Ekonomi
  • 31.3.2003 15:17

MÜSİAD: ''ÇIKIŞ TAHVİLLERDE DEĞİL, YATIRIMLARDADIR''

İSTANBUL- Hükümetin borç ödemeleri için yeni tahvili çıkarmak yerine yatırım ortamını canlandırması gerektiğini belirten Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Ali Bayramoğlu, ''Türkiye'nin borçlanma sorununu kökünden çözmeliyiz. Kağıt ekonomisine yönelik bir çözüm isteniyorsa özellikle gelir getiren kamu kuruluşlarına 'kr ortaklığı' ile yatırımcı çekilmesini öneriyoruz'' dedi. Türkiye'nin borçları ve yeniden yapılandırılması konularında açıklamalarda bulunan Bayramoğlu, kısa değil çok uzun süreli olmasından endişe ettiğimiz Irak'taki savaşın bitmesinin, ekonomik kalkınma için yeterli olmayacağı gibi, savaş sonrasında ortaya çıkacak bir durgunluğun da ne kadar süreceğini bugünden kestirmenin imkansız olduğunu söyledi. Bayramoğlu, ülkenin iç ve dış borcunun ödenmesi ya da hafifletilmesi için vatandaşlardan toplanacak gönüllü bağışların mevcut mali piyasalarda faizlerin belirli bir bölümünü ödemekten başka hiçbir işe yaramayacağını dile getirdi. Bayramoğlu, ''Yapılması gereken ek vergiler getirmek ya da savaş tahvili çıkarmak değil, iç borç sorununu kökünden çözmektir. Türkiye'nin 'Gönül Havuzu' veya 'Savaş Tahvili' gibi kaynağa kesinlikle ihtiyacı yoktur. Türkiye'nin iç borç sorununu çözüp denk bütçeyi sağlamaya yönelik bir çözüme ihtiyacı vardır. Buralardan elde edilecek kaynak belki önemli bir kaynak olacaktır. Ama Hazine'ye giden her türlü kaynağın dipsiz kuyuda faiz ödemelerinden başka hiçbir yere gitmeyeceği de aşikardır'' diye konuştu. ''YENİ PROJELERE İHTİYAÇ VAR'' Tahvil ve kağıt piyasası önerenlerin bu tür fiktif kaynaklar önermektense yatırım projeleri üzerinde çalışarak hangi tür projelerin, hangi sürelerde, nerelerde uygulamaya konulabileceği üzerinde çalışılması gerektiğine değinen Bayramoğlu, ''Bu yöntemle sadece faizlerin ödenmesinden başka pek bir işe yaramayan kısa dönemli kaynak önerileri yerine, geleceğe matuf, kalıcı kaynak oluşturan projeler önerilmiş olacaktır. Türk ekonomisinde yeteri kadar mali enstrüman vardır. Şu anda herkesin üzerinde çalışması gereken şey, ekonomik durgunluğu aşmaya yönelik işsizliği azaltan savaşın ortaya çıkardığı belirsizlik ve daralmayı ortadan kaldıracak yeni yatırım projeleri üzerinde yoğunlaşmaktır'' dedi. KAR ORTAKLIĞI MÜSİAD olarak yıllardan bu yana yapılan uyarıları bir kez daha hatırlatmakta fayda gördüğünü belirten Bayramoğlu, ''Türkiye acilen Merkez Bankası Kanunu'nu değiştirmeli, kısa vadeli avans kullanımına geçmeli, kısmi konsolidasyon ve kısmi monotizasyon ile devletin borçlanma gereğini ortadan kaldırmalıdır. İç borcun miktar olarak ve aşırı faiz yüküyle tahammül edilemez haline geldiğini artık herkes kabul etmektedir. Dün MB kanununun değiştirilmesi ve konsolidasyon gibi konulara kesinlikle değinilmemesi gerektiğini söyleyenlerin bugün bunu bir gereklilik olarak dile getirmeye başlamış olmaları toplumsal mutabakatın nerede oluşması gerektiğini ortaya koymaktadır'' diye konuştu. ''İÇ BORÇLAR YENİDEN YAPILANDIRILMALIDIR'' Kamunun faiz yükünü hafifletmek, ekonomiye kaynak oluşturabilmek ve reel faiz yükünü yüzde 25-30'lardan daha aşağılara çekebilmek için vadesi 2 yıla kadar olan Devlet İç Borçlanma Senetleri'nin (DİBS) yüzde 75'lik kısmının yeni borçlanma enstrümanlarıyla swap edilmesi gerektiğine değinen Ali Bayramoğlu, ''İç borca yönelik vadesi gelen ödemelerin yüzde 25'lik kısmı ise para basılarak kapatılmalıdır. Ayrıca savaş tahvili değil, yüksek kar sağlayan otoyollara, köprülere ve kamu kuruluşlarına yönelik kar ortaklığı katılım bölgesi çıkarılmalı, buradan sağlanacak gelir de tamamen iç piyasayı canlandıracak şekilde, Hazine'ye devredilmeden, direkt 'reel ekonomiye destek fonu' olarak kullandırılmalıdır. Bu tamamen farklı ve yeni bir öneridir'' dedi. REEL EKONOMİYE DESTEK FONU Yüksek kr sağlayan Türk Hava Yolları (THY), Petkim, TÜPRAŞ, Telekom, otoyollar ve Boğaz köprüleri gibi kamu kuruluşlarına ''Kr Ortaklığı Yatırım Belgesi (KOYB)'' ile yatırımcıların çekilmesinin devlete maliyetinin daha düşük kalacağını ayrıca bu yöntemle yastık altında tutulan kaynakların da ekonomiye kazandırılmasının mümkün olacağını vurgulayan Bayramoğlu, ''Irak krizi ve piyasa aktörlerinin spekülatif hareketleriyle büyüyen borçların çevrilmesi için Özal döneminde uygulamaya konan, ''Köprü Senet Ortaklığı'' yöntemi daha ucuz bir borçlanma yolu olacağı gibi bu kaynağın 'Reel Ekonomiye Destek Fonu' olarak kullanılması da Hazine'ye yeni bir yük getirmez'' diye konuştu. ''GECİKMEDEN BM BARIŞ GÜCÜ OLUŞTURULMALI'' Irak'ta savaş başlayınca sanki barış için imkan yokmuş gibi bir hava doğrulduğunu ve bunun da kesinlikle doğru olmadığını belirten Bayramoğlu, ''Daha önce de değindiğimiz gibi bu savaşta, insanlığın büyük çabalarla oluşturduğu uluslararası hukuk ilkeleri ile buna bağlı olarak doğan Birleşmiş Milletler, NATO, Avrupa Birliği, Arap Birliği gibi uluslar arası kuruluşlar büyük yara aldı. Hem bir sivil katliamına dönüşen bu haksız ve onursuz savaşın durdurulması için, hem de Irak'ın alt ve üstyapısını tamamen tahrip olmasının bir an önce önlenmesi ve barışın tesisi için çalışmalıdır. Bunun amaçla BM Barış Gücü oluşturularak savaşa müdahale edilmelidir'' şeklinde konuştu.

İLGİLİ HABERLER