Medya
  • 27.6.2020 23:56

Nur-u Muhammedi - 35!.. Rüyaya gelen Ebu Leheb yaşadığı azabı anlattı

NUR-U MUHAMMEDİ (34)
ÖLDÜKTEN SONRA RÜYAYA GELEN EBU LEHEB YAŞADIĞI AZABI

Resûl-i Ekrem efendimizin doğduğunu dedesi Abdülmuttalib’e Kâbe’de Allah’a yalvarıp duâ etmekteyken müjdelediler. Abdülmuttalib (Radıyallahü anh) bu müjdeyi alınca çok sevinip O’nu görmeye gitti, görünce şöyle dedi;
- “Bu oğlumun şânı, şerefi çok yüce olacaktır
Sonra da O’nun doğumunu kutlamak için doğumun yedinci gününde Mekke halkına üç gün ziyâfet verdi. Ayrıca şehrin her mahallesinde develer keserek insan ve hayvanların istifâde etmesi için bıraktı.
Ziyâfet sırasında çocuğa hangi ismi koydun diyenlere “Muhammed ismini verdim” dedi.
Neden atalarından birinin ismini vermedin diyenlere; “Allah’ın ve insanların O’nu medh etmelerini, övmelerini istediğim için.” cevabını verdi.
Annesi de “Ahmed” ismini koydu.
Abdülmuttalib Hazretleri şöyle anlattı;
- Ben kabe-i Mükerreme’nin içerisindeydim. Bir anda Kâbe’nin duvarları sevinçle titredi. Birbirlerine seslenip şöyle dediler;
- Beni aynı necis putlardan temizleyecek olan alicenap peygamber teşrif etti.

Bundan sonra evde Hazret-i Muhammed’e ( Sallallahü Aleyhi ve Sellem) bakıp şöyle dedi;
-Hamd olsun.. Yüce Allah bana böyle kadri yüce bir çocuk ihsan etti.
Peygamber Efendimiz’in mübarek vücudundan çıkan güzel koku Mekke içinde yayıldı. Her taraf misk ve anber kokusuyla doldu. O gün türlü türlü beşaratlar ve avazlar ile sedalar zahir oldu.
Peygamber Efendimizin diğer amcası Ebû Leheb o sırada uyuyordu.
Şehirdeki sedaları duyup uyandı.
Sokaklardaki güzel kokular onun da evine girip yayıldı.
Şaşkınlıkla ayağa kalkıp Süveybe namındaki cariyesine sordu;
- Ya Süveybe, bu rayiha ve sedalar da nedir?
Süveybe şöyle anlattı;
Size müjde.. Kardeşiniz Abdullah’ın hanımı Âmine Hatun Muhammed ( Sallallahü Aleyhi ve Sellem) isminde bir oğul doğurdu. Bu koku o çocuğun vücudundan geliyor. Sedalar ise yer ile gök arasında; “Muhammed Aleyhisselam doğdu”  şeklinde verilen müjdelerin sedasıdır.
Bu haber üzerine Ebu Leheb şöyle dedi;
- Ya Süveybe, sen bana bu müjdeleri verdin ya, bende seni bunun için azad ettim. Bir an evvel o eve git. Âmina’nın sütü yeter mi bak.. Yetmez ise sen süt ver..
Süveybe emzikliydi.
Resûllulah Efendimize yedi gün anası Âmine süt verdi ve emzirdi. Yedi gün sonra süt kesilince Süveybe emzirdi. Süveybe’nin Mesruc adında bir oğlu vardı.
Hazret-i Halime gelinceye kadar Peygamber Efendimizi Süveybe emzirdi.

NOT: Asıl künyesi Ebû Utbe olduğu halde babası ona, güzelliği sebebiyle ateş gibi parladığı veya öfkelendiği zaman yanakları kızardığı için “Ebû Leheb” (alev babası) demiştir. Mekke’nin ileri gelenleri arasında yer alan Ebû Leheb İslâmiyet’ten önce Resûl-i Ekrem’in dostuydu ve iki oğlu Utbe ile Uteybe’yi onun kızları Rukıyye ve Ümmü Külsûm ile evlendirmişti. Ancak peygamber olduktan sonra kendisine şiddetle karşı çıktı.
Bu arada, Uzzâ putuna nezaret eden Eflah b. Nadr eş-Şeybânî ölümü sırasında kendisinden sonra Uzzâ’nın ihmal edilmesinden endişe ettiğini söylemiş, Ebû Leheb de bu görevi kendisinin üstleneceğini belirterek onu teskin etmişti.
Peygamber Efendimiz’in putlarla mücadelesi sebebiyle onun aleyhinde en korkunç düşmanlarıyla iş birliği yapmaktan çekinmedi. Resûl-i Ekrem, ilâhî tebliğ görevinin ikinci devresinde, “Bundan böyle en yakın akrabalarını ikaz et” (eş-Şuarâ 26/214) meâlindeki âyetin nâzil olması üzerine akrabalarını davet edip peygamber olarak gönderildiğini söyledi.
Bunun üzerine Ebû Leheb küstahça bir konuşma yaparak onu, kendilerini atalarının dininden döndürmeye çalışmakla suçladı.
Pis evi Peygamber Efendimizin evine yakın olduğundan onun evini sık sık taşa tutar veya başkalarına taşlatır, kapısı önüne her çeşit pisliği atmaktan çekinmezdi.
Resûl-i Ekrem’i rahatsız eden bu hareketleri üzerine Tebbet sûresi nâzil oldu.

