Gündem
  • 14.5.2013 22:34

"PKK'lılar neden gidiyor buyursunlar köylerine dönsünler..."

AK Parti Çankırı Milletvekili İdris Şahin, Çözüm Sürecinin Değerlendirilmesi Komisyonu toplantılarının, "Burada söylenen bir cümleyi basın çok farklı yerlere çekebilir, bundan da süreç zarar görebilir" diyerek basına kapalı yapılmasını istedi.
     Komisyon Başkanı Naci Bostancı da çok gerekli olmadıkça çalışmaları basına açık olarak sürdürmek istediğini kaydederek, "Çünkü gizlilik olduğunda yalan yanlış haberler çıkabiliyor. İki yıldır Meclis'teyim, gizliliğin sağlandığını da göremedim" dedi.
          Bostancı, komisyonunun çalışma yöntemi hakkında bilgi verdi. İki muhalefet partisi milletvekillerinin komisyonda olmamasının çalışmalar açısından eksiklik olduğunu belirten Bostancı, "Bu eksikliği telafi etmek için tüm toplumsal kesimlerle ilişki kuracağız ve bunu rapora dercedeceğiz" diye konuştu. Bostancı, siyasi partilerin sürece ilişkin görüşlerinden faydalanacaklarını söyledi.
     İnsanların İstiklal Mahkemeleri'nde sadece Kürt oldukları için yargılanmadığını, başka nedenlerle de yargılandığını, mahkemelerin muhalefeti susturmak için kullanıldığını ifade eden Bostancı, 12 Eylül döneminde çok zalimane işkencelerin bir tarafa değil bütün taraflara yönelik uygulandığını dile getirdi.
     BDP Bitlis Milletvekili Hüsamettin Zenderlioğlu, komisyonun dinlemesini istediği kişi ve kurumlarını isimlerini okudu.
     Bir konsensüs sağlanarak barış ve çözüm için komisyonun başarı ile çalışmalarını sürdürebileceğini belirten Zenderlioğlu, "Süreç hepimiz için çok önemli. Böylesi bir fırsat elimize çok nadiren geçer. Geçmişte de bu tür ortamlar sağlandı ama yararlanılamadı" dedi. Zenderlioğlu, artık asimilasyon ve inkar politikasının bittiği inancı oluştuğunu ifade ederek, "Geçmişte Kürtçe konuştuğu için asılan insanları biliyoruz. Ben bizzat Diyarbakır Cezaevi'nde işkence yaşadım. İnsan nasıl birisine bu kadar düşmanca davranabiliyor diye soruyor kendisine. Cezaevinde yapılan saldırı gözlerimin önünde oldu. Kanın oluk oluk aktığını gördüm. O gün 1200 insan oradaydı, 600 insanın kanının aktığını gördüm" diye konuştu.
     Diyarbakır Cezaevi'nde insanların kafalarının çivili sopalarla ezildiğini bildiğini iddia eden Zenderlioğlu, "Böyle intikam duyguları ile saldıralar olunca insan ister istemez buna karşı tepki duyabiliyor. Bütün canlıların kendilerini koruma refleksleri vardır. Doğada küstüm çiçeği var, siz ona sevgi ile yaklaşmadığınız zaman yapraklarını kapatıyor. 3 aydır cenazeler gelmiyor, analar ağlamıyor, kan ve gözyaşı yok ama birileri gene de rahatsızlık duyuyor" dedi.
    
