Gündem
  • 10.1.2014 00:33

Karanlık ilişkilerin ortasında Ali Ağaoğlu var

17 Aralık operasyonunda Savcı Zekeriya Öz tarafından gözaltına alınan Ali Ağaoğlu, deşifre edilmemek için mi kasti olarak gözaltına alındı?
Ali Ağaoğlu oyunu farkedince Savcı Zekeriya Öz'ün seyahat belgelerini verdi? Belgeleri verdikten sonra tehdit edilip bu kez işi Dubai'deki müdürün üstüne attı.

Film senaristlerinin aklına gelmeyecek ilişkiler!

Cem Küçük/YeniŞafak

Türkiye'de emniyet yargı cuntasının operasyonel ve yıkıcı faaliyetleri devam ediyor. Artık bir paralel devlet gerçeği olduğunu cümle alem biliyor. Kimse bunu inkâr etmiyor. Gerçek ve meşru devletin dışında bir ağabeyler-imamlar devleti var. Mesela bir paralel savcı nasıl iddianame yazacağını, bir paralel yargıç mahkemede nasıl karar vereceğini ağabeylere soruyor. Hukuka göre değil imamların verdiği kararlara göre insanları yargılıyor, tutukluyor, içeri atıyor ya da dışarı çıkartıyor.

Öte yandan 17 Aralık operasyonuyla rüşvet ve yolsuzluğu soruşturan Zekeriya Öz'ün Ali Ağaoğlu'nun parasıyla neler yaptığını tüm Türkiye öğrendi. Sabah Gazetesi'nin haberine göre Öz, Ağaoğlu tarafından Dubai'de ağırlanmış. Bizzat Ali Ağaoğlu bunu açıkladı. Dubai'de ödenen o astronomik para Öz'ün bir yıllık maaşından daha fazla. Türkiye böyle bir ülke işte. Öz bunu inkar ediyor ama Ağaoğlu'nun açıklaması güneşin balçıkla sıvanamayacağını gösteriyor.

HSYK'nın normalde 69. maddeye göre nasıl karar alacağı belliydi. Ama HSYK, Öz'ü Bakırköy'e Başsavcı vekili olarak atadı. Aynı HSYK yetkisi olmadığı halde İstanbul Emniyet Müdürü Selami Altınok'a da soruşturma açtı. Şu anda hükümet HSYK konusunda yeni bir kanun yapıyor. Eğer yapmazsa Türkiye bir muz cumhuriyetine döner. Paralel polisler, paralel askerler, paralel savcılar ve yargıçlar meşru demokratik devlet yapısından sökülüp atılmadan bu ülke yurttaşlarına huzur yok. Çünkü herkes bir iki savcı ve polisin keyfine göre tutuklanabilir.

Gelelim Savcı Öz'le müteahhit Ali Ağaoğlu arasındaki ilişkilere... İçinde kimi medya elemanlarının olduğu bu tuhaf ilişkiler ağını daha önce yazmıştım. Paralel devlet elemanlarının okuması için önüne koyduğu notla Başbakan Erdoğan'ı istifaya davet ettiği Başbakanlık Teftiş Kurulu kayıtlarında olan Erdoğan Bayraktar gerçeği de kamuoyunun malumu.

Zekeriya Öz'le Ali Ağaoğlu'nun bir tanışıklığı olduğu kesin. Ağaoğlu'nun bu hükümetin bakanlarından olan Erdoğan Bayraktar'la apayrı ilişkileri var. İnşaat işlerine bakınca bunlar görülür. Bütün bu ilişkiler ortaya çıkınca network de ortaya çıkacaktır.

Mehmet Baransu'nun ortada fol yok yumurta yokken Erdoğan Bayraktar ve oğlunun temiz olduğunu iddiası hayra alamet midir? Ya da Emre Uslu'nun, 'Arama tutanağını inceledim, bir şey çıkmaz. Risk temizliği yapılıyor' tweetlerini nasıl okumak lazım?

Nazlı Ilıcak'la bilgi kaynağı olan polis şefini tanıştıran da Candaş Tolga Işık. Olabilir. Nazlı Ilıcak twitterda Zekeriye Öz'ü öve öve bitiremedi. Aynı şekilde Öz de Nazlı Ilıcak'ı öve öve bitiremedi. Hoşgörü ve diyalog adı altında görünen vakıflar da bu ikilinin kontak noktası. İşler burada da bitmiyor. Avukat Halil İbrahim Koca'nın ilişkileri var.

Gazetemiz Yeni Şafak ne yazmıştı okuyalım: 'Hükümeti hedef alan 17 Aralık operasyonunda tutuklanan İran asıllı işadamı Rıza Sarraf'ı Metris Cezaevi'nde ziyaret eden avukatı Halil İbrahim Koca'nın, 'Savcıya ek ifade ver. Bu işleri hükümetin bilgisi dahilinde yaptım de. Seni serbest bıraktırıp evine gönderelim. Tahliye kağıdın hazır' teklifinde bulunduğu ileri sürüldü.' Dün Fuat Atik bunu çok güzel yazdı. Ayrıca Atik'in yazdığına göre Koca'nın Cemaatin polis imamı Kozanlı Ömer lakaplı Osman Hilmi Özdil'le de ilişkisi olduğu ileri sürülüyor.

Hepsini toparlarsak burada konuşması gereken kişi işadamı Ali Ağaoğlu'dur. Savcıların tatil masrafını ödeyen, Türkçe olimpiyatlarına sponsor olan Ağaoğlu konuştuğu an emniyet-yargı cuntasının bütün ilişkileri bire birer ortaya çıkar.

Ali Ağaoğlu, Erdoğan Bayraktar, Kozanlı Ömer, polis şefleri, Zekeriya Öz. Bir de bunlar arasında gidip gelen ve koruyucu yazılar yazıp tweetler atan gazeteciler. Hükümete tuzaklar kuran, Erdoğan'ı hedefine oturtmuş bir yapıdan bahsediyoruz. Senaryoyu önceden yazmışlar, şimdi filmi çekme aşamasındaydılar. Ama hesaba katmadıkları çok şey vardı.

Gerçi Başbakanlık Teftiş Kurulu (BTK) kayıtlarında bu ilişkilerin hepsi kayıtlı. Er ya da geç yargı önüne çıkacak cuntacı kliğin ilişkileri ortaya dökülünce resmi daha net olarak göreceğiz. Daha neler var da, biz şimdilik bu kadarını yazalım. 2014 yılı BTK yılı olacak. Bu ilişkiler ağına bakınca film senaristleri bu kadarını düşünebilir miydi acaba? Sormadan edemedim.

 

İLGİLİ HABERLER