Medya
  • 20.3.2021 20:32

Resûlullah'ın kabrini ziyarete gelen 70 bin melek ve Pazartesi gününün fazileti

RESÛLULLAH’IN MÜBAREK KABRİNE ZİYARETE GELEN MELEKLER

Kâ'b bin Mâlik Radıyallahü anh şöyle anlattı;
- Her gün tanyeri ağardıktan tâ akşama kadar yetmiş bin melek nâzil Olur.
Bu melekler Resûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) Efendimizin münevver kabirlerini ziyaret ederler.
Ziyaretleri sırasında Şanlı Peygamberimize (Aleyhisselatü Vesselam) salavat okurlar. Akşam olunca tekrar semaya dönerler.
Sûfyân es Sevrî ve pek çok ilim adamından rivâyet edildiğine göre; Allah’ın salat etmesi onun rahmet etmesi, meleklerin salat etmesi ise insanlara istiğfar (Yani onların bağışlanmalarını istemek), demektir.
Bunların peşinden 70 bin melek semadan iner. Sabaha kadar salat-ü selam okuyarak tavaf ederler.

SALAVAT MELEĞİ
İnsanların amelleri, pazartesi ve perşembe günleri Hak teâlâya arz olunur. Hak teâlâ da, kendisine şirk koşmayan herkesi affeder. Ancak bu mağfiretten birbirine kin tutan iki kişi istifade edemez. Cenab-ı Hak, “O iki kişi barışıncaya kadar amellerini getirmeyin” buyurur.) [İ.Malik]
Rasûlullah (Sallallahü aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: “İnsanların amelleri Pazartesi ve Perşembe günleri Allah’a arz olunur. Bu yüzden ben amelimin oruçlu olarak Allah’a arz olunmasını severim.” (Tirmîzî rivâyet etmiştir.)


Peygamber Efendimiz, kıyamet kopuncaya kadar gelecek ümmetlerinin hayırlı amellerinin kabul olunmasına, günahlarının affolunup bağışlanmasına da şefaatçidir.
Dünya hayatında da halen bu şefaati de sürmektedir. Şükürler olsun.
Bu mana için rivayet olundu ki;
Her Pazartesi ve Perşembe günleri Kiramen Kâtibin (İnsanların hayrını ve şerrini yazan melekler) melekler Ravza-i Mutahhara’ya varıp ümmetinin gece ve gündüz ettiği amelleri Resûlullah Efendimize ( Sallallahü Aleyhi ve Sellem) arz ederler.
(Gece amellerini yazan 2, gündüz amellerini yazan 2 olmak üzere her müminin 4 Kiramen kâtibin meleği vardır)
Ümmetine merhameti ve şefkati çok olan, âlicenap Peygamberimiz Resul-ü Ekrem Sallallahü aleyhi ve sellem, Ümmetinin yaptığı hayırların Yüce Hak katında makbul olmasını; kerem, lütuf ile bol ecir (sevap) verilmesini, günahlarının affedilip bağışlanmasını dileyip şefaat eder.
Peygamber Efendimiz; ölenlerin kabir azabından necat bulup kabrinin cennet bahçesine dönüşmesi için de şefaat edecektir.
Bu arz; her Pazartesi ve Perşembe günü aralıksız sürer.

Bu hal şöyle rivayet edildi;
Müminlerin iki kaşının ortasına bir melek tayin olunmuştur.
O melek daima orada olup sürekli gözetler.
Bir kimse Peygamber Efendimize SALAVAT okudu zaman, onu kayıt eder.
O salavat okuyan kimse vefat ettiği zaman o melek neler olduğunu Resûlullah bildirir.
Allahü teala’nın her günü mübarektir.
Pazartesi, Perşembe ve Cuma günleri ise daha özel günlerdi.
Yüce Hak, Cennette her Cuma günü cennet ehline davet verip çeşitli ikramlarda bulunacak ve aklın ve hayalin erişemeyeceği pazarını müminlere açıp onları hediyeye boğacaktır.
Resulallah Sallallahü Aleyhi ve Sellem her Perşembe günü Cennette ümmetin davet verecektir.
Halilullah İbrahim Aleyhisselam ise her Pazartesi günü müminlere davet verip, ikramlarda bulunacaktır.

