Dünya
  • 31.8.2017 10:29

Rohingya Müslümanları: Türkiye soykırımı durdurabilir

Habertürk'e konuşan Rohingya Konseyi'nden Kla Kyaw ve Anita Schug, "Myanmar'da ordu ve aşırıcı Budistler, silah ve palalarla köylere girip canlı canlı yakıyor, mayınla pusu kuruyor. 3 bin kişi öldü" dedi

Onlar dünyanın en büyük “vatansız” azınlığı. Çocukları için çıkaracakları kimlik kartı, kaçmak için pasaport, haklarını arayacakları bir mahkeme... 60 yıldır hepsinden yoksunlar. Güneydoğu Asya ülkesi Myanmar’ın Arakan bölgesinde yaşayan Rohingya Müslümanları için hayat böyle. Yıllardır radikal Budistlerin ve ordunun saldırısı altında yaşam mücadelesi veriyorlar. Bölgede özellikle son yıllarda tırmanan gerilim, geçen cuma günü bir kez daha çatışmaya döndü. Geçen yıl kurulan “Rohingya Kurtuluş Ordusu” 30 karakola saldırı düzenledi, ordu bölgede operasyon başlattı. Her çatışmada olduğu gibi, bir kez daha en büyük bedeli siviller ödedi, ödüyor. En az 3 bin Rohingya Müslümanı hayatını kaybetti.

Gazete Habertürk'ten Nalan Koçak, bölgede yaşanan insanlık dramını yıllardır Arakanlıların sesi olan Rohingya Konseyi’ne sordu. Hollanda merkezli konseyin başkanı Dr. Hla Kyaw ve sözcüsü Dr. Anita Schug, telefonla soruları yanıtladı. Dr. Schug, yaşananları anlatırken çoğu zaman gözyaşlarına hâkim olamadı. Rohingya halkının dramına gelin hep birlikte kulak verelim...

Bölgedeki son durumu anlatabilir misiniz?

Dr. Kyaw: Çok korkunç. Bütün Arakan’da güvenlik güçleri ve aşırıcı Budistler Rohingya köylerini yakıyor. Büyük göç dalgaları yaşanıyor. Yangınları söndürmeye giden Müslümanlara da ateş açıyorlar.

Dr. Schug: Ordu şiddetin boyutunu artırıyor. Neredeyse her gün 20 köyü yakıyorlar. Annemin köyünü de yerle bir etmişler. Teyzelerim oradaydı, ne haldeler bilmiyorum. Her geçen gün bölgeden haber almak da zorlaşıyor çünkü Myanmar yönetimi telefon hatlarını kesiyor.

‘PALALARLA SALDIRIP ROKET VE MAYINLA PUSU KURUYORLAR’

Hayatını kaybedenler ve yaralılarla ilgili size gelen son bilgi ne?

Dr. Kyaw: Kesin rakamı bilmek mümkün değil. Daha önce açıklamıştık, çatışmalar başladığından beri 2 bin ila 3 bin kişinin hayatını kaybettiğini düşünüyoruz. Ama bu rakam da gerçeği yansıtmıyor. Çünkü önceki gün sadece Buthidaung bölgesindeki birkaç köyde yaklaşık 1500 kişinin katledildiği haberini aldık. Sadece 400 kişi hayatta kalmış. Kalanları canlı canlı yakmışlar.

Görgü tanıklarına göre ordu günde 20 köy yakıyor

Dr. Schug: Ordunun katliam sistematiği şöyle: Önce köylere silah ve palalarla giriyorlar. Öldürebildikleri kadar çok kişiyi öldürüyorlar. Askerlere aşırıcı Budistler de yardım ediyor. Kalanlar köyden kaçmaya çalışıyor fakat bu kez de ordunun köyün etrafına yerleştirdiği mayınların hedefi oluyorlar. Askerler de pusu kuruyor. Kaçanların üzerine roketle ateş açıyorlar. Daha sonra da köyleri yakıyorlar. Yaralıların çoğunda 3’üncü derece yanık var.

ANNELERİN KORKUNÇ TERCİHİ: HANGİ ÇOCUĞUMU KURTARMALIYIM?

Katledilenlerin ne kadarı kadın ve çocuklar?

Dr. Kyaw: Yüzde 70-80’i kadın ve çocuk. Maungdaw ve Buthidaung bölgelerinde gençlerin ve erkeklerin çoğu 2012’den bu yana Bangladeş ve Malezya’ya kaçmıştı. Köylerde geriye kadın ve çocuklar kaldı. Bu nedenle en çok onlar şiddet mağduru oluyor. Mesela bir kadının 5 çocuğu var, ölümden kaçarken çocuklarının tamamını alamıyor. Bazılarını geride bırakmak zorunda kalıyor. Korkunç bir tercihle karşı karşıyalar.

Dr. Schug: Çocuklar bu katliamın içinde yapayalnız kaldı. Çoğu artık yetim, öksüz. Pek çok anne de çocuklarının nerede olduğunu bilmiyor. Bazı kadınlar ormanın ortasında doğum yapmak zorunda kaldı. Bu insanların yardım alabilecekleri kimse yok.

İLGİLİ HABERLER