Ekonomi
  • 30.6.2009 16:11

SAATTE 100 EURO KAZANMAYI KİM İSTEMEZ?

Kaynakların verimli kullanılmasından iş istihbaratına kadar çözümler üreten SAP’ın ilk Türkçe kitabı çıktı.

Kabataş Erkek Lisesi’nde tarih öğretmenliği yapan Sultan II. Abdulhamit Han’ın öz torunu Mehasin Osmanoğlu, 1971 yılının okul birincisi olan Mehmet Erdaş’a mezuniyetinde üç tavsiyede bulunur ve kendisine bu konularda söz vermesini ister: “Birincisi, Müslüman bir kadınla evleneceksin. İkincisi, biliyorum ki ileride yüksek eğitim için yurt dışına gideceksin. O ülkelerde ne ilim varsa hepsini iyi öğren. Üçüncüsü, bilgi birikimi ve tecrübeni Türkiye’ye dönerek aktaracak ve ülkene hizmet edeceksin.”

ODTÜ mezunu elektronik mühendisi Prof. Dr. Mehmet Erdaş’ın çok az kişiye nasip olacak bir kariyeri var: ERP, BW, BI, IP, SOA, BOBJ ve SAP’ta danışmanlık, ODTÜ’de işletme mastırı, Almanya Braunschweig Teknik Üniversitesi’nde doktora, Devlet Planlama Teşkilatı’nda enerji sektörü ve yabancı sermaye uzmanlığı, Genelkurmay’da F-16, bilgisayar ve telefon santralleri alımlarında proje subaylığı, Ziraat Bankası İstanbul bölge müdür yardımcılığı, Arçelik’te yatırım uzmanlığı, Teletaş’ta endüstri müdürlüğü, Viyana Belediyesi Bilgi İşlem Merkezi’nde proje müdürlüğü, Viyana Webster Üniversitesi öğretim üyeliği, St. Poelten Fachhochschule bilgisayar bölüm başkanlığı, Salzburg Üniversitesi öğretim üyeliği, Siemens, Oracle, HP ve Lucent firmaları Telekom sistem mühendisi ve sistem analiz uzmanı…

Mehmet Erdaş’ı bu yazının öznesi hâline getiren unsur bu unvanların ötesinde Türkiye’de ilk kez yazılan Kurumsal Kaynak Yönetimi-İş Zekâsı-İş İstihbaratı-Stratejik ve İşlevsel Planlama-Ticari Bilişim Teknolojisi kitabı. Eseri önemli kılan en önemli husus ise küresel krizde işsizliğe çare bulacak yöntemler geliştirmesi ve gençlere dünyanın her yerinde çalışmaya imkân verecek bir programın anahtarını –hem de 10 binlerce dolar para harcamadan– sunması. Tarih öğretmeni Mehasin Osmanoğlu’na verdiği bütün sözleri tuttuğunu ifade eden Erdaş kitabın neden yazıldığını şöyle özetliyor: “Şu küresel krizde Türk gençliğinin işsizliğine çare olsun, Türkiye’de iş bulamasalar bile dünya piyasasında iş bulabilsinler, diye yazdım. Böylece öğretmenime verdiğim bütün sözleri tuttum.”

Kitabın hedef kitlesi öncelikle üniversite öğrencileri, özellikle de işletme, endüstri mühendisliği, uygulamalı matematik, bilgisayar bölümü mezunları. Ayrıca piyasada çalışan mühendis, işletmeci, proje, planlama ve uygulama yöneticileri de hedef kitle arasında.

Kısa adı SAP olan Sistem Uygulamaları ve Çözümleri (Systems Applications and Products), şirketlere proje hazırlanmasından kaynakları etkin kullanmaya kadar çeşitli çözümler üreten otomatik yönetim ve bilgi sisteminin adı. 1972 yılında Almanya Waldorf’ta kurulan bu şirket, şimdilerde 50’den fazla ülkede 60 bine yakın çalışanıyla dünyanın en büyük iş yazılımı şirketi. SAP’ın rakipleri ise Oracle ve Microsoft firmaları.

