Dünya
  • 26.4.2021 10:39

P1 mutantı Brezilya'yı sarstı!..Bir günde 4 bin 249 kişi öldü

Brezilya'da salgının ortaya çıkardığı tablo her geçen gün daha da kötüleşiyor. Özellikle ‘P1’ olarak adlandırılan varyant ülkede salgını bir bilinmeze doğru sürüklüyor. Hatta bu varyant Türkiye dahil olmak üzere 25'ten fazla ülkede de bulunuyor.

Dünyada salgından en kötü şekilde etkilenen ülkelerin başında Brezilya geliyor. Nüfusu 210 milyonu aşan ülke, ABD'nin ardından Covid-19 nedeniyle en çok ölümlerin yaşandığı ikinci ülke konumunda. Özellikle son haftalarda hem yoğun bakım ünitelerindeki doluluk hem de ülkenin Amazonas eyaletinde ortaya çıkan Covid-19'un daha bulaşıcı türü P1 varyantının yayılması, ülkenin sağlık sistemine darbe vurmuş durumda.

Birçok bölgede sağlık sistemi çökme aşamasına geldi ve hasta sayısı hastanelerin kapasitelerini zorluyor. Hayatını kaybedenlerin sayısı da her gün ciddi şekilde artıyor. Brezilya Sağlık Bakanlığı'nın paylaştığı verilere göre, hastalık sonucu sadece mart ayında 66 bin 570 kişi yaşamını yitirdi. Korkutucu olansa bu sayının şubat ayında hayatını kaybedenlerin iki katından fazla olması…

Nisan ayında da işler pek iyi gitmiyor. Bakanlığın açıkladığı verilere göre sadece 7 Nisan’da Covid-19 salgınından dolayı 4 bin 249 kişi hayatını kaybetti. Bu sayı, ülkede salgında bugüne kadar açıklanan en büyük günlük can kaybı oldu. Our World in Data'nın paylaştığı verilere göre ülkede salgın yüzünden hayatını kaybedenlerin sayısı 380 bini geçmiş durumda. Bir başka önemli detay da mart ayında yoğun bakımdaki tüm hastaların yarısından fazlasının 40 yaşında ya da daha genç olması…

Brezilya’yı etkisi altına alan P1 varyantı ülkemiz için de tehdit oluşturuyor. En son açıklanan verilere göre Türkiye’de 9 ilde toplam 166 kişide Brezilya varyantı görüldü.

eki Brezilya varyantının diğer mutasyonlardan ayıran ne gibi özelliği var, aşıların bu varyant üzerindeki etkisi nedir?

Enfeksiyon hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Alper Şener ve virolog Doç. Dr. Mehmet Özkan Timurkan hurriyet.com.tr’ye anlattı.

BREZİLYA VARYANTININ BELİRTİLERİ NELER?

Alper Şener’e göre semptom ve bulgular açısından Brezilya varyantının, İngiltere ve Güney Afrika varyantından bir farkı yok. En azından şimdilik makalelere bu konuda bir şey yansımadığını söylüyor ve diğer varyantlardaki gibi dizi analizi ve doğrulamayla tanı konulduğunu, yani farkında olmadan P1 varyantlı korona enfeksiyonu geçirebileceğimizi vurguluyor.

“İngiltere, Brezilya ve Güney Afrika varyantlarında virüs saçılımı daha uzun sürüyor. Diğer tiplerde çoğunlukla 14 günde PCR negatifleşirken, bunlar 28 güne kadar uzayabiliyor. Bir diğer en önemli unsur ise bu varyantların daha önce enfeksiyon geçirenlerde veya aşı olanlarda yeniden enfeksiyon oluşturma kapasitelerinin olması.”

Brezilya Sağlık Enstitüsü Fiocruz, ülkenin sağlık servisinin çökme noktasında olduğunu, hastanelerin yoğun bakım servislerinde yer kalmadığını ve bu aşamaya gelinmesinde P1 varyantının çok etkin olduğunu duyurdu. Fiocruz'dan yapılan açıklamaya göre ülkedeki 27 eyaletin ikisi hariç tüm eyaletlerde Covid-19 servisleri yüzde 80 kapasiteyi aşmış durumda denildi. Özellikle Rio Grande do Sul eyaletinde yoğun bakımda hiç yer kalmadığı vurgulandı. Peki bu varyant daha mı hızlı bulaşıyor?

