Gündem
  • 14.7.2020 10:00

Laik kadınlar başörtülülere inat soyunuyor diyen yazar Adalet Aağaoğlu hayatını kaybetti

Türkiye edebiyatının önemli isimlerinden Adalet Ağaoğlu, 91 yaşında hayatını kaybetti. Ağaoğlu, bir süredir yoğun bakımda tedavi görüyordu.

Türk edebiyatının önde gelen isimlerinden Adalet Ağaoğlu hayatını kaybetti. Boğaziçi Üniversitesi'nden yapılan açıklamada, "Edebiyatımızın büyük ismi, Boğaziçi Üniversitesi Fahri Doktora sahibi değerli yazar Adalet Ağaoğlu'nu kaybettik. Eserleriyle her zaman yaşayacak" denildi. Ağaoğlu 91 yaşındaydı.

İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nün (TUDEB) resmi Twitter hesabından yapılan açıklamada ise ‘Türk edebiyatının usta kalemi Adalet Ağaoğlu’nu kaybetmenin hüznünü yaşıyoruz. Başımız sağolsun’ ifadeleri kullanıldı.

ADALET AĞAOĞLU KİMDİR?

Adalet Ağaoğlu, 13 Ekim 1929 tarihinde Ankara, Nallıhan’da doğdu. Dört çocuklu bir ailenin ikinci çocuğu ve tek kızıdır. İlkokulu Nallıhan’da okudu sonra 1938 yılında Ankara’ya taşındılar. Ortaokul ve liseyi Ankara Kız Lisesi’nde tamamladıktan sonra 1950 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nin Fransız Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun oldu.

İlk defa 1946 yılında Ulus gazetesinde tiyatro eleştirileri yayımlayarak yazarlığa başladı. 1948-50 arasında Kaynak Dergisi’nde şiirleri yayımlandı.

SINAVLA ANKARA RADYOSU'NA GİRDİ

Açılan bir sınavla Ankara Radyosu’na girdi. 1951-1970 yılları arasında Burada ve kuruluşundan sonra TRT’de çeşitli görevlerde bulundu. Kurumun özerkliğine el konulması gerekçesiyle TRT Radyo Dairesi Başkanlığı’ndan istifa etti ve 1970′den bu yana yazarlıktan başka bir işle uğraşmadı.

MEYDAN SAHNESİ'NİN KURUCULARINDAN

Ankara’nın ilk özel tiyatrosu olan Meydan Sahnesi'nin kurucuları arasında oldu. Meydan Sahne Dergisi’ni çıkardı.

70'Lİ YILLARIN ÖNDE GELEN OYUN YAZARI OLDU

1953 yılında tiyatro konusunda görgü ve bilgisin arttırmak üzere Paris‘e gitti. 1953 yılında yazdığı Bir Piyes Yazalım tiyatro oyunu 1953′te Ankara’da sahnelendi.Üst üste yazdığı oyunlarla altmışlı ve yetmişli yılların önde gelen oyun yazarlarından oldu.

ESERLERİ TARTIŞILDI

İlk romanı Ölmeye Yatmak, 1973 yılında yayımlandı. Bu ilk romanından itibaren tüm eserleri yoğun tartışmalara konu oldu. Ölmeye Yatmak, daha sonra yazdığı Bir Düğün Gecesi ve Hayır adlı romanlarla bir üçleme oluşturdu ve birçok ödül kazandı.

İHD KURUCULARI ARASINDA

Adalet Ağaoğlu, 1986 yılında (İHD) İnsan Hakları Derneği’nin kurucuları arasında yer aldı. Ancak Temmuz 2005’de İHD’nin tek yanlı ırkçı-milliyetçi bir tutum takındığını belirterek ve “PKK yanlısı politika izliyorlar” diyerek istifa etti.

1996'DA TRAFİK KAZASI GEÇİRDİ

1983 yılından beri İstanbul’da yaşayan Adalet Ağaoğlu, 1996 yılında ciddi bir trafik kazası geçirdi ve iki yıl hastanede yattı.

Adalet Ağaoğlu, 1954 yılında mühendis Halim Ağaoğlu ile evlendi.

Adalet Ağaoğlu: Atatürk yaşasıydı Diyanet'i kapatırdı

Adalet Ağaoğlu, yeni romanı Dert Dinleme Uzmanı hakkında bir röportaj verdi. Ağaoğlu, röportajda "Atatürk yaşasıydı Diyanet'i kapatırdı" dedi, laik kadınlara eleştiri getirdi.
 

Türk edebiyatının önemli isimlerinden Adalet Ağaoğlu, Habertürk'ten Kübra Par'a verdiği röportajda Cumhuriyet'in laik kadınlarının muhazafakar kadınların başörtüsü takmasına inat büsbütün soyunduğunu kaydetti, CHP'yi eleştirdi. Ağaoğlu ayrıca "Atatürk yaşasaydı Diyanet'i kapatırdı" dedi.

İşte Ağaoğlu'nun röportajındaki o bölüm;

ATATÜRK YAŞASA DİYANET'İ KAPATIRDI

Modern muhafazakârlara da kızıyorsunuz...

Muhafazakârlık sadece din olarak tapınma değildir. CHP de muhafazakâr, hâlâ yenileyemedi kendini. Yenilese ilk önce Diyanet İşleri’nden başlar. Atatürk kurnaz bir adamdı, palyatif ahlakı vardı. O zaman halkı elde edebilmek, kendine tapındırmak için muhakkak dine ve ırka dayanması gerekiyordu. Fakat bugün yaşasaydı Diyanet’i devletin içinden çıkarırdı. Paralı din olmaz. Bizim geri kalmışlığımızın arkasında bu yatıyor. Batı’nın Rönesans’a geçişi bu sayede oldu. Cervantes’in Don Kişot’u yazmasıyla Shakespeare’in Hamlet’i yazdığı dönem aynı. Kuşku duymayı, inanç yerine aklı koymayı öğretiyorlar. Decartes’ın da dediği gibi önce düşün, kuşku duy...

BAŞÖRTÜSÜNE İNAT SOYUNDULAR

Kitapta Türkiye’deki pek çok kesime dair ince eleştiriler var. “Muhafazakâr kadınları terbiye etmeye çalışan Cumhuriyetimizin sözde laik kadınları” nı da hicvediyorsunuz, modern muhafazakârları da... Yaptığınız bu göndermeler üzerinden bugünün Türkiye’sini okuyabilir miyiz?

Okunmasını istedim doğrusu... Cumhuriyet Mitingleri’ni anımsıyorum. Kürsüde aydın feministlere Batılı görünen Prof. Türkan Saylan... Askerlerin bir tek postallarını öpmedikleri kalıyor... Irkçılık yapıyorlar. Nedeni ne? Başörtülüler... Onlarla çok uğraştım tabii... Batı’yla da çok uğraştım. Doğu ile Batı’yı çarpıştırdım bu sefer. Başörtüsü başladı, kadınlar tepkiyle yazları büsbütün soyunmaya başladı. İnattan! Başörtülülere çok üzülüyor, kızıyor hatta nefret ediyorlar. Kendilerini onların yerine koymuyorlar. Siyasi hayatımız çok yozlaştı. Bunun altından kalkmak için bir çare arıyor insan. Belki bu kitabımda yozlaşmayı göstermek istedim.

 

İLGİLİ HABERLER