SAP’I ÖĞREN, İŞSİZ KALIRSAN YANIMA GEL!

Avrupa’da hemen hemen büyük şirketlerin tamamının kullandığı SAP, nedense Türkiye’de yaygın değil. Bir işletmenin sahip olduğu sermaye, insan, hammadde, enerji gibi bütün kaynaklarını etkili ve verimli kullanmayı planlayan SAP’ın Türkiye’de 2,5 milyar avroluk ürün ve danışmanlık hizmetleri pazarı var. Aynı zamanda sertifikalı bir SAP danışmanı olan Prof. Dr. Mehmet Erdaş, şu bilgileri veriyor: “Türkiye’de toplam 800 civarında SAP danışmanı var, bunların da 400’ünün sertifikası yok. Bir SAP programını ortalama 5 kişi ile yönetebilirsiniz. Hâlihazırda Türkiye’de 1000 müşterisi olduğunu düşünürseniz, şu anda bile en az 3-5 bin SAP uzmanına ihtiyaç var.” Buna rağmen üniversiteler dâhil hiçbir kurumun bu konuda adam yetiştirmediğinden yakınan Erdaş, bir tek Marmara Üniversitesi’nde ilgili bölüm olduğunu; ancak orasının da altyapı yetersizliğinden eğitim vermediğini anlatıyor. “Bir firma lüks bir makam aracı alacağına bu programı alsın, 5 sene sonra 100 makam aracı alacak konuma gelir.” gibi iddialı cümleler kuran Erdaş, kaynakların verimli kullanılması gerektiğine işaret ediyor. Türkiye’ye 2014 yılına kadar önemli bir dış kaynağın gelmeyeceği biliniyor. Erdaş, “O hâlde küresel finans krizini, ancak kaynak verimliliği, Kurumsal Kaynak Yönetimi Planlaması ve isabetli, ülke gerçeklerine uygun ihracat odaklı doğru teknoloji seçimleri, üretimi ve transferi ile aşabiliriz.” diyor.

Günümüz şirketlerinin dikkat etmesi gereken en önemli konulardan biri İş İstihbaratı (Business Intelligence). Bilginin en önemli güç olduğunu bilmeyen yok. Çünkü yönetim bilgiyle gerçekleşiyor. Burada da doğru kararlar için doğru bilgiye ihtiyaç duyuluyor. Türkiye’de maalesef iş dünyasında büyük bir bilgi kirliliği olduğuna dikkat çeken Erdaş sözlerini şöyle sürdürüyor: “Bu yüzden insanlar doğru kararlar veremiyor. Türkiye’de yabancılar kendi bilgi ağını oluşturdu ve yatırımlarını bu bilgi ağıyla yapıyor; ama maalesef Türkler doğru bilgiye ulaşamıyor.” 1998 yılından itibaren SAP’ın veri deposunu kurduğuna değinen Erdaş, güncellenmiş, doğrulanmış milyonlarca verinin anında bilgiye dönüştürüldüğünü ifade ediyor. Çünkü “SAP’ın veri deposunda 30 yıl sonra ne olabilir?” sorusuna bile cevap var.

İşletme ekonomisinde kullanılan standart yazılımlar, modüler olarak birbiriyle bütünleşen, sistem yaklaşımıyla entegre edilmiş ayrı ayrı yazılım paketlerinden oluşuyor. SAP’ı gerek büro uygulamaları, gerek finans, muhasebe gibi iş yönetimi uygulamaları, gerekse haberleşme programları gibi yazılım paketlerinden ayıran özellik ise tek hazır paket yazılım olması. Bu yazılımda bilgi üretimi, veri hazırlama, aktarma, arıtma, temizleme, süzme ve raporlama sistemlerinin geleceğe bakış derinliği 2 ila 7 yıl arasında değişiyor. SAP’ın programlama dili ABAP olarak bilinen bir program, java ile çalışıyor. Bu yüzden gençlere java programını öğrenmeleri tavsiye ediliyor.

‘Program kullanılmasa bile dilinin, yönteminin kavranması gerekir’ diye yola çıkan Mehmet Erdaş 10 bin dolar vererek SAP danışmanlık kursunu başarıyla bitirmiş. Hâlihazırda iş arayan, küresel krizde işsiz kalan veya potansiyelini değerlendiremeyen gençlere yol gösterir umuduyla da öğrendiği bütün bilgileri Türkçeye çevirerek bu kitapta toplamış. “Gençlere benim hizmetim olsun.” diyen Prof. Dr. Erdaş, kitabın fonksiyonunu şöyle özetliyor: “Bu kitapta ‘Proje nasıl kurulur, nasıl yönetilir?’ gibi konulardan tutun da ‘Planlama nasıl yapılır, nasıl kullanılır, neye dikkat etmek gerekiyor?’ gibi bütün sorulara cevap veriliyor. Bir nevi el kitabı gibi düşünmek gerekir. Bu bir referans kitabıdır. Bütün isimlendirme sistematiğinden bu programın nasıl kullanılacağına dair menü bilgilerine kadar hepsi tablo hâlinde var. Programda kullanılan sembollerin tablolarını bile yaptık.”

Kitabı okuyunca her şey bitmiyor. Çünkü kitap bir anahtar mahiyetinde. Sadece kapıyı açıyor. Kavramlar hakkında bilgi veriyor. Kapıdan girdikten sonra uzmanlaşma kişinin gayretine ve aldığı kurslara bağlı. Programın Ankara, İstanbul, İzmir başta olmak üzere Bursa, Kocaeli ve Gaziantep gibi sanayi bölgelerindeki işletmeler için de fayda sağlayabileceği belirtiliyor. Yüzde 100 şeffaflık sağlayan ve her türlü kaçağı önleyen, hem devlet hem işletmeler için çok önemli olan böyle bir programın bir de maliyeti var. Bir firmanın bu program için çapına göre 50 ile 100 bin avro arasında para harcaması gerekiyor. Bu yüzden de SAP en az 50-100 kişi çalıştırabilen şirketlere tavsiye ediliyor. Bugün SAP danışmanlarının ortalama ücreti saatte 100 avro. Şu kriz ortamında sadece Türkiye’de 2,5 milyar avroluk pazarı bulunan böyle bir sektöre kim duyarsız kalabilir?

SAP’ın önemli unsuru: İş istihbaratı

SAP’ın en önemli unsurlarından biri Türkçe’ye İş İstihbaratı veya İş Zekası olarak çevrilen Business Intellegence (BI). Çünkü SAP’ın temel felsefesi kaynak verimliliği ve iş zekası çerçevesinde doğru bilgilerle doğru kararlar alabilmek şeklinde özetleniyor. İş İstihbaratı çözümleri; uyumlu, güvenilir, doğru ve güncel bilgilerin anında karar vericilere sunulması ve doğru stratejik-taktik ve yatırım projelerinin kesin bütçeleme, finans, satış ve üretim kapasitesi ve uygulama kararlarının alınmasını sağlar. Maksada uygun bilgilerin düğmeye basılarak anında dökümünün alınabildiği bilgi işlem ve raporlama sistemine BI sistemleri deniyor. BI sistemleri sayesinde yatırımcılar her türlü belirsizliği önceden sezip doğru teknoloji ile doğru kararlar alarak büyüme sağlayabiliyor. SAP’ta İş İstihbaratı üç ana yaklaşım ile uygulanıyor: Temel bilgilerin hazırlanması, bağımlılıkların ve ilişkilerin tespit edilmesi ve haberleşme paylaşımı. SAP bu doğrultuda müşteriye göre bireysel yazılımlar bile gerçekleştirebiliyor. BI teknolojisinde bilgi üretimi, veri hazırlama, aktarma, arıtma, süzme ve raporlama sisteminin geleceğe bakış derinliği ise 2 ila 7 yıl arasında değişebiliyor.

(AKSİYON)

İLGİLİ HABERLER