Asayiş
  • 26.8.2009 00:00

ÖZTÜRK: 'KALKANCI'YI BEN ŞEYH YAPMADIM!..'

ERGENEKON ana davasının öğleden sonraki oturumunda söz alan emekli Yüzbaşı Zekeriya Öztürk, devam eden soruşturmanın şüphelileri arasında yer alan Ali Kalkancı ile iki kez karşılaştığını ancak hayatının hiçbir döneminde arkadaş olarak ya da ticari olarak bir ortaklığının olmadığını söyledi.

Öztürk, “Ali Kalkancı kendisi ile gizli ortak olduğumuzu söylüyor. Sayın savcılar Ali Kalkancı ile kesişen bir zamanım ve mekanım olmadığını zaten biliyorlar. Ama amaçları sayın mahkemenizin zihninde ’acaba’ yaratarak benim daha fazla tutuklu kalmamı sağlamak. Bu şahsı şeyh yapan ben değilim. Şeyh olduktan sonra peşinden koşan şahısları bulsunlar, polis onların ifadesini alsın" dedi.


SAVCI TOPLANTININ OLMADIĞINI KABUL ETTİ

Emekli Yüzbaşı Muzaffer Tekin de üçüncü Ergenekon iddianamesinde Cumhuriyet Gazetesi’ne bomba atılması olayına karışan kişiler olarak kendisinin ve Oktay Yıldırım’ın gösterildiğini belirtti. Cumhuriyet Gazetesi’ne bomba atılması olayına ilişkin ilk iddianamede 6-7 kişinin isminin geçtiğini hatırlatan Tekin, "Üçüncü iddinamede savcı bu isimlerin bir kısmını çıkararak o toplantının olmadığını kabulleniyor. Savcı, yüce Türk yargısı ile adaletle dalga geçiyor. Savcı Öz’ün Osmancıkla beraber azmettirici olarak yargılanması gerekir" dedi.

Ergenekon soruşturması kapsamında gizli tanık olanların sağlık durumlarının da belli olduğunu, savcıların sosyopatları, eski PKK’lıları gizli tanık yaptığını öne sürerek, sosyopat olduğU belirtilen Osman Yıldırm’ın gizli tanık olarak verdiği beyanlarının geçersiz sayılmasını istedi. Tekin, "Bir kişi aynı davada hem sanık, hem gizli tanık hem de açık tanık olabillir mi? Bu kişinin sözlerine nasıl itibar edeceğiz? Zaten bu adamda kişilik bozukluğu da varmış. Kendini kurtarmak için pekala yalan ifade verebilir" dedi.


DURUŞMA KAYITLARI İMHA EDİLSİN




Tutuklu sanık avukat Kemal Kerinçsiz de duruşmaların kayıt altına alınmasının yasa ihlali olduğunu belirterek, "Mahkeme oturumu açar açmaz tarafların sözlü görüşlerini almaksızın duruşmaları kaydetmeye başladı. Yasa ‘Duruşmada verilecek kararlar diğer ilgililer dinlendikten sonra karara bağlanır’ demiştir. Görüntü kayıtlarını neden alıyorsunuz? Nerede kullanacaksınız? Bu kayıtlar başka merkezlerde izlenerek yönlendirmeler yapılıyor. Bu karar geri alınsın, bugüne kadar yapılan kayıtlar imha edilsin. Duruşmaya kayıt yasağı getirilsin. Teknik uzmanlara inceleme yaptırılarak duruşma sırasında başka yerlere görüntü nakli yapılıp yapılmadığı tespit ettirilsin" diye konuştu.

İLGİLİ HABERLER