Tebbet, "kurusun" manasına bedduadır. Ebu Leheb hakkında inmiştir. Zira o, eziyet etmek kasdıyla Resûlullah'ın yoluna gizlice diken koymuş, bu işte kendisine karısı da yardım etmişti.
Bu Surede mealen şöyle denildi;
- Ebû Leheb'in elleri kurusun. Zaten kurudu. Ona ne malı fayda verdi, ne de kazandığı. O, bir alevli ateşe girecektir. Boynunda bükülmüş hurma liflerinden bir ip olduğu hâlde sırtında odun taşıyarak karısı da o ateşe girecektir.. (Ebu Leheb, Hazret-i Peygamberin amcası olmasına rağmen ona düşmanlık edenlerin en başında geliyordu. Karısı Ümmü Cemil de bu düşmanlığında kocasına katılır, hatta zaman zaman dikenli çalılar taşıyıp Peygamber Efendimizin geleceği yollara dökerdi. Sûrede, bunların hem bu düşmanlıkları, hem de bu yüzden uğrayacakları azap dile getirilmektedir.)

Peygamber Efendimiz’in doğum müjdesini alınca cariyesini azad eden Ebu-Leheb, ömrünü Peygamber Efendimiz’le mücadeleye adayan kâfirlerin başıydı.
Sonunda kâfir olarak Nar-u cehenneme gitti. Pis vücudu halen kabirde çeşitli azablarla helak ediliyor.
Hâfız Muhammed ibni Cezeri Şafii dedi;
- Öldükten sonra Ebu Leheb’i rüyamda gördüm. Halinden sual edince bana şöyle dedi;
- Halimi ne sorarsın. Öylesine ulu bir peygamberin amcası oldum. Bana düşen ona iman etmekti. Bunu yapsaydım cennetin nimetlerine ererdim. Hâlbuki ben onun en büyük düşmanı oldum. Küfürde dalalette kaldım. Cehennem ehline dâhil edildim. Ancak bende iki iyi hal vardır ki diğer cehennem ehlinde böyle bir hal yoktur.
Birincisi şudur; Pazartesi gecesi ve gündüzü olduğu zaman taa Salı gecesine kadar benden azap tahfif edilir.
İkincisi de şudur; Pazartesi gecesi veya gündüzünde, şahadet parmağımla orta parmağımı ağzıma sokup emerim. İkisinin arasından soğuk bir su gelir. Onunla hafiflik bulur rahatlarım.

Peki, bunların hikmeti nedir?” diye sordum. Şöyle cevap verdi;
- Muhammed ( Sallallahü Aleyhi ve Sellem) Pazartesi gecesi doğdu. Cariyem Süveybe bana bunu müjdeleyince sevinçle kendisini azad ettim. Bu sebeple o gece ve gündüzünde benim azabım hafifletiliyor.
İkincisi de şudur; Cariyeme “Yeğenim Muhammed’e ( Sallallahü Aleyhi ve Sellem) süt ver” dediğim için o gün ve gece parmaklarımın arasında soğuk su ile hafifler ve rehatlar.. Bir gün bile olsa ferah bulurum.

İbn-i Cevzi (Radıyallahü anh) şöyle anlattı;
Bu Ebu Leheb öyle bir kimsedir ki; Yüce Hak, kelam- kadim’de bir surede onu ve karısını zemmetti. Yaşarken açık olarak cehennem ehli olduğunu ilan etti.
Böyle bir kafir; Peygamber Efendimizin doğumuna sevindiği için azabı Tahfif olursa..
Cenab-ı Hakkı tevhid eden, Resûllah Efendimizi ( Sallallahü Aleyhi ve Sellem) tastik, getirdiği şeriatını kabul edip ümmet olmakla şereflenen bir kimsenin cehennemden azad olacağına ve ilahi rahmete vâsıl olacağına hiç şüphe yoktur.

İLGİLİ HABERLER