Gündem
  • 11.10.2008 09:34

RÜŞVET SKANDALINDA TUHAF KARAR

Ankara 2. Sulh Ceza Mahkemesi, Eryılmaz'ın ses kaydını yayınlayan Kanal 7 hakkında açtığı tekzip davasını kabul etti. Kararın gerekçesinde, "Talepçi vekilinin beyanında belirttiği ses kaydının gerçekliği tespit edilmeksizin yayınlandığı, talepçinin asılsız ve ağır ithamlara maruz bırakıldığı dolayısıyla talepçiyi haklı kılan hususlar olduğu anlaşılmış." ifadelerine yer verildi. Ancak Eryılmaz, Ankara'yı karıştıran kasetteki sesin kendisine ait olduğunu kabul etmiş; CHP lideri Deniz Baykal da iddiaların soruşturulması ve Eryılmaz'ın ifadesinin alınması için 3 kişilik komisyon kurdurmuştu.
Eryılmaz, ses kaydında CHP'li meclis üyelerinin kendisinden tehditle rüşvet aldığını belirtiyor. Meclis üyeleri hakkında 'yamyam' nitelendirmesinde bulunan Eryılmaz, "Hepsi bugün ne götürürüm derdinde. İş miş yapamıyorum. Bu yamyamları doyurmak, onlara para bulmak için 50 takla atıyorum." ifadelerini kullanıyor. Zaman zaman küfüre varan sözlerle belediyeyi yönetirken yaşadığı zorlukları aktaran Eryılmaz, Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay'a 100 milyar ödeme yapması gerektiğini, Tavacı Recep Usta'dan 100-150 milyar geleceğini ve bunu belediye meclis üyelerine dağıtacağını anlatıyor. Meclis üyelerinin, isteklerini yapmadığı zaman Genel Sekreter Önder Sav'la tehdit edildiğini belirtiyor. Eryılmaz, kasetteki sesin kendisine ait olduğunu, ancak "montaj" yapıldığı için sözlerinin farklı algılandığını ileri sürdü. Yayınlar üzerine Kamu Etik Kurulu ön inceleme başlatırken CHP, Eryılmaz'ın ifadesinin alınması için 3 kişilik bir komisyon kurdu. Eryılmaz'ın sözleri, yayınlardan sonraki ilk belediye meclis toplantısında sert tartışmalara yol açtı. 'Yamyam' benzetmesine kızan CHP'li iki üye, partiden istifa etti. Bütün bunlara rağmen Ankara 2. Sulh Ceza Mahkemesi'nin verdiği karar, olaya farklı bir boyut kattı. Mahkeme, ses kaydını yayınlayan televizyon aleyhine 'tekzibinin yayımlanması' talepli davada Eryılmaz'ı haklı buldu. Gerekçede şu ifadelere yer verildi: "Talepçi vekilinin beyanında belirttiği ses kaydının gerçekliği tespit edilmeksizin yayınlandığı, talepçinin asılsız ve ağır ithamlara maruz bırakıldığı dolayısıyla talepçiyi haklı kılan hususlar olduğu anlaşılmıştır." Ankara, Zaman

İLGİLİ HABERLER