Gündem
  • 20.3.2021 11:04

Kapatmayı HDP'nin kendisi istedi!

Yargıtay Başsavcılığı’nın HDP’nin kapatılması için açtığı dava, partilerin kapatmaya ilişkin son 10 yıllık politikalarını gündeme taşıdı. 2010’daki Anayasa değişikliğinde “parti kapatma” yetkisini Meclis’e devreden madde HDP ve CHP destek vermediği için kabul edilmedi. İlk tur oylamada referandum sınırı aşılmış ve maddeye 337 kabul, 5 çekimser, 72 ret oyu çıkmıştı. Kulislerde 5 BDP’linin (HDP) çekimser oy kullandığı konuşuldu. İkinci oylamada CHP ile BDP “evet” demediği için sayı 327’de kaldı ve madde kabul edilmedi.

2010 Anayasa değişikliği paketinde parti kapatmayı zorlaştıran maddeye destek vermeyen muhalefet, şimdi yürürlükteki hükümlerin uygulanmasına karşı çıkıyor.

HDP’nin temelli kapatılması için açılan dava, muhalefetin parti kapatmalara ilişkin çelişkili tutumunu tarihi bir örnekle gözler önüne serdi. 2010 yılında TBMM’ye getirilen Anayasa değişikliği paketinde parti kapatmayı zorlaştıran madde de yer alıyordu. Ancak ilgili madde Genel Kurul’da 327 oyda kalarak referanduma sunulan değişikliklerin dışında bırakıldı. Anayasa değişikliğini içeren paketin 8’inci maddesinde, Anayasa’nın “Siyasi Partilerin Uyacakları Esaslar” başlıklı 69. maddesi değiştiriliyordu.

PARTİ KAPATMA ZORLAŞACAKTI

Buna göre, siyasi partilerin mali denetimi Sayıştay tarafından yapılacak, söz konusu madde “Siyasi partiler hakkında kapatma davası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın talebi üzerine, TBMM’de grubu bulunan her siyasi partinin 5’er üyeyle temsil edildiği komisyonun üye tam sayısının üçte iki çoğunluğu ve gizli oyla vereceği izin üzerine açılacak dava sonucunda Anayasa Mahkemesi’nce kesin olarak karara bağlanacak” şeklinde değiştirilecekti. Siyasi partilerle ilgili “temelli kapatma” değil, “kapatma” kararı verilecek. Kapatmanın önündeki “temelli” sözcüğü kaldırılacaktı.

CHP: ÇIKARILSIN

BDP: DEĞİŞTİRİLSİN

O dönem TBMM’de yapılan maddenin ilk oylamasında HDP’nin o dönemki temsilcisi BDP, söz konusu maddenin değiştirilmesi, CHP ise paketten çıkarılması için önerge verdi. İlk tur görüşmelerinde BDP’li Sebahat Tuncel, “İktidar ve bazı çevreler parti kapatmanın sadece partimizin sorunu olduğunu, bunun için neden desteklemediğimizi sormaktadırlar. Biz diyoruz ki: Bu, Türkiye’nin sorunu. Türkiye şuna karar vermeli: 72 milyonun iradesi burada temsil edilecek mi, edilmeyecek mi? Yoksa sadece bir kısım elitin mi iradesi burada temsil edilecektir?”, CHP’li Şahin Mengü de “Çağrım şudur: Parti kapatma, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, Anayasa Mahkemesi konularıyla ilgili üç önemli konuyu erteleyelim” demişti.

İLK TUR OYLAMADA SINIR AŞILDI

İlk tur oylamada referandum sınırı aşılmış ve maddeye 337 kabul, 5 çekimser, 72 ret oyu çıkmıştı. BDP milletvekilleri bu teklife olumlu oy verdiklerini açıklayınca kafalar karışmıştı. Çünkü BDP’nin 5 kabul oyu vermesi durumunda kabul oylarının 340’ın üzerine çıkması gerekiyordu. Kulislerde 5 BDP’linin çekimser oy kullandığı konuşulmuştu. Gizli oylamada ‘beyaz pul’ kabul, ‘kırmızı pul’ ret, ‘yeşil pul’ çekimser anlamına geldiğinden, BDP’lilerin yeşil oy kullanarak yanlışlıkla çekimser oy vermiş olabilecekleri belirtilmişti.

BDP’LİLER KABİNE BİLE GİRMEDİ

Parti kapatmayı zorlaştıran 8’inci madde TBMM Genel Kurulu’ndaki ikinci oylamada 327 evet oyunda kaldı. 410 milletvekilinin oy kullandığı oylamada 76 ret, 2 çekimser, 3 boş, 2 de geçersiz oy çıktı. CHP ve BDP söz konusu maddeye destek vermedi. Bazı BDP’liler oy kullanma kabinine dahi girmedi. MHP de o dönem ‘hayır’ verdi. O dönem hayır yönünde oy kullanıp parti kapatmayı zorlaştıran maddeyi paketten çıkaran muhalefet, şimdi yürürlükteki anayasa hükümlerinin uygulanmasına karşı çıkıyor. 2010’da maddeye destek verilse, bugün parti kapatmalar konuşulmayacaktı.

Siyasi parti faaliyeti değil

Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) birçok kararında, siyasi partilerin devletin ülkesi ve milleti ile bölünmezliği kuralına uymaları, ülkesi ve milleti ile birliğini ve bütünlüğünü doğrudan ya da dolaylı olarak bozacak hiçbir eylem ve propaganda faaliyetinde bulunmaması gerektiğini ifade ediliyor. HDP iddianamesinde devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünü zedeleyecek her türlü yazı, söz ve davranışın siyasi parti faaliyeti ya da eylemi olarak kabul edilemeyeceği belirtildi. İddianamede, HDP’nin kapatılması için ileri sürülen nedenlerle daha önce kapatılan partilere ilişkin ayrıntıya da yer verildi. Buna göre 1990 yılından bu yana HEP, ÖZDEP, DEP, HADEP, DEHAP ve DTP kapatıldı. İddianamede, “Bu partilerin devamı niteliğinde olan HDP’nin de kapatılması gerekecektir” denildi.

Yasak istenmeyen 11 vekil şüpheli

Yargıtay Başsavcılığı, 687 HDP’liye 5 yıl süreyle siyaset yasağı istemişti. Bu isimlerden 44’ü hala HDP milletvekili. Siyasi yasak istenenler arasında 11 milletvekilinin ismi ise yer almadı. O isimler şöyle: Dersim Dağ, Necdet İpekyüz, Semra Güzel, Sait Dede, Zeynel Özen, Ebrü Günay, Pero Dundar, Fatma Kurtulan, Rıdvan Turan, Ayşe Sürücü, Hasan Özgüneş. İddianamedeki bilgilere göre, bu isimlerden bazıları hakkında terör soruşturmaları bulunuyor.

Raportör görevlendirildi

HDP’nin kapatılması talebiyle açılan davada inceleme sürecine geçildi. AYM Başkanı Zühtü Arslan, iddianamenin incelenmesi için bir raportör görevlendirdi. Raportör, ilk inceleme raporunu 15 gün içinde tamamlayıp Anayasa Mahkemesi heyetine sunacak. Ardından heyet, davaya ilişkin ilk incelemesini yapıp iddianamenin kabul edilip edilmediğine karar verecek.

Nur Banu Aras Yeni Şafak

İLGİLİ HABERLER