Dünya
  • 21.5.2022 09:23

NATO'ya girmek için yalvaran İsveç ile ilgili şok gerçek ortaya çıktı!

NATO'ya katılmak isteyen ancak Türkiye'nin vetosu ile kapının önünde kalan İsveç ile ilgili dikkat çeken bilgilere ulaşıldı. İsveç'in 2013-2022 yılları arasında terör örgütü PKK üyesi 400 teröristi ülkede tedavi ettiği ortaya çıktı.

Türkiye’nin terör örgütü PKK’ya verdikleri destek sebebiyle NATO üyeliklerine karşı çıktığı Finlandiya ve İsveç’in sicili bir hayli kabarık. Savunma ve Dışişleri Bakanlıkları düzeyinde terör örgütü temsilcileri ile doğrudan görüşmeler yapan İsveç’in 2013-2022 yılları arasında 400 PKK'lı teröristi ülkesine taşıdığı ve tedavi ettiği ortaya çıktı.

Irak ve Suriye’de yaralanan teröristlerin nakil ve tedavi süreçleri PKK’ya bağlı ‘İsveç Demokratik Kürt Toplum Merkezi’ isimli paravan dernek tarafından sağlanıyor. İsveç Savunma Dışişleri Bakanlığı bu konuda PKK Suriye yapılanması liderlerinden İlham Ahmed ve Nesrin Abdullah ile görüşerek teminat verdi.

Gazetemiz; Afrin, Tel Abyad ve Resülayn operasyon süreçlerinde Beyrut ve Irak üzerinden 400’ü aşkın PKK’lı teröristin İsveç’e taşındığı bilgisine ulaştı. Sevkiyat öncesi sahte Suriye pasaportları düzenlenenlerin büyük çoğunluğu Türkiye ve İran kökenli teröristlerden oluşuyordu. Götürülen teröristlere tıbbi müdahaleye ek olarak protez nakli, fizik tedavi gibi destekler İsveç Sağlık Bakanlığı tarafından karşılanıyor. Bu teröristlerden bazıları tedavilerinin ardından yeniden Suriye ve Irak’a dönerek yeniden örgüt saflarına dâhil oldu.

İsveç silahları ile saldırıyor

PKK terör yapılanması, hâlen devam eden Pençe Harekâtlarında Zap, Hakurk, Avaşin, Bradost, Sidekan başta olmak üzere birçok bölgede TSK’ya karşı İsveç yapımı T4 antitank füzelerini kullandı. Ayrıca Tel Rifat, Mare, Ayn İsa, Menbiç ve el-Bab aksında Mehmetçiği hedef alan füze saldırılarının büyük çoğunluğu da yine aynı tanksavar silahları ile gerçekleştirildi.

Terör örgütüne yapılan füze sevkiyatında dikkat çeken ayrıntı ise bu füzelerin teslimatının DEAŞ’ın bittiği ilan edilen 2016 yılı sonrası yoğunlaşmış olması. Bununla birlikte İsveç, PKK’ya verilen telsiz dinleme ve karıştırıcı sistemlerinin yanında, gece görüş dürbünleri gibi dijital savaş cihazları ile birlikte örgüte yüklü miktarda sağlık malzemesi tedarik eden ülke niteliği taşıyor.

Kürt Kızılay’ına ana sponsor

PKK’ya yüz milyonlarca euroluk silah, cephane ve savaş malzemesi desteği veren İsveç’in bir diğer özelliği de PKK tarafından kurulan Kürt Kızılay’ının ana sponsorluğunu üstleniyor olması. Bahse konu kuruluşa yıllık 35 ila 40 milyon avro bağışta bulunan İsveç yönetimi örgütün medya, propaganda faaliyetlerine de büyük destek sağlıyor.

Hemen her dönem parlamentosunda 6 ila 7 Kürt kökenli milletvekili bulunduran İsveç yönetimi, bu doğrultuda PKK ile doğrudan bağlantılı bazı isimlere de milletvekilliği hakkı tanıdı. İsveç’te uzun yıllar ikamet eden Kürt siyasetçi ve yazar İbrahim Güçlü, PKK ile İsveç yönetimi arasında köprü görevi gören Olof  Palme Vakfına dikkat çekti ve resmî anlamda PKK’yı terör örgütü gören İsveç hükûmetlerinin PYD konusunda farklı bir tutum içerisinde olduğunu söyledi.

Örgütü kullanıyorlar

PKK’nın İsveç’te Olaf Palme başta olmak üzere “Semir” kod adlı Çetin Güngör ve Enver Ata gibi Kürtleri örgüte ihanet gerekçesi ile öldürdüğünü hatırlatan İbrahim Güçlü “Örgüt, ülkenin başkenti dâhil birçok bölgede toplu gösteriler düzenleyip kendilerinden olmayanları tehdit edebiliyor. Olof Palme suikastı öncesi Abdullah Öcalan İsveç’ten siyasi sığınma talebinde bulundu. Reddedilince açık bir biçimde tehdit etti ve ardından ‘Harun’ kod adlı Hüseyin Hayri Güler’in gerçekleştirdiği suikast geldi. Şu an PKK-PYD’yi tanımlama biçimleri ABD’den farklı değil. Kendi kamuoylarına PKK-PYD yapılanmasını DEAŞ’a karşı kullanıyoruz diyorlar” diye konuştu.

Güçlü, Olof Palme suikastinde başta İran istihbaratı olmak üzere farklı ülkelerin rol oynadığı görüşünde.

İsveç meclisinde PKK kontenjanı

İsveç Meclisi’nde her dönem 6-7 Kürt ismin milletvekili seçildiğini belirten Kürt siyasetçi ve yazar Güçlü, “Özellikle Sol Parti kanadının PKK ile yakın ilişkileri var. Her seçim döneminde bir ya da iki PKK’lı isme kontenjan açıyorlar. Örgüte desteklerini de gizlemiyorlar” dedi.

Güçlü’ye göre PKK bu planın yalnızca tetikçi unsuru. Arka planda ise İran başta olmak üzere birçok ülke istihbaratı bulunuyordu. Güçlü, ayrıca PKK’lıların İsveç’e bazı paravan kuruluşlar üzerinden taşındığı ve İsveç içerisinde örgütle bağlantılı 20’yi aşkın sivil toplum kuruluşu görünümlü derneğin faaliyet yürüttüğü bilgisini paylaştı.  İsveç’in milletvekilliği hakkı tanıdığı Amine Kakabaveh, Evin Çetin, Yekbun Alp, Evin İncir, Eda Düzgün bir dönem Kandil’de aktif görev almış ve çatışmalara katılmış isimler.

İsveç parlamentosunda milletvekilliği verilen bu isimlerin Kandil’den talimat aldığı ve sık sık Irak ve Suriye’yi ziyaret ettiği biliniyor. PKK’nın medya ayağına da büyük destek veren İsveç hükûmeti Nevruz TV, Ronahi TV ve Aryen TV gibi örgüt kanallarına yayın lisansı verdi ve bu kanallar İsveç’ten yayın yapıyor. PKK’nın sözde International Tümeni içerisinde Finlandiya ve İsveçlilerin oluşturduğu bir de “İsknadinav Taburu” da bulunuyor.

İLGİLİ HABERLER