     -"Devlet bürokrasini dinlememiz gerekiyor"-
    
     AK Parti Adıyaman Milletvekili Mehmet Metiner, çözüm sürecinde birinci aşamanın öngörüldüğü şekilde başarıya ulaşacağının görüldüğünü söyledi.
     Bu sürecin çok kırılgan olduğunu düşünmediğini belirten Metiner, "Karşılıklı bir güven oluşmuştur ve bunun da suistimal edilmeyeceğini düşünüyorum. Elimize çabuk tutmak zorundayız. Bundan sonra stabil bir ortam oluşması gerekiyor, komisyonun asıl görevi bu. Komisyonun bir görevi de çekilmeden sonra, çekilen insanların topluma nasıl kazandırılacağı konusundaki tedbirlerin alınması lazım" diye konuştu.
     Metiner, illerde çalışmalar yapıp bazı kişileri dinleyebileceklerini bunların arasında şehit ailelerinin de yer alabileceğini kaydederek, "Devlet bürokrasini dinlememiz gerekiyor, Kamu Güvenliği Müsteşarlığı'nı mutlaka dinlememiz gerekiyor. Hükümetin talimatıyla bu işi götürenlerin dinlenmesi gerekiyor. Sayın Yalçın Akdoğan bizi bilgilendirebilir. Akil insanların başkanlarını dinleyebiliriz. Cezaevindeki tutuklu ve hükümlülerin dinlenmesi gerekiyor" ifadelerini kullandı.
     Hiçbir kesimin Türkiye'nin egemen sahibi olmadığının altını çizen Metiner, "Başı kapalı insanlar milletvekili seçilemiyor. 11 yıllık iktidarımızda bunu sağlayamadık" dedi.
     AK Parti Adana Milletvekili Fatoş Gürkan, gazi ve şehit ailelerinin, öğretmenlerin, vali ve kaymakamların, hakim ve savcılar ile avukatların, istihbaratçıların, esnafın, taş atan çocukların ailelerinin dinlenmesini istedi.
     AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Abdülkerim Gök, terör sorununun ekonomik, politik ve siyasal bir sorun olduğunu söyledi.
     "Bu olayda da önemli olan artık cenazelerin ülkemize gelmiyor olmasıdır, annelerin ağlamaması ve gözyaşının akmamasıdır" diyen Gök, CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal, gazeteci Cengiz Çandar, 4 siyasi partinin genel başkanları, Murat Karayalçın, Osman Baydemir, Şivan Perver'in de aralarında bulunduğu bazı kişilerin dinlenilmesini talep etti.
     AK Parti Çankırı Milletvekili İdris Şahin, bu olaya tek pencereden bakılmaması gerektiğini vurgulayarak, "Bu işin siyasi ayağını başlattık, siyasal ve psikolojik ayaklarını da dikkatle değerlendirmek gerekiyor" dedi.
     Daha önce bu konuyla ilgili Meclis'te yapılan bir çalışma varsa onların istenmesi gerektiğine işaret eden Şahin, komisyon çalışmalarının basına kapalı yapılmasını istedi. Şahin, "Burada söylenen bir cümleyi basın çok farklı yerlere çekebilir, bundan da süreç zarar görebilir" diye konuştu.
     Bunun üzerine Bostancı, çok gerekli olmadıkça çalışmaları basına açık olarak sürdürmek istediğini kaydederek, "Çünkü gizlilik olduğunda yalan yanlış haberler çıkabiliyor. İki yıldır Meclis'teyim, gizliliğin sağlandığını da göremedim. Basın mensupları nasıl oluyorsa öğreniyorlar. Raporlar komisyon üyelerine intikal ediyor, hemen ardından basına intikal ediyor" dedi.
    