PAZARTESİ GÜNÜNÜN FAZİLETİ
Peygamber efendimiz, Pazartesi günü oruç tutardı. Sebebini sorduklarında, (Bugün dünyaya geldim. Şükür için oruç tutuyorum) buyurdu. (Hak Sözün Vesikaları)
Rasûlullah (Sallallahü Aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: “Cennetin kapıları Pazartesi ve Perşembe günleri açılır. Bu iki günde Allah’a ortak koşmayan herkesin günahı bağışlanır. Ancak birbirine dargın olan iki kişi bu affedilenlerin dışındadır. Bu iki kişiyi barışıncaya kadar Cennete bırakmayın denilir.” (Müslim, Birr: 54; Ebû Dâvûd, Edeb: 70)
Peygamber Efendimiz Aleyhisselatü vesselam Pazartesi günü; bereket, feyz ve saadetle dünyaya gelip dünyayı şereflendirmiştir.
Peygamber Efendimiz Aleyhisselatü vesselam yine bir pazartesi günü; bütün insanlara ve her şeye şamil olmak üzere âlemlere rahmet olarak nübüvvet ve risâletle şerefyab oldu.
Peygamber Efendimiz Aleyhisselatü vesselam yine bir pazartesi günü; vahyin ilkine nâil oldu ve vahyin feyzine kavuştu.
Peygamber Efendimiz Aleyhisselatü vesselam yine bir pazartesi günü; Kur’an- Azimüşşan nâzil olmaya başladı.
Peygamber Efendimiz Aleyhisselatü vesselam yine bir pazartesi günü Miraca yükselme şerefine erişti.
Peygamber Efendimiz Aleyhisselatü vesselam yine bir pazartesi günü; Medine-i Münevvere’ye saadetle hicret edip oraya duhulü yine bir pazartesi günü oldu.
Peygamber Efendimiz Aleyhisselatü vesselam yine bir pazartesi günü bekâ sarayına teşrifleri vaki olmuştur.
Yüce Hak cümlemize Resûl-u Ekrem Sallallahü Aleyhi ve Sellem Efendimizin şefaatını nasib eylesin .. Amin..

MELEKLER ALLAH’A KULLUK YAPAN KULLARI NASIL ÖVERLER?
Ebû Saîd ve Ebû Hüreyre (Radıyallahü anh)’dan rivâyete göre, Rasûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem )Efendimiz şöyle buyurdu;
-İnsanların sevap ve günahlarını yazan meleklerden başka Allah’ın yeryüzünde dolaşan melekleri vardır.
Onlar Allah’ı hatırlayıp devamlı gündemde tutan toplulukları görünce “aradığınıza koşun” diye çağrışırlar ve hemen oraya gelerek dünya semasına kadar onları çepeçevre kuşatırlar.
Allah, o meleklere sorar:
-Kullarımı hangi hal üzere bıraktınız?
Onlar da derler ki:
- Sana hamd ediyorlar seni en büyük olarak kabul ediyorlar ve seni daima gündemde tutuyorlar.
Sübhan olan Allah tekrar sorar;
- Beni gördüler mi?
Melekler, “Hayır” diye cevap verirler.
Allah (Celle celalühü) tekrar sorar;
- Beni görselerdi durumları nasıl olurdu?
Melekler şöyle cevap verir;
-Seni görmüş olsalardı. Şüphesiz daha çok hamd ederler daha çok seni büyük kabul ederler ve daha çoğunlukla seni gündemde tutarlardı.
Yüce Allah meleklerine tekrar sorar:
- O kullarım neyi istiyorlar?
Melekler, “Cenneti istiyorlar” derler.
Allah tekrar sorar;
- Cenneti gördüler mi?
Melekler, “Hayır Ya Rabbi” derler.
Allah tekrar sorar;
- Görmüş olsalardı durum nasıl olurdu?
Melekler, “Cenneti görmüş olsalardı onu daha çok isterler ve hırslanırlardı, derler.
Allah, “Hangi şeyden sığınıyorlar?” Der.
Melekler; “Cehennem ’den” derler.
Allah, “Cehennemi gördüler mi?” buyurur.
Melekler, “Hayır” derler.
Allah,  “Görselerdi durum nasıl olurdu?” der.
Melekler, “ Cehennemi görselerdi elbette ondan daha çok kaçarlar ondan daha çok korkarlar ve ondan daha çok Allah’a sığınırlardı” derler.
Allah,  “Sizler Şâhid olunuz ki ben onları bağışladım.” Buyurur.
Melekler, “ O toplum içinde isteyerek oraya gelmeyen fakat bir ihtiyaç için orada bulunan günahkâr kimseler de vardır” derler.
Allah, “Onlar öyle bir topluluktur ki onların yanında bulunanlar affedilmekten mahrum bırakılmazlar.”buyurur.
(Buhârî, Deavat: 27; Müslim, Zikr: 17)
Tirmizî
: Bu hadis hasen sahihtir. Ebû Hüreyre’den (Radıyallahü anh)değişik şekillerde de rivâyet edilmiştir.

METİN ÖZER/HABERVİTRİNİ

İLGİLİ HABERLER