Gündem
  • 30.9.2011 13:42

NATO'YA GÖRE TÜRK-RUM ÇATIŞMASI ÇIKAR MI?

Basın toplantısında konuşan Rasmussen, sorulan bir soru üzerine Doğu Akdeniz'de silahlı çatışma yaşanmasını beklemediğini belirterek tarafları anlaşmazlıklara yapıcı diyalog yoluyla barışçıl çözüm bulmaya davet etti.
NATO-İsrail ilişkilerinde son günlerde yaşanan yoğun temasların ve ofis açmak ile üst düzey ziyaretlerde bulunmak gibi işbirliği çabalarının zamanlamasının uygun olup olmadığı yönündeki soruya cevap veren Rasmussen, ''Lizbon Zirvesi'nden ortaklık politikalarına önem atfeden bir stratejik konsept çıktı ve ardından da Berlin'de NATO ortağı ülkelerin ana karargahımızda dışişleri bakanları seviyesinde temsilcilik ve misyon ofisleri açabilmelerine onay verildi. İsrail de bu ortaklarımızdan biri. Dolayısıyla bu karar alınmış durumda ve tüm ortaklarımızı kapsamakta'' ifadelerini kullandı.
Füze savunma sisteminde ittifakın İsrail'le veri paylaşıp paylaşmayacağı yönündeki soruyu muğlakta bırakan Rasmussen, operasyonel detaylar hakkında yorum yapmayacağını ancak NATO şemsiyesi altındaki halkları korumak için mümkün olduğu ölçüde genel anlamda NATO’ya üye ülkeler arasında istihbarat paylaşımında bulunulduğunu ve bunun bir ittifak olmanın esası olduğunu kaydetti.
Daha sonra özel bir röportaj veren Rasmussen’in konunun tekrar sorulması üzerine İsrail ile NATO arasında bir güvenlik anlaşması olmadığını ancak bunun hiçbir veri paylaşımı olamayacağı anlamına da gelmediğini ima eden açıklamalar yaptığı bildirildi. Daha sonra NATO yetkililerinin konuya açıklık getirmesi üzerine İsrail’le bazı önemli dosyaların paylaşımı konusunda anlaşmalar olduğu, fakat özel olarak sivil savunma sistemleri ile ilgili anlık veri paylaşımının söz konusu olmadığı öğrenildi.
NATO-AB işbirliğinin tam potansiyeline ulaşamadığının farkında olduğunu ve bunun bazen israf ve uyumsuzluk yarattığına dikkat çeken Rasmussen, temel olarak bunun nedeninin Kıbrıs sorunu olduğunu hatırlatarak bu konuda kısa vadede fazla ilerleme kaydedileceği beklentisine girilmemesini istedi ve konu üzerinde çözüm sağlanması için tüm tarafların mümkün olan her çabayı göstermesi gerektiğini sözlerine ilave etti.
Rasmussen, önümüzdeki yıl Mayıs ayında ABD'nin Chicago kentinde düzenlenecek olan NATO Devlet Liderleri Zirvesi'nde 'kararlı, kapasiteli ve birleşik NATO' vizyonunu hayata geçirmek istediğini dile getirerek gündemde olacak konuları şöyle sıraladı: "İlk olarak gündemimizde Afganistan olacak. Bölgedeki güvenlik görevimizi 2014'ün sonunda tamamlıyor ve Afganlara devrediyor olacağız ancak sonrasında Afganistan'daki istikrarın kalıcılığını sağlayacak ve geçiş dönemine yardımcı olacak stratejik desteklerimiz konusunda daha detaylı bir planlamayı liderlere sunacağım. İkinci olarak NATO'nun kapasiteleri konusunda çalışmalarımız olacak.
İttifakımız konvansiyonel, nükleer ve füze savunması silahlarının doğru bir birleşimine ihtiyaç duymaktadır. Biz de Chicago'da işte bu birleşime ve oranlarına onay almayı bekliyor olacağız. Bir başka konu da akıllı savunmada atacağımız adımlar olacak. Üçüncü önemli gündem maddesi ise füze savunma sistemleriyle ilgili.
Hâlihazırda Polonya, Romanya ve Türkiye bu sistemin önemli unsurlarına ev sahipliği yapma konusunda karar aldılar. Chicago'daki hedefimiz bu füze savunma sistemlerine tam manasıyla bir operasyonel kapasite kazandırılması olacak. Ancak ondan sonra erken uyarı sistemimiz bize karşı gönderilen füzeleri engellemek için işlemeye başlayabilecek."
Tüm bunların yanı sıra NATO-Rusya ilişkilerinde de ilerleme sağlanmasını istediğini anlatan Rasmussen, attıkları adımlarda Rusya'yı hiçbir şekilde hedef almadıklarını ve Rusya'nın da kendilerinden alabileceği en iyi garantinin füze savunma sistemlerinde kendileriyle işbirliği yapması olduğunu ileri sürdü. Rasmussen, şimdilik bir karar olmadığını ancak Chicago'da bir NATO-Rusya zirvesinin de yer almasını dilediklerini kaydetti.

İLGİLİ HABERLER