Mehmet Özkan Timurkan, şu an herkesçe bilinen İngiltere, Güney Afrika ve Brezilya mutasyonlarının bulaşma hızının salgında ilk bulunan Wuhan suşuna göre daha fazla olduğunu vurguluyor. Yalnız Brezilya ve Güney Afrika varyantlarında bulunan ‘E484K’ mutasyonunun, hastalığın şiddetini arttırmada çok önemli etken olduğunun da altını çiziyor.

“E484K mutasyonu virüsün antikorlardan kaçma gücünü gösterdiğine dair yapılan çok fazla çalışma var. İngiliz varyantında olmayan ancak Güney Afrika ve Brezilya varyantlarında olan bu mutasyon virüsün organizmada daha rahat hareket etmesine ve şiddetli hastalık oluşturmasına sebep oluyor. Dolayısıyla Brezilya ve Güney Afrika mutasyonu hem daha kolay bulaşan hem de şiddetli hastalık oluşturan bir varyant olduğu yapılan çalışmalarda bildirilmiş durumda.”

BREZİLYA VARYANTI DA MUTASYONA UĞRADI, BUNUN NEDENİ NEDİR?

Brezilya’da geçtiğimiz hafta P1 mutasyonun enfekte etmek için kullandığı başak proteininde değişiklikler keşfedildiği duyuruldu. Reuters'ın haberine göre bilim insanları, bu değişikliklerin virüsü, aşılara karşı daha dirençli hale getirebileceğini belirtiyor. Araştırma ekibinde yer alan Felipe Naveca, "Bu durumun, virüsün antikorların tepkisinden kaçmak için yarattığı başka bir kaçış mekanizması olduğuna inanıyoruz.” diye açıkladı. Daha önce de P1 varyantının orijinal koronavirüsten 2,5 kat daha bulaşıcı olduğunu söylemişti. Peki bu durumu nasıl yorumlamak gerekiyor?

Prof. Dr. Alper Şener

Alper Şener, mutasyon bazı virüslerin doğasında var diyor ve bunun en iyi bilineni aslında grip virüsü diye de ekliyor.

 

“Mutasyon kapasitesi, koronavirüse göre yüksek ve her yıl antijen değişimiyle yeni aşı gerekliliği ortaya çıkıyor. Ama bu her zaman kural değil, çünkü örneğin kızamık virüsünde mutasyon kapasitesi çok yüksektir ama hayatımız boyunca bir kez aşılama ile ömür boyu korunabiliriz. Mutasyonun oluştuğu yer çok önemli. Eğer antikorun bağlandığı yerde oluyorsa aşıdan kaçan varyant oluşuyor. P1 varyantında N501Y mutasyonu ile bulaş artıyor, E484K ile aşıdan kaçabiliyor, K417T’nin ise etkisi hala bilinmiyor.”

Mehmet Özkan Timurkan ise virüs, insanlar arasında dolaştıkça yani bulaşmaya devam ettikçe mutasyona uğrama şansının daha da artacağını, bunu engellemenin ise aşılama ile olacağının altını çiziyor.

“Şimdiye kadar 200’den fazla mutasyona uğrayan bir SARS-CoV-2 virüsü dünyada dolaşmaya devam ediyor. Brezilya varyantı da bunlardan sadece biri ve yeni varyantlar da ortaya çıkabilir. Virüs insanlar arasında dolaştıkça mutasyona uğrama şansı artacaktır. Unutulmamalıdır ki durup dururken virüs mutasyona uğramaz. Çoğaldıkça ve üredikçe mutasyona uğrama şansı vardır virüsün. Yapılması gereken virüsün üremesinin durdurulması… Bu da ancak aşılama ile olacaktır. Aşılar virüsün yayılımını engellemektedir. Dolayısıyla yayılmayan virüs çoğalamaz, çoğalmadıkça mutasyon geçiremez ve zamanla yok olur.”

 

Mehmet Özkan Timurkan ise Brezilya varyantının çok daha agresif olduğu bir çok çalışmayla gösterildiğini ifade ediyor.

“Hamilelik de bağışıklık sisteminin baskılandığı bir durumdur. Yani hastalıkların görülebildiği bir evredir. Dolayısıyla fırsatçı virüsler veya diğer mikroorganizmalar bu durumu lehine çevireceklerdir. Bu yüzden hamilelerde daha agresif olabileceğini söylemek mümkün.”

 

İLGİLİ HABERLER