     -"Böyle saldırılarla süreç sabote edilemez"-
    
     AK Parti Ankara Milletvekili Yalçın Akdoğan, Reyhanlı saldırısında hayatını kaybedenlerin ailelerin başsağlığı diledi.
     Bu tür provokatif saldırılar olabileceğini söylediklerini anımsatan Akdoğan, "Bu süreçte örgüt içerisinde çatlak ve farklı sesler olma ihtimali vardı ama bunun olmadığını gördük. Kandil bir bütün olarak Öcalan'ın çağrısının arkasında durdu" diye konuştu.
     Akdoğan, böyle saldırılarla sürecin sabote edilemeyeceğini belirterek, "Çünkü toplumsal direnç çok güçlü. Bu süreçte akil insanlar heyetinin kurulmasından sonra, bu işin bir de Meclis ayağının olması gerekiyordu. Bu yüzden komisyon çalışmalarını çok önemsiyorum" dedi.
     Akdoğan, komisyonun, bu konunun uzmanı olan kişileri dinleyebileceğini anlatarak, şöyle konuştu:
     "Teröre karşı silahlı mücadele ve güvenlik politikaları yetmiyor, başka birtakım yöntemlerin gündeme alınması gerekiyordu. Oslo süreci bunlardan bir tanesiydi. 3 yöntem var: Birincisi silahlı mücadele, güvenlik politikaları, ikincisi görüşme, üçüncüsü de sorunu idare etme, görmezden gelme. Birincisi ve üçüncüsü zayiatı peşinen kabul etmektir. Şehitlerin gelmesini, insanların ölmesini peşinin kabul etmek demektir. AK Parti, bunun yerine 'bütün yöntemleri devreye alalım' dedi ve görüşme sürecini başlattı. AK Parti, bu düzenlemeleri onların eylemlerine karşı yapmadı, insanlar bu haklara doğuştan sahip olduğu düşüncesiyle yaptı, bundan sonra da bunları yapmaya devam edecek."
    
     -"(Ben aldım, sen verdin) diye bir şey yok"-
    
     BDP Ağrı Milletvekili Halil Aksoy, "Kimse kimseye taviz vermiyor. Bazı insanların haklarını kullanmaları gibi bir durum söz konusu. Onu görmek lazım. 'Ben aldım, sen verdin' diye bir şey yok" dedi.
     Geçmişte çok büyük acılar yaşandığını anımsatan Aksoy, "Kardeşimi gözlerimin önünde işkence yaparak öldürdüler" diye konuştu. Aksoy, eşinin Trakyalı Türk olduğunu, oraya gittiği zaman oradakilerle rahatlıkla sohbet edip anlaşabildiğini söyledi.
     Bunun üzerine Bostancı, kimsenin almasının ya da vermesinin söz konusu olmadığını belirterek, "Böyle düşünürsek veren geri de alabilir" diye konuştu.
     AK Parti Adıyaman Milletvekili Salih Fırat da komisyonun görevlerinden birisinin de bütün insanlara empati kültürünü yerleştirmek olduğunu ifade etti. Yıllarca "Kürt yok" denildiğini, ancak bugün Kürtçe televizyon yayını yapıldığını anlatan Fırat, "Dışarıya giden insanların Türkiye'ye gelmelerinin yollarını aramamız lazım" dedi.
     Fırat, muhalefetin komisyon çalışmalarına destek vermesinin önemine işaret ederek, "CHP ve MHP'nin kapısını defalarca usanmadan çalmamız gerekiyor. Onları bu sürece dahil edemezsek komisyonun raporu tartışılır hale gelir" diye konuştu.
     Bunun üzerine Bostancı, CHP ve MHP'ye üye bildirmeleri için süre verildiğini anımsatarak, iki partinin olmamasının komisyonun çalışmayacağı anlamına gelmeyeceğini kaydetti. Bostancı, "Biz bütün toplumu temsil edecek bir çalışma yapacak durumdayız. Muhalefeti temsil eden kişilerle de görüşeceğiz" sözlerini sarfetti.
     Terör örgütü mensuplarına "militan mı, terörist mi, gerilla mı" denilmesinin tartışıldığı komisyonda, AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Halil Ürün, "(PKK terör örgütü değil) Peki o zaman imamları, öğretmenleri, çocukları kim öldürdü- Biz onlara 'bu çocukları nasıl öldürdünüz' mü diyeceğiz, yoksa onları sadece suçlu mu ilan edeceğiz-" diye konuştu.
     Ürün, "Dağda bulunan vatandaşlar niye gidiyorlar- Buyursunlar köylerine, analarının, babalarının yanlarına gitsinler" dedi.
    
     Muhabir: Coşkun Ergül
     Yayıncı: Sefa Salantur

 

İLGİLİ HABERLER