Dünya
  • 23.1.2021 08:04

Müslümanlardan Macron'a tokat gibi sözler

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un "Fransız İslam'ı" saçmalığını kabul etmeyen Müslümanlar, dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Fransa’da aralarında Türklerin de bulunduğu 6 milyon Müslüman ‘Fransız İslam'ı’ adı altında bir dayatma ile karşı karşıya. Fransa’da Hz. Muhammed’i hedef alan karikatürler nedeniyle bir öğretmenin öldürülmesinin ardından Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un çağrısı ile hazırlanan “Fransa İslamı İlkeler Tüzüğü” imzaya açıldı.

Fransa İslam Konseyi’ne bağlı 5 federasyon hafta başında Macron’un da katıldığı bir toplantıda metne imza attı. Konseyde bulunan Millî Görüş Fransa İslam Konfedarasyonu (CIMG), Diyanet İşleri Türk İslam Birliği’ne (DİTİB) bağlı Fransa’daki Türk Müslüman Dernekleri Koordinasyon Komitesi (CCMTF) ve Pakistan/Hindistan Müslümanlarını temsil eden Tebliğ Federasyonu, hazırlık aşamasında görüşlerin alınmadığı için tüzüğe imza atmadı. Bazı camiler de bireysel inisiyatif alarak şartnameye uymayacağını ilan etti.

Fransa’daki Müslümanlar, giriş, önsöz ve 10 maddeden oluşan tüzük konusunda endişeli. Müslümanlar, tüzükte muğlak ifadeler olduğuna dikkat çekerek endişelerinden bazılarını şöyle sıralıyor:

- Metnin önsöz kısmındaki “Dinî inançlarımızın yasanın yerini alamayacağını teyit ediyoruz” ifadesinin ucu açık. İleride başörtüsüne yasak getirilse, bir Müslüman olarak buna tepki göstermemiz bile imkansız hale gelebilir.

- Metin sanki Müslümanlar, ‘din, inanç ve etnik kimlik’ gibi konularda ayrımcılık yapıyormuş gibi bir ön kabulle hazırlanmış. Tüm Müslümanlar onur kırıcı ifadelerle ‘radikal gruplarla’ aynı kefeye konulmuş.

- Hukuki bağlayıcılığı olmasa da metindeki “İbadet yerlerinin siyasi konuşmalar yayınlamasını reddediyoruz” ifadeleri ümmet duyarlılığını yok eder. Örneğin Filistin halkına yapılan insanlık dışı muamele ‘siyasi’ olarak kabul edilirse İsrail’in yaptıklarına tepki gösteremez oluruz.

- 9. maddedeki “Devlet ırkçılığına yönelik suçlamalar da karalama kapsamındadır. Hem Müslüman karşıtı nefreti hem de Fransa nefretini besliyor ve şiddetlendiriyorlar” ifadesi Müslümanlara karşı inanç özgürlüğüne aykırı adımlar atan Fransa devletini eleştirilemez hale getiriyor.

- 9. maddedeki “Toplumumuzun gerçeklerini bilmeyen, fitne çıkarmayı ve bizi bölmeyi amaçlayan yurt dışından gelen her türlü söylemi reddediyoruz” ifadeleriyle örtülü olarak zaman zaman Fransa’ya eleştiriler yönelten Türkiye de hedef alınıyor.

Yapıcı çözüm arıyoruz

Milli Görüş Federasyonu temsilcisi Fatih Sarıkır, “Başta bu tüzüğün başlığında yer alan ‘Fransa İslamı’ tanımı tedirginlik yaratıyor” dedi. Sarıkır şunları kaydetti: “Cumhurbaşkanı ile Ekim’de yaptığımız görüşmede ‘Cumhuriyet İlkeleri Şartnamesi’ olması konusunda uzlaşmıştık. Bu konudaki rahatsızlıklarımızı daha evvel de dile getirmiştik. Üstelik biz bazı konuların CFCM’nin bölge örgütlenmelerinde de tartışılmasını istiyoruz. Bu eksikler yüzünden bildiriye imza atmadık. Biz Ulusal İmamlar Konseyi çalışmalarına katıldık. Bunda bir sorun yok. Ama yerel örgütlerle konuşulmalı. Ancak bu farklılıkları CFCM bünyesinde çözeceğimize inanıyoruz. Yapıcı bir çözüm arayışındayız. CFCM çatısı altında bizim de hassasiyetlerimizin dikkate alınması gerektiğini, bunları aşabileceğimizi düşünüyoruz”

Tüzüğe imza atmayan CIMG, CCMTF ve Tebliğ Federasyonu ortak bir açıklama yaptı. Açıklamada şartnamenin Fransa İslam Konseyi üyeleri, yerel ve bölgesel üyeler ve imamların görüşleri alınmadan imzalanıp sunulduğu ifade edildi. “Bizler, anayasaya bağlı, cumhuriyetin temel ilkeleri olan özgürlük, eşitlik ve kardeşlik ilkelerini kabul eden bir dinî topluluğu temsil ediyoruz” denilen açıklamada, Cumhurbaşkanı Macron’a sunulan metnin bazı ifadelerinin Müslümanları suçlayıcı ve ötekileştirici nitelikte ve Müslümanların onurlarını zedeleyici olduğu ifade edildi. Açıklamada ayrıca, “Metinde geçen bazı ifadelerin Fransa’da Müslümanlara yönelik şüpheyi artıracağını ve dolayısıyla Fransa’mızla olan güven bağlarını zayıflatacağına inanıyoruz” ifadesi kullanıldı. Açıklamada şöyle denildi: “Her zaman yapıcı bir ruhla diyaloğa açık olan dinî kurumlar olarak katkı sağlamaya devam edeceğiz. Ancak toplumumuzun gönül rahatlığıyla kabul edemeyeceği bir metni imzalamanın anlamlı olmayacağını düşünüyoruz.”

Kaynak: Yeni Şafak

İLGİLİ HABERLER