Sağlık
  • 27.8.2009 15:49

MEME KANSERİ ARTIK GÖZDEN KAÇMAYACAK

ALPAY YALÇINKAYA
İSTANBUL (İHA) - Prof. Dr. Levent Çelik, Sayısal Görüntüleme ve Arşivleme Sistemi (PACS) sayesinde hastanın filmleri arasındaki en ufak farklılığı erkenden görüp, kanseri erken teşhis edebildiklerini söyledi.
Günümüzde pek çok faktörden dolayı özellikle 40 yaşın üstündeki kadınlarda meme kanseri çok sık görülüyor. Türkiye'de chek-up uygulamalarının yeterince önemsenmemesi de bu hastalığın erken teşhis edilmesini engelliyor. Türkiye'de bilgiye dayalı tıp tekniklerinin gelişmesi artık bu hastalığın erkenden teşhis edilmesini sağlıyor. Hastanın kendine ait bilgileri, ileride kendi sağlığı için kullanılması bilgiye dayalı tıbbın genel tanımı. Maltepe Üniversitesi Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Levent Çelik, bilgiye
dayalı tıp tekniklerinin radyolojide uygulanmasının Sayısal Görüntüleme Ve Arşivleme Sistemi (PACS) olduğunu söyledi. Levent Çelik, Türkiye'de yeni yeni gelişmeye başlayan bu sistem sayesinde hastanın tüm filmlerinin dijital ortamda yıllarca korunabildiğini belirtti.
Hastanın ismi girildiğinde yapılan tüm radyolojik tetkiklerin hekimin bilgisayarında saniyeler içinde göründüğünü kaydeden Çelik, böylelikle eski ve yeni filmler arasındaki farkın hemen ortaya çıktığını vurguladı. Çelik, "Hani çocuklar iki resim arasında 7 farkı bulma oyunu oynarlar ya biz de mamografilere bakarken aynı oyunu oynuyoruz. Eski ve yeni mamografiler arasında yeni olarak gördüğümüz her şeyin acaba bu kötü bir şey mi diye üstüne düşüyoruz. Bu durumda en önemli iş ise eski mamogramların düzenli
bir şekilde uzun süreli saklanması ve istendiği anda karşılaştırma için radyoloğun önüne getirilmesi oluyor. PACS sistemleri bunu sağlıyor" dedi.
Çelik, memede kanserli hücrelerin büyüme hızı ile kitlenin elle fark edilebilecek boyuta ancak 8-10 senede ulaştığını kaydederek, "Oysa bugünkü teknoloji ile bir meme kanseri ele gelmeden 3-4 sene önce belirlenebiliyor. Önemli olan da kanseri ele gelmeden yakalayabilmek. Bu nedenle PACS bizim için çok önemli, çünkü hastanın filmleri arasındaki en ufak farklılığı erkenden görebiliyor ve kanserleri erken yakalayabiliyoruz" şeklinde konuştu.
Bu sistem öncesinde çekilen filmlerin hastanın eline verildiğini belirten Çelik, hastanın bu filmleri genellikle koruyamadığını kaydederek, "Türkiye'de normal şartlarda biz mamografiyi çektirdiğimizde o mamografiyi hastaya veriyoruz. Hasta başka bir yerde mamografi çektirdiği zaman o filmi yanında götürmezse, ya da o filmi iyi şartlarda saklamazsa, görüntü kalitesi kaybolursa, eski -yeni film karşılaştırması olmuyor. Bu da hastanın aleyhine bir durum" diye konuştu. Meme kanserinde takibin çok önemli
olduğunu vurgulayan Çelik, PACS ile hastanın kendi bilgisini bir daha geldiğinde kendi yararına kullandıklarını, bunun da bilgiye dayalı tıbbın uygulaması olduğunu kaydetti.
Amerika ve Harward Üniversitesi'nde Bilgisayar Mühendisliği yapan ve dünyanın değişik ülkelerinde bu sistemin kurulumunu gerçekleştiren Tamer Belir ise PACS'ın(Picture Archiving & Communications System) web tabanlı merkezi dijital görüntüleme ve arşivleme sistemi olduğunu belirtti. PACS'ın sınırsız sayıda arşivlenmiş dijital görüntü ve ilgili raporlarına erişim imkanı sağladığını kaydeden Belir, ek maliyet olmadan sisteme sınırsız kullanıcı modalite (MR, tomografi gibi cihazlar) ve iş istasyonları
eklenebildiğini ifade etti. Belir, "Hastane ve ilgili sağlık kurumlarının normalde yaptığı işleri ve hasta dosyalarını elektronik/dijital ortama taşıyoruz ve her yerden erişim sağlıyoruz" ifadelerini kullandı.
Belir, PACS ile başka neler yapılabildiğini ise şöyle sıraladı: "Tüm hekimler arasında sınırsız online arşivleme ve anlık erişim, kominikasyon ve konsültasyon, her hekimin vakalarına ofisinden veya dünyada herhangi bir yerden erişebilme imkanı, hastanın kendi otomasyonundan da erişim, arşivleme için film ve CD basımını minimuma indirmesi,uzman hekimler arasında hızlı konsültasyon, hastanın önceki çekimi ile anlık kıyaslama, hastanın ilgili vakalarının hiç bir kayıp olmadan sınırsız saklanabilmesi."
Hasta bilgilerinin elektronik ortamda yıllarca kaliteli bir şekilde saklanabildiğini belirten Belir, Pacs'ın görüntünün büyütülüp küçültülmesi, döndürülmesi, yatay- dikey olabilmesi, milimetrik mesafe ölçümü, 3 boyutlu görüntüleme, istatistiksel bilgileri alabilme, hekim ve yöneticilere ait raporlama, diktasyon ve ses tanıma gibi çok sayıda teknik özelliklerinin bulunduğunun da altını çizdi.
Türkiye'de hastanelerin yeni yeni bu sisteme geçtiğini kaydeden Belir, tüm Türkiye'de bu sistem yaygınlaştığında önemli bir ekonomik kazanç elde edileceğini vurguladı. Belir, PACS'ın film basımını ortadan kaldırdığını belirterek, bu sistem sayesinde tam teşekküllü bir devlet hastanesinde yılda yaklaşık 250-300 bin doların kasada kalabileceğini ifade etti.

İLGİLİ HABERLER