

'FAY VAR, HAREKET VAR, BU AÇIĞA ÇIKACAK'

"Bilmemiz gereken bir şey var, bir daha söylüyorum: Fay var, hareket var, tarihsel depremler var, enerji birikiyor. Bu dışarı çıkacak. Burada ilk deprem için iyi ihtimal 7.2, kötü ihtimal 7.5'lik bir deprem. Hepsi aynı anda kırılırsa, ama tarihte kırılmamış, aralarında hep aydan yıllara süre var. Biz tek seferde kırılacağını düşünmüyoruz. Şunu da söylemek lazım, 7'lik bir deprem olursa her şey şahane de 7.4 olursa mı ortalık yıkılacak, hayır! 7'lik bir deprem de Marmara için çok ciddi yıkımlara sebep olur."

İSTANBUL'DA DEPREM NE ZAMAN OLACAK?

" İnsanlar o tarihin çok uzak olduğunu, mümkünse de hiç gelmeyeceğini duymak istiyor. Umarım deprem biz hazır olana kadar bekler, bekleme ihtimali var mı, var ama bizim o zamanı boşa geçirmememiz lazım."

Önce Hoogerbeets kehanetleri şimdi de Kandilli'den İstanbul uyarısı 'Bu deprem olacak!'

DEPREM KAHİNİ SÜREKLİ UYARIYOR

Deprem tahminleri doğru çıkan yeni nesil deprem tahmincisi Frank Hoogerbeets birkaç saat önce yeni bir video yayınladı ve yakın tarihte deprem beklediği bölgeleri açıkladı.

Yeni videosunda 2019 yılında 6 ve üzeri büyüklüğündeki depremleri inceleyen Hoogerbeets, neredeyse her iki günde bir 6 ve daha büyük deprem meydana geldiğini söylüyor.

Fakat Hoogerbeets, 4-14 Haziran arasındaki 10 günlük süreçte 6 ve daha büyük bir depremin oluşmadığını fakat Dünya'nın, Satürn ve Mars ile hizalandığı 14 Haziran tarihi itibariyle 6 şiddetinden daha büyük 18 deprem yaşandığına dikkat çekiyor.

Hoogerbeets'e göre bu kadar kısa süre içerisinde meydana gelen 6 ve üzeri büyüklüğündeki deprem faaliyetleri son derece sıra dışı.

ABD'nin Kaliforniya eyaletinde dün yaşanan 6.4 büyüklüğündeki depremin ardından bölgedeki 4 ve üzeri şiddetindeki artçı depremleri inceleyen Hoogerbeets, kısa süre içerisinde bu bölge civarında 7 ila 8 büyüklüğünde deprem beklediğini söylüyor.

Hoogerbeets'in bu uyarısından saatler sonra ABD'nin Kaliforniya eyaleti 7.1 büyüklüğünde yeni bir depremle daha sarsıldı.

Deprem tahmini saatler içinde doğru çıkan Hoogerbeets yine gözlerin çevrildiği isim oldu.

8-11 Temmuz arasında yaşanacak gezegen hizalanmasına dikkat çeken Hoogerbeets, bu tarihte meydana gelecek olan gök olayları sebebiyle 8 büyüklüğünde bir depremin oluşabileceğinden bahsediyor.

Sismik faaliyetlerin yoğun olarak gözlemlendiği bölgeleri mercek altına alan Hoogerbeets, Pasifik Ateş Çemberi'nde bir süredir şiddetli bir deprem meydana gelmediğini ve bu bölgelerin dikkatle incelenmesi gerektiğini belirtiyor.

Akdeniz bölgesini yakından inceleyen Hoogerbeets, geçtiğimiz günlerde Mısır'ın Akdeniz kıyısı açıklarında meydana gelen 4.5 büyüklüğündeki deprem için, bu bölgede pek de görülen bir durum olmadığı yorumunda bulunuyor.

4.5 büyüklüğündeki depremin Akdeniz'de son zamanlarda yaşanan en büyük sarsıntı olduğunu ifade eden Hoogerbeets Türkiye'nin Ege kıyıları, Yunanistan ve İtalya'nın yakından takip edilmesi gerektiğini çünkü deprem faaliyetleri açısından bu üç ülkenin daha büyük riskler taşıdığını anlatıyor.

Hoogerbeets kısa bir süre içerisinde aralarında Türkiye'nin de yer aldığı bu üç ülkede şiddetli bir depremin görülebileceği uyarısında bulunuyor.

Hoogerbeets ayrıca oldukça uzun zamandır Portekiz, İspanya ve Fas açıklarında yer alan fay hattı üzerinde şiddetli bir deprem yaşanmadığını ve bu bölgede her an büyük çaplı bir sarsıntının meydana gelebileceğini ifade ediyor.

Michigan Teknoloji Üniversitesi, 8 büyüklüğündeki bir depremin, merkez üssüne yakın bölgelerde yıkıcı sonuçlara yol açabileceği bilgisini veriyor.

Geçtiğimiz haftalarda Avrupa'daki 7 ve üzeri depremleri değerlendiren Frank Hoogerbeets, Türkiye'de merkez üssü Kocaeli'nin Gölcük ilçesi olan ve 17 Ağustos 1999'da meydana gelen 7.4'lük depremi hatırlatmıştı.

Hoogerbeets 26 Kasım 1943 tarihinde Samsun, Ladik'te yaşanan 7.2, 27 Aralık 1939'da Erzurum'da meydana gelen 7.2 ve 1 Şubat 1944 tarihinde merkezi üssü Bolu, Gerede olan 7.2'lik depremlere dikkat çekmişti.

1930 ve 1940'lı yıllardaki depremlerin ardından bölgede şiddetli depremlerin görülmediğini söyleyen Hoogerbeets, bu bölgede yakın bir tarihte 7 ve üzeri bir depremin meydana gelmesinin şaşırtıcı olmayacağı yorumunda bulunmuştu.

Hoogerbeets, gezegen hizalanması durumunda şiddetli depremlerin görüldüğünü iddia ediyor.

Hoogerbeets internet sitesinde her gün dünya üzerindeki sismik faaliyetlerin etkisine dair bir veri yayınlıyor.

Yayınlanan veride sismik faaliyet göz önüne alınarak Dünya'da meydana gelebilecek deprem hareketliliği skalasına yer veriliyor.

Hoogerbeets'in iddiaları son derece ilgi çekici olsa da birçok uzman depremlerin önceden tahmin edilmesinin olanaksız olduğunu söylüyor.

ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu'nda görev yapan John Bellini, depremlerin ne zaman olacağının tahmin etmenin mümkün olmadığını vurguluyor.

Bellini, büyük depremler öncesi zaman zaman artçı şokların yaşandığını belirtiyor.

Yorum Yazın

İLGİLİ